Mrs. Dalloway

Virginia Woolf
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2023 02:28
Benim için okuması birazcık zor bir kitaptı. Rahat bir kafayla, boş bir zihinle okunması gerektiğini düşünüyorum. Mutlaka okuyun ya da asla okumayın diyebileceğim bir kitap değil. Hitap ettiği kişiler için okuması zevkli olabilir. Genel olarak güzeldi ama pek benlik değildi.
1000Kitap
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
Çevirmenin basiretsizliği
1/10
·216 syf.··
2024 45. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2024 15:35
Bilinç akış tekniği ile yazılmış kült bir eser.. Eseri incelemek haddime düşmez ancak yayınevi beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattığı için bu konuda eleştiride bulunmak istiyorum. (Eseri okumayı düşünenlere İlknur Özdemir ya da Tomris Uyar çevirilerini tavsiye ederim.) Hali hazırda okunması zor olan bir eseri, çevirmen Ferit Burak Aydar çeviride kullandığı osmanlıca ve arapça kelimelerle okumaktan soğutan bir hale getirmeyi başarmış. Örneğin 63. sayfada kullandığı "rüyet" kelimesi bakmak, görmek; 66. Sayfada "künhüne varılamazlık" işin özünü, aslını anlamak; 68. sayfada "abesle iştigal edilmiş" gibi örnekleri kitabın genelinde çoğaltmak mümkün malesef.. Ve okuma bütünlüğünü sağlamak adına her bir kelime için sözlüğe bakmak gerekiyor, bu da çok yorucu.. Ayrıca kendi dilimde okuduğum bir kitapta neden sözlüğe bakmak zorunda kalıyorum??       Türkçe gibi çok zengin bir dile sahipken, bu yapılan çeviri dilimize hakaret ve kitaba saygısızlıktır. Bir eğitimci ve iyi bir okur olarak, okur sayısının zaten az olduğu ülkemizde çevirmen okurun anlayabileceği dili kullanmaya gayret etmeli ve dolayısı ile okur sayısı da buna paralel artmalı diye düşünüyorum. Bazı osmanlıca, arapça kelimeler dilimize yerleştiğinden okurken çok yadırgamıyoruz. Ancak ilk kez bu kitapta duyduğum ve defalarca kullanılan rüyet, künh, haşmetmeap, zapturalp, endaze.. gibi örneği arttırılabilir birçok kelimenin Türkçe'de birden fazla karşılığı varken neden bunlar tercih edilmiş çok merak ediyorum.       Bizi kendi dilimizden uzaklaştırıp, karşılığı varken dilimizde yeri olmayan kelimelerin kullanılmasını çevirmenin basiretsizliği ve editörün ilgisizliğine bağlıyorum. Konu ile ilgili yayınevine de mail attım. Umarım dikkate alınır.
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
Bilinç akışı..
Puan vermedi·216 syf.··
2025 4. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 23:41
Bilinç akışı tekniğiyle yazıldığını bilmeden başladım. Başlayınca da bitirmek zorunda kaldım. Ne bilinçmiş arkadaş susmak bilmedi bir dur dinlen yahu. Ondan ona ondan ona, bu kim, kim düşünüyo, bu kimin nesi diye anlamaya çalışmaktan beynim yandı. Sonuna geldim, ne anladın derseniz, kadının bir parti verdiği ve bu partinin hazırlanma ve parti süreci, o arada düşündükleri ve hatta katılanların da düşündükleri Bir süre bir şey düşünmeyeceğim :))
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
Ziyadesiyle sıkıcı
2/10
·216 syf.··
2024 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2024 22:59
Merhabalar verdiğim puandan ve başlıktan da anlaşılacağı gibi eseri beğenmedim. Virginia Woolf un daha önce Deniz Feneri eserini okumuş onu da beğenmemiştim, sanırım yine uzunca bir süre Woolf okumaya ara vereceğim. Eser bilinç akışı tekniği ile yazılmış, kahramanımız mrs dalloway in 24 saatini anlatırken onun ve çevresindeki kişilerin şimdiki ve geçmişteki olaylar üzerinde düşündüklerini okuyoruz. Neden beğenmediğime gelecek olursam bence eser çok sıkıcı. En azından okurken ben hayli sıkıldım. Sakin bir kafayla okunması gerekiyor, çünkü eser dikkat gerektiriyor. Eserde yer alan konular ilgi çekici olsa bile, ki bence çoğu ilginç olmanın hayli uzağındaydi, işleyiş ve adeta kişilerin konuları sündürmesi okuru eserden koparıyor. Eseri kimseye tavsiye edeceğimi düşünmüyorum. Bana zevk veren bir okuma süreci olmadı maalesef.
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 67. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 17:57
"Böyle bir dünyaya çocuk getirelemez. Kalıcı duyguları olmayan, olsa olsa kah şu yöne kah bu yöne meyleden geçici hevesleri ve kibirleri olan bu şehvet düşkünü hayvanların soyu sürdürülemez ya da acıları kalıcılaştırılamaz." Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway kitabı, dikkatinizi kendisinden başkasına vermenize müsade etmeyen, bilinçakışı tekniğinin ustaca kaleme alınmış biçimi. Okurken aklınızdan o an bir şey geçti ise, geçmiş olsun o an hangi karakterin düşüncelerinin içinde olduğunuzu karıştırdınız. :) Kitabın konusu tek bir günde geçiyor. Üst sınıf mensubu Clarissa Dalloway'in (Mrs. Dalloway) akşam ev sahipliğini yapacağı partinin hazırlıkları için sabah erkenden evden çıkıp çiçekçiye gitmesi ile başlayıp akşamki partisinin sonuna kadar süren bir zamanı var. Bu süreç boyunca yolda yanından geçtiği kişiler, gördüğü olaylar, evini ziyarete gelen çocukluk arkadaşına kadar herkes birden romana dahil olur. Bu olaylar ve kişilerin dahil olmasıyla beraber; savaş sonrası dönemin Londra'sını, darmadağın olmuş hayatlar ve hayalleri, karşılıksız aşkları, kariyer ve mevkii kıskançlıklarını, bir yere tutunabilme ve bunu sürdürebilme çabalarını, mutlu görünümlerin ardındaki sorgulamaları analiz etmeye başlıyorsunuz. Bu kitapta, bir son yok. Biz kitabı bitirdikten sonra Dalloway evinde hayat devam ediyor. Sonrasında neler olduğunu biz düşünüp tamamlayabiliriz belki :)
Edebiyat & Roman
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway Romanı Üzerine
7/10
·216 syf.··
2025 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 18:56
Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway kitabını ilk okumaya başladığımda, sadece bir kadının bir gününü okuyacağımı sandım. Ama sayfaları çevirdikçe bunun yalnızca Clarissa’nın hikâyesi değil, aynı zamanda benim de zihnime ve ruhuma dokunan bir deneyim olduğunu anladım. Onun bir davet için yaptığı hazırlık, dışarıdan bakıldığında çok sıradan görünüyordu. Ama satırların arasında ilerledikçe, savaş sonrası Londra’nın havasını, insanların içlerindeki sessiz yaraları ve görünmeyen acıları hissettim. Özellikle Septimus’un yaşadığı ruhsal çöküş beni derinden etkiledi. Onun yalnızlığında, umutsuzluğunda ve toplumun onu anlamayışında, aslında kendi dönemimizin de izlerini gördüm. Clarissa’nın içsel dünyasında dolaşırken sık sık kendimi düşündüm. O da toplumun beklentileri ile kendi arzuları arasında sıkışıyordu. Ben de bazen başkalarının benden bekledikleriyle kendi isteklerim arasında bocaladığım anları hatırladım. Clarissa’nın geçmişteki seçimlerini sorgulaması bana hayatımda aldığım kararları düşündürdü. Kadınların evlilik, aile, sosyal çevre ve kendi iç dünyaları arasında kurmaya çalıştıkları denge bana çok tanıdık geldi. Bu yüzden Clarissa bana yalnızca 1920’lerin bir kadını değil, bugün hâlâ ayakta durmaya çalışan bütün kadınların sesi gibi geldi. Woolf’un feminist yönü burada çok güçlüydü ve bana “ben de bu soruları kendi içimde taşıyorum” dedirtti. Romanın en büyüleyici yanı ise bilinç akışı tekniğiydi. Karakterlerin zihninden geçen düşünceler, anılar ve çağrışımlar arasında kaybolurken, aslında kendi zihnimin de aynı şekilde işlediğini fark ettim. Günlük hayatta benim de bir anda geçmişe dönüp sonra tekrar bugüne gelmem, en küçük bir sesin ya da kokunun bende büyük anılar uyandırması çok benzer geldi. Okurken sık sık “evet, benim de zihnim böyle işliyor” diye düşündüm. Bu
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
Zaman tünelinde köstebek misali
Puan vermedi·216 syf.··
2022 74. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 14:20
Mrs. Dalloway , Virginia Woolf ’un günlüklerinde belirttiği üzere deliliği ve intiharı incelediği, toplumsal düzeni eleştirdiği, bu düzenin en yoğun biçimiyle nasıl işlediğini göstermeye çalıştığı romanı olarak karşımıza çıkıyor. Zaman olarak 2022 senesinin haziran ayında 24 saate dahi ulaşmaksızın çok kısa biz anı ele alıyor. Bu noktada Londra’nın en güneşli ve insanı depresyona sokmayacak kadar güzel havalarının yaşandığı bir ay olan haziranın seçimi, kitapta geçen intihar olgusunun arkasında bu çevresel faktörün olmadığını vurgulamak için özel bir seçim mi acaba diye düşündürüyor. Big Ben’in her çalışında Londra topraklarında birbirine yakın ama özünde bambaşka yaşam öyküleri yaşayan insanların içsel konuşmaları, geçmişlerinden günümüze değişimleri ve ruhsal bunalımları bir tünelden diğerine geçermiş gibi kah aydınlanıyor kah kararıyor. İntihar- Ölüm- Yabancılaşma- Delilik: Woolf’un hem özel hayatında hem de bu kitabında özel bir yeri olan bu kavramlar, savaştan dönen bir askerin yaşadığı travmalar sonrasında topluma hiçbir zararı olmamasına rağmen delirdiği söylenerek toplumdan uzaklaştırılmaya çalışıldığı sırada karısıyla en mutlu olduğu anda hayatına son vermesi şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu da bir başkaldırı özü itibariyle! Toplumsal açıdan onu iyileştirmek değil de pasifleştirmek için uğraşan sağlık politikasına boyun eğmektense ölüme kucak açarak bir başkaldırı! Okur olarak şöyle düşünebiliriz: Eğer asker ölüm yerine boyun eğmeyi seçerek yaşamayı seçseydi daha iyi olmaz mıydı? Hayır! Asker madden olmasa da manevi olarak ölürdü yine. Karısının anılarında mutlu ve cesur bir adam olarak kalamazdı. Ayrıca bir asker olarak savaştan nasıl etkilendiğini ve savaşın nasıl korkunç sonuçlar doğurduğunu gösteren bir imgeydi bu ölüm aynı zamanda. Mrs. Dalloway gibi insanların
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
7/10
·216 syf.··
2023 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 22:00
İngiliz edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Virginia Woolf "bilinç akışı" tekniğini mükemmel bir şekilde kaleme dökmüş. Tekniğin adından da anlaşıldığı üzere bize karakterlerin zihinlerinden geçenler filtresiz bir şekilde üçüncü bir kişi tarafından aktarılıyor. Bu sayede karakterin dışarıdan sakladığı düşüncelerine, korkularına, zayıflıklarına ve kendi içinde çeliştiği durumlara erişimimiz oluyor.      Woolf, olaylardan ziyade durumu ve karakterlerinin bilinçlerindeki düşünceleri yansıttığından kitapta olay akışı çok az.      Ayrıca kitap modernizm geleneğinin bir parçası olduğundan 20.yüzyıl İngilteresindeki değişimden, şehirleşmeden, hızla ilerleyen teknolojiden kaynaklanan anksiyeteyi gözler önüne seriyor.      Okunması güç bir kitap fakat aynı zamanda sizi ince bir kitap olduğu halde karakterlere bağlayıp onlarla çok güçlü bir şekilde empati bağı oluşturmanızı sağladığından mutlaka bir şans vermelisiniz.
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2022 11:51
İlk kez benim gibi "bilinç akışı tekniği" ile yazılmış bir roman okuyacaksanız başlangıçta anlamakta zorluk çekebilirsiniz ki, ben zorlandım. Ancak bunda çevirinin bana göre sıkıntılı olması da etkendi. Ancak tekniği çözüp sakin kafayla okuduğunuzda gayet anlaşılır bir hal alıyor. V.Woolf bu eserinde karakterlerin monologlarının yanında zaman ve ölüm mefhumlarını da ele almış. Karakterlerin iç seslerini de dinliyorsunuz aynı zamanda. Tüm roman aslında bir günü anlatmakla birlikte o gün içinde karakterlerin yaşadıkları, düşünceleri, deneyimleri, iç sesleri başarılı bir şekilde aktarılmış.
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma
Mrs. Dalloway ve Virginia Woolf'un Bıraktığı İzler
Puan vermedi·216 syf.··
2023 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2023 01:29
Öncelikle Virginia Woolf'un İngiliz edebiyatındaki konumundan bahsetmek istiyorum. Kendisi feminist devrimin en önde gelen isimlerinden hatta ilki diyebilirim. Hatta bunu kendi kitabında da gösteriyor. "Lady Burton, kadınların değil erkeklerin evrenin yasalarına uyum sağlamalarına; kendilerini nasıl ifade edeceklerini bilmelerine; neyin söyleneceğini bilmelerine hürmeten erkeklerle ilgili yargılarını çoğu zaman kendine saklardı. (...)" Buradan Virginia Woolf'un anaerkil bir anlayışın karakteri üzerinden anlattığını görebiliriz. Ayrıca Woolf, bilinç akışı tekniğini ilk defa bu kitabında kullanmıştır. Bilinç akışı dili bana ağır geldiği için bu kitabı epey uzun aralıklarla okudum. Arada Bayan Dalloway'in eski aşkı ile konuştukları ve yaşadıklar bana ekstradan deja vu yaşattı. (Beni mahvetti :D) Virginia Woolf Mrs. Dalloway
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi · 20215,9bin okunma

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."