·216 syf.····Okunma: 02 Temmuz 2024 15:35 Bilinç akış tekniği ile yazılmış kült bir eser.. Eseri incelemek haddime düşmez ancak yayınevi beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattığı için bu konuda eleştiride bulunmak istiyorum. (Eseri okumayı düşünenlere İlknur Özdemir ya da Tomris Uyar çevirilerini tavsiye ederim.)
Hali hazırda okunması zor olan bir eseri, çevirmen Ferit Burak Aydar çeviride kullandığı osmanlıca ve arapça kelimelerle okumaktan soğutan bir hale getirmeyi başarmış. Örneğin 63. sayfada kullandığı "rüyet" kelimesi bakmak, görmek; 66. Sayfada "künhüne varılamazlık" işin özünü, aslını anlamak; 68. sayfada "abesle iştigal edilmiş" gibi örnekleri kitabın genelinde çoğaltmak mümkün malesef.. Ve okuma bütünlüğünü sağlamak adına her bir kelime için sözlüğe bakmak gerekiyor, bu da çok yorucu.. Ayrıca kendi dilimde okuduğum bir kitapta neden sözlüğe bakmak zorunda kalıyorum??
Türkçe gibi çok zengin bir dile sahipken, bu yapılan çeviri dilimize hakaret ve kitaba saygısızlıktır. Bir eğitimci ve iyi bir okur olarak, okur sayısının zaten az olduğu ülkemizde çevirmen okurun anlayabileceği dili kullanmaya gayret etmeli ve dolayısı ile okur sayısı da buna paralel artmalı diye düşünüyorum. Bazı osmanlıca, arapça kelimeler dilimize yerleştiğinden okurken çok yadırgamıyoruz. Ancak ilk kez bu kitapta duyduğum ve defalarca kullanılan rüyet, künh, haşmetmeap, zapturalp, endaze.. gibi örneği arttırılabilir birçok kelimenin Türkçe'de birden fazla karşılığı varken neden bunlar tercih edilmiş çok merak ediyorum.
Bizi kendi dilimizden uzaklaştırıp, karşılığı varken dilimizde yeri olmayan kelimelerin kullanılmasını çevirmenin basiretsizliği ve editörün ilgisizliğine bağlıyorum. Konu ile ilgili yayınevine de mail attım. Umarım dikkate alınır.