Toplu Eserleri 1

Mrs. Dalloway

Virginia Woolf
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·200 syf.·
2017 16. kitabı
İngiliz Edebiyatının feminist yazarı Virginia Woolf, her zaman ilgimi çeken bir yazar olmuştur. Gerek yazdıklarıyla gerekse hayatıyla dikkat çeken bir isim. Çocukluğundan itibaren psikolojik bunalımlar yaşayan Wollf, hayatı boyunca manik depresif ruh halinden kurtulamamıştır. 22 yaşından itibaren 3 defa intihara kalkıştı. Hayatının son zamanlarında iyice psikolojik bunalımlara yenik düşen yazar, yazma yeteneğini kaybettiği ve artık yeni bir fikir üretemeyeceği düşüncesiyle sık sık boğuştu. Bu düşünceler, bu stres onun ruhsal bunalımlara savrulmasına sebep oldu ve bu düştüğü buhrandan, bataklıktan çıkamadı malesef. “Canım, yine deliriyorum, eminim bundan. O berbat dönemlerden birine daha tahammül edemeyeceğimizi hissediyorum. Bu kez iyileşmeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum, dikkatimi toplayamıyorum. Bu yüzden en iyisi neyse onu yapacağım… Daha fazla mücadele edemem. Senin hayatını mahvettiğimi biliyorum, ben olmazsam sen çalışabilirsin. Çalışacaksın da, biliyorum bunu. Görüyor musun, şunu bile doğru dürüst yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek istiyorum… Beni kurtarabilecek biri olsaydı, o kişi sen olurdun. Her şeyimi yitirdim, bir tek senin iyi biri olduğuna inancım kaldı geride.“ 59 yıla sığdırılmış yaratıcı bir hayatın son cümleleriydi bunlar. Bu satırları yazan Wollf, 59 yaşındayken eşine hayatını daha fazla mahvedemem diye seslendiği satırları ardında bırakarak evinden ayrıldı. Evinin yakınındaki nehre ilerledi, cebini taşlarla doldurdu ve kendini soğuk nehrin sularına bırakıp, defalarca başarısız olduğu intihar eylemini bu defa başarıyla sonlandırdı. Virginia Woolf ' un bilnç akışını en iyi uyguladığı kitaplardan biridir Mrs. Dalloway. Bilinç akışı tekniği: Karakterlerin düşünme halini okuyucuya iç diyaloglarla
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
Hayata dair her şey
10/10
·200 syf.·
2021 52. kitabı
Mrs. Dalloway’in kendi iç dünyalarının insanı olan karakterlerin her biri bende Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabında geçen şu alıntıyı hatırlattı. “Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım… Hakiki hayatım benim için can sıkıcı bir rüyadan başka bir şey değildir…” Bilinç akışı denilince akla gelen ilk yazarlardan olan Wirginia Woolf, tam olarak bu cümlede bahsedilen karakterler resmediyor okuyucuya. Hayatın kendisini didaktik bir saat olarak değil,sürekliliğiyle kendini yenileyen bir nehir gibi çiziyor. Geçmişle geleceğin,hayalle gerçeğin arasında gidip gelen bir sarkaç.Muazzam cümleleriyle, -çoğu deniz temalı- insanın ruhuna incelikler katan benzetmelerle yapıyor bunu.Sıkıcı ve değişmez gündelik yaşama adeta keskin kalemiyle renk katıyor.Viktorya dönemi İngiltere’sinin muhafazakar yapısını, savaşın insanların ruhlarında yarattığı yıkıcılığı, kadının toplumdaki yerini,pamuk ipliğine bağlı olan kırılgan ruh halini olanca derinliğiyle ele alıyor.Karakterleri hem kendi içsel dünyalarından,hem de dışardan bir göz olarak sunuyor bizlere. Bazı karakterleri anlamlandırma konusunda, önem arz eden bir yönü var sahip olduğu yazım tekniğinin. Eğer siz de benim gibi gerçek hayattan ziyade kafasının içinde yaşayan bir insansınız, okurken zorlanacağınızı sanmam.Ama eğer gerçek hayata konsantre olmuş bir kişiliğiniz varsa -ay çok sıkıcı- ,anlatım sizi yorabilir, hatta sıkabilir.Ama ben en azından denemek gerektiği kanaatindeyim. Nesnel ve sıkıcı gerçekliklerden insanın bilincinin derinliklerine yaptığı, dingin, benzersiz bir yolculuk. Sona gelirken, okuyucuyu ana dilinde okuyamadığı bu eseri teselli eder gibi, ustaca çeviren, Tomris Uyar’ın da hakkını teslim etmeden geçmek istemem. İncelememi kitabın yazarın ağzından kısa bir özet niteliği taşıyan
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 41. kitabı
”Mrs Dalloway çiçekleri kendi alacaktı“ cümlesiyle başlayan bu kitap evden hangi amaçla çıktığını unutan ,giderken binlerce düşünceye dalan insanları hatırlattı bana …Yani kendimi …İnsan bazen bir sokakta yürürken geçmişin en kırılgan ve en dönüştürücü anlarına ışınlanıveriyor . öyle değil mi ? Yaşamını ,başkalarının yaşamını , yaptığı seçimleri ,arkadaşlıklarını, ilişkilerini sorguluyor … .Roman bir davet gecesini anlatıyor . Bilinç akışı sayesinde zihinden zihnine geçebiliyoruz. Bu o kadar akıcı ve güzel bir şekilde kaleme alınmış ki hayran olmamak elde değil . Davet gecesinde Clarissa’nın yıllar sonra ilk aşkı Peter Wals’le karşılaşmasına tanık oluyoruz ve Clarissa’nın geçmişini ve diğerlerinin geçmişini yaşıyor ve izliyormuş gibi hissediyoruz … .Zaman ,ölüm ve seçimler hakkında sorgulatacak bir kitap olan Mrs . Dalloway öznel konuların yanısıra 1.Dünya Savaş ‘ı sonrası Londrası’na ve toplumsal düzene de bir eleştirel niteliğindedir …
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
7/10
·200 syf.··
2023 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2023 16:35
Eğer Virginia Woolf seviyorsanız, uzun cümlelere, art arda geçişlere ve feminizme alışkın olmanız gerekiyor. Karmaşık kişilerin hayatta ne kadar zor tutunduğunu fark ettim okurken. İnsanların bencil olduğunu da. 1923 yılında Londra'yı da gezmiş de oldum. Ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Savaşın toplum üzerindeki etkisi gözler önüne serilmekte. Ayrıca karakterlerin dış dünyası degil özellikle iç dünyasını yansıtan başarılı bir roman..
Edebiyat & Roman
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 20:35
Mrs Dalloway, okura bir şey anlatmak için acele etmez. Çünkü bu romanın derdi “ne oldu?” sorusu değildir. “Aslında ne hissedildi?” sorusunun peşindedir. Virginia Woolf, bu kitapta hayatın görünen tarafını özellikle sade tutar. Asıl yoğunluk, karakterlerin içinden sessizce geçen düşüncelerdedir. Bir an, bir ses, bir bakış… Ve zihin hemen geçmişe, pişmanlıklara, ihtimallere kayar. Romanı okurken şunu fark ediyorsunuz: İnsan çoğu zaman yaşadığı anın içinde değildir. Hep biraz geride, biraz ileridedir. Woolf tam da bu dağınık bilinç hâlini yakalar. Mrs Dalloway, büyük acıları dramatize etmez. Ama sıradanlığın içinde gizlenmiş kırılmaları ciddiye alır. Mrs Dalloway, büyük acıları dramatize etmez. Ama sıradanlığın içinde gizlenmiş kırılmaları ciddiye alır. Kimse bağırmaz, kimse sahne yapmaz; ama herkes kendi içinde ağırdır. Bu kitap, okurdan hız değil, dikkat ister. Karşılığında da şunu verir: Günlük hayatın aslında ne kadar derin, insanın ise ne kadar karmaşık olduğunu fark ettirir
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
SİZİ BEKLİYORUM;
9/10
·192 syf.··
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 00:51
Fenimist yazar Woolf' un başka bir muhteşem eserine bende bir katkıda bulunmak istiyorum. Nacizane... yazarın ağzından... Kimine göre zor ,kimine göre kolay ,kimine göre hiç bitmeyen elinde okurken büyüyen, ne kadar zor anlaşılıyor dedirten ya da böyle kitap mı olur dedirten cinsten yazılarımın olduğunun farkındayım. Çoğu bilinç akışı tekniği ile yazılmış diyor, kitaplarımı yazan ben isem hayır diyorum, iç seslerin dışarıya yansıması en kolay açıklaması... Zor geçen çocukluğum da diyebilirsiniz gençliğim de belki de yıllarca içime atmalarımın yansımasıdır bu iç seslerin yansıması... Clarissa Dalloway' ın hayatını okuyorsunuz bu eserimde... Benim kitaplarımı okumak bir okuma tecrübesi ister,okumaya yeni başlayan bir okuyucu benim kitaplarımı okumakta zorluk yaşayabilir. Evet... Mrs.Dalloway; zengin evli hizmetçilerle beraber yaşayan,kibirli,şımarık bir tane kızı olan bir kadın... Farklı kültürlerden, farklı sosyal statü den gelen arkadaşların gün içerisinde ne yaptıklarını dialogsuz yumuşak geçişlerle ve içinden geçen duygu ve düşünceleri yansıtmaya çalıştım. Özellikle yazarın, arkadaşları eski sevgilisi ve dostları arasında geçmişte yaşamış oldukları anıları hissetmesi düşünmesi o yıllara gitmesi diologsuz bunu ifade etme biçimi beni kendine hayran bıraktı. Zor gibi düşünülen kitaplar arasında en rahat okuduğum, sıkılmadığım keyif aldığım bir hikayeydi. Mrs.Dalloway'i keşfetmeye buyrun, köşkünün kapısında sizi bekliyor....
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2019 75. kitabı
·
80 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2019 07:15
Okudukça derine iniyorum; kulağıma intihar ettiği nehrin dibinden, ceplerine doldurduğu çakıl taşlarının sesi geliyor. Hayata dayanamayışını döneminin çok ilerisindeki kalemiyle özgün bir dille anlatışına, edebiyat dünyasındaki eril çoğunluğa karşı onurlu duruşuna defalarca hayran oluyorum. Bıkmadan...
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2016 85. kitabı
Mrs. Dalloway- Virginia Woolf Okuduğum en ilginç romanlardan biriydi. Birkaç kez okumayı bıraktım, okuması çok zor gelmişti. Sessiz ortamda sakince okunması gereken bir roman olduğuna karar verdim ve sonunda bitirdim. :) Roman aslında kitabın arkasındaki yazılanlar gibi. Tek bi gün anlatılıyor hatta birkaç saat. Mrs. Dalloway'in vereceği bir parti ve ansızın şehre gelen ilk aşkı ile karşılaşması. Bu karşılaşmadan sonra canlanan mazi. Yazarın ölümle ilgili düşünceleri yine bir iki karakter üzerinden işlenmiş. En çok ilgimi çeken yerlerdi bu düşünceleri. Romanda karakter cümbüşü var desem yeridir. Bilinçakışı tekniği kullanılmış. Bu kadar uzun sürede ve zor okumamın sebeplerinden biride bu sanırım. "Kim kimdi? ne yapıyordu?" Diye defalarca önceki sayfalara dönüş yapmışımdır. Tüm karakterlerin bir şekilde zihnine girip ruhunu yaşıyorsunuz. Sanırım romanı anlatabileceğim en iyi cümle bu. İnsanın hissettiği tüm duygular yansıtılmış, aşk, sevgi, ego, nefret, kıskançlık,özlem ve dahası.Gündelik bir hayatta aklımızdan bir çok his geçer dilimize dökmediğimiz, bu romanda hissettiğim buydu. Okurken karakterlerin ruhuna büründüğümü hissettim. Okumaya ilk başladığım zaman zorlanmış olsamda diline alıştıktan sonra benimsedim. Dalgalar isimli romanı merak ettiklerim arasında. Yakında onu okumayı düşünüyorum.
Siyaset
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2016 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2016 11:41
Bilinç akışı olduğu içi doğal olarak anlaşılması çok zor bir roman. Ama o kadar sürükleyici ki, 50 sayfa okuduğumu bile anlamıyordum. Bir roman hem bu teknikle yazılıp, hem nasıl sürükleyici olabilir diyorsunuz. Kitabın olay örgüsünü anlamayı beklemeyin ama konu bariz belli kitabın arkasında yazdığı gibi. Peter Walsh yani ilk aşkı beklenmedik bir şekilde çıkıp gelir. Ve ikisi arasında geçecek olayların ve o olaylara bağlı zincirleme bir sürü olay. Araya girerek (Yazar bu romanda intihar edeceğini sayfa 198'de ciddi ipuçlarını veriyor bence) Emily Brönte'den bahsetmesi'de çok hoştu. Kitapta o kadar çok karakter var ki, bir an karakter denizinde yüzüyorum zannettim. Gerçekten o kadar karakteri tahlil etmek çok zor. Kim kimdi ne yapar ne eder bunları anlamak imkansız diyebilirim. Başta dediğim gibi bir çırpıda okunabilecek bir roman değil Mrs. Dalloway. Ama atmosferi şahane. Kelimelerin hepsi belkide yıllarca düşünülüp yazılmış. İkili ilişkileri ne kadar güzel anlatmış Mrs. Woolf. Sadece bunları okumak bile size yetebilir kanısındayım. Sonuç olarak anlaşılması zor ama harika bir roman okudum. 1001 kitap içinde olması da sizi heyecanlandırır düşüncesindeyim. İyi okumalar. !
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 9. kitabı
Merhaba dostlar İngiliz edebiyatının en tanınmış yazarlarından Virginia Woolf'un en bilinen eserlerinden birini okudum. Toplumun üst sınıfına mensup, bakan eşi Mrs. Dalloway, akşam vereceği partide kullanmak üzere çiçek almaya çıkar. Sokaklarda, parklarda yürürken geçmişi düşünmeye başlar. Onun anılarını okurken gençliğini, arkadaşlarını, o dönemdeki âşığını, kız arkadaşını, eşiyle tanışıp evlenmelerini öğreniriz. Aynı parktaki genç bir çiftin mutsuzluğunun sebebini öğrenir, savaş gazisi gencin ve karısının mahvolmuş hayatına şahit oluruz. Akşamki partide toplumun çeşitli kesimlerinden insanlar bir araya gelir. Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine bir gün süresinde geçiyor roman. Woolf bir yazısında kitap için şöyle der: "Yaşamı ve ölümü vermek istiyorum, sağlığı ve çılgınlığı; toplum düzenini eleştirmek istiyorum, işler halinde, en yoğun biçiminde." Söylediği gibi de yapmış. Barındırdığı çok sayıdaki karakterin psikolojik tahlillerini, yazarın satır aralarındaki düşüncelerini okumak keyifli olduğu kadar da zordu. Bir defa okunup kaldırılacak bir roman olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle yakın zamanda, başka bir çeviriden de okumaya niyetliyim. Sevgiyle kalın .
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İletişim Yayınları · 20215,9bin okunma

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."