Gönderi

Adako
10/10
·192 syf.··
2024 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2024 23:28
Çıkıp İstanbul sokaklarında amaçsızca dolaşmak kendine üç günlük bir iş icat edip şehrin sokak adlarını toplayıp not edip üstüne düşünmek,oturduğu bir lokantadan insanları gözlemlemek ve ne işle uğraştıklarını tahmin etmeye çalışmak.Bay C babasından kalan hatırı sayılır miras sayesinde bohem bir hayat sürerek aylaklığın hakkını veriyordu. Yusuf Atılgan bu romanda aile, evlilik çocuk, düzen ve alışkanlıklar gibi yerleşik değerlere nefret duyan bir karakterle bizi tanıştırıyor ve bu nefretin sebebini satır aralarında okuyucuya anlatıyor. Bay C idealindeki aşkını bulmak için inancını kaybetmez ve bu kişi ile iki kişilik toplum olma özlemini içinde taşır ,kadınlarla ilişki içinde olur fakat onlara ilişmez çünkü köklerinden getirdiği travmalarla yüzleşemediğinden ilişkinin yürümemesinin sorumluluğunu hep ötekilere yükler. Aylak Adam Bay C, Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” romanını yazmasına şu sözleri ile ilham olmuştur: Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır.Gülünçlüğünü fark etmez. Ben, toplumdaki değerlerin iki yüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: Gerçek sevgiyi! Bir kadın. Birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın! Bay C, Selim Işık ,Hikmet Benol ve daha niceleri her birinin ontolojik kaygılarının yansımaları bu değerli eserlerin çıkış noktasını oluşturuyorYusuf Atılgan varlığı manalı hale getirmek için aile, statü meslek ve diğer maddi araçların yeterli olmadığı mesajını veriyor okuyucuya. .
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
·
3.043 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
@BLGBLC Aylak Adam, Oğuz Atay kitaplarından önce üniversite yıllarımda tanıştığım beni çarpan bir kitap. Farklı yaşlarımda 3 defa okudum, sayısızca defa içini karıştırdım. C.'nin tutamak arayışı her defasında beni etkiledi. Belki aradığı gülünç olmayan tek tutamak yani gerçek sevgi, "kaldırımdan taşan kalabalık" içindeydi? Ama nihayetinde "konuşmak gereksiz, kimseye söz etmeyecek artık, anlamazlar biliyor" 🥲 Adako ve Kuyara anlatımı ise kitabın zirve noktalarından. Gerçekten de incelemeniz ile fark ettim ki aslında C., Selim ve Hikmet birbirlerinin varyasyonları. Üçü de derin, ayrıntıcı zihinlerinin kurbanı. Varoluşlarını insanların sığ yaşantısından sıyırmak isterken, derinlerde boğulan ve anlaşılma ihtimalini sonsuza kadar kaybeden karakterler. Aylak Adam'ı 4.okuyuşumda bu incelemenizin kattığı bakış açısıyla okuyacağım bir de 😁 Emeğinize sağlık 🌼😊
Peripeteia
Gönderi Sahibi
İnceleme gibi bir yorum olmuş okurken mest oldum E. Bu değerli yorumun için çok teşekkür ediyorum yüregine kalemine sağlık 🌺🌸