Kitabı okurken üzülmemek elde değil. Bir yandan "Köye kitaplık açmak, çöle çeşme götürmek gibidir." sözünü diyen, insanların okuması ve bilgilenmesi için şartlar ne olursa olsun eşeğiyle köy köy dolaşıp kitap dağıtan yüce gönüllü bir insan; diğer yandan halkın, köylünün okumasını, bilmesini istemeyen "yukarısı!!".
Ama bence en acısı yapılan bu engellemelere ve haksızlıklara tepki göstermeyen bir halk...Bunun için yazar çok doğru bir cümle söylemiş;
"Bizde halk seyretmeyi sever; genellikle işe karışmaz." demiş.
Eşekli kütüphanecinin yerinde ben olsaydım ne hissederdim, ne yapardım? diye düşünmeden edemiyor insan. Ama durum ne olursa olsun çizgisini bozmadan insanları kırmadan yaşamına devam ediyor kendisi.
Kitaptan çıkardığım en önemli ders; engeller ne olursa olsun asla yılmamak, düşlediğimiz, inandığımız yolda devam etmek gerektiği. Çünkü, "Halka ışık götürmek hiçbir yerde kolay değildir."
Keyifli okumalar:)