Mrs. Dalloway

8,1/10  (50 Oy) · 
137 okunma  · 
44 beğeni  · 
2.039 gösterim
"Neyi anlatır Mrs. Dalloway? Bir Türk okuru olarak, bir günün tarihi diye özetleyebiliriz yazarın bu en başarılı romanını. ...Woolf'ta yirminci yüzyıl aydının bütün özlemlerini, bütün tedirginliğini görebiliriz..."
-TOMRİS UYAR-

"Bu romanın yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biri oluşunu açıklamak kolay değil. Virginia Woolf bir dil ve anlatım ustası ama bu yeterli değil; romanın tek kişi merkezli oluşu baş tacı edilecek yeniliklerden sayılmaz; bilinçakışı da yalnızca ona ait bir teknik değil. Sanırım Mrs. Dalloway'in yazıldığı günden bugüne bu denli çok okuru etkilemesinin nedeni, Virginia Woolf'a özgü ve başka herhangi bir yazarda görülmemiş ruhtur; bu yazınsal ruh dışarıdan, yazarından değil, romanın dünyasından geçer okura."
-SEMİH GÜMÜŞ-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2014
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9786059971317
  • Orijinal Adı:
    Mrs. Dalloway
  • Çeviri:
    Engin Süren
  • Yayınevi:
    Palto Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Mehtap 
09 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Mrs. Dalloway- Virginia Woolf

Okuduğum en ilginç romanlardan biriydi. Birkaç kez okumayı bıraktım, okuması çok zor gelmişti. Sessiz ortamda sakince okunması gereken bir roman olduğuna karar verdim ve sonunda bitirdim. :)


Roman aslında kitabın arkasındaki yazılanlar gibi. Tek bi gün anlatılıyor hatta birkaç saat. Mrs. Dalloway'in vereceği bir parti ve ansızın şehre gelen ilk aşkı ile karşılaşması. Bu karşılaşmadan sonra canlanan mazi. Yazarın ölümle ilgili düşünceleri yine bir iki karakter üzerinden işlenmiş. En çok ilgimi çeken yerlerdi bu düşünceleri.
Romanda karakter cümbüşü var desem yeridir. Bilinçakışı tekniği kullanılmış. Bu kadar uzun sürede ve zor okumamın sebeplerinden biride bu sanırım. "Kim kimdi? ne yapıyordu?" Diye defalarca önceki sayfalara dönüş yapmışımdır.

Tüm karakterlerin bir şekilde zihnine girip ruhunu yaşıyorsunuz. Sanırım romanı anlatabileceğim en iyi cümle bu.

İnsanın hissettiği tüm duygular yansıtılmış, aşk, sevgi, ego, nefret, kıskançlık,özlem ve dahası.Gündelik bir hayatta aklımızdan bir çok his geçer dilimize dökmediğimiz, bu romanda hissettiğim buydu. Okurken karakterlerin ruhuna büründüğümü hissettim.
Okumaya ilk başladığım zaman zorlanmış olsamda diline alıştıktan sonra benimsedim. Dalgalar isimli romanı merak ettiklerim arasında. Yakında onu okumayı düşünüyorum.

Onur Erol 
 03 Nis 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bilinç akışı olduğu içi doğal olarak anlaşılması çok zor bir roman. Ama o kadar sürükleyici ki, 50 sayfa okuduğumu bile anlamıyordum. Bir roman hem bu teknikle yazılıp, hem nasıl sürükleyici olabilir diyorsunuz. Kitabın olay örgüsünü anlamayı beklemeyin ama konu bariz belli kitabın arkasında yazdığı gibi. Peter Walsh yani ilk aşkı beklenmedik bir şekilde çıkıp gelir. Ve ikisi arasında geçecek olayların ve o olaylara bağlı zincirleme bir sürü olay. Araya girerek (Yazar bu romanda intihar edeceğini sayfa 198'de ciddi ipuçlarını veriyor bence) Emily Brönte'den bahsetmesi'de çok hoştu. Kitapta o kadar çok karakter var ki, bir an karakter denizinde yüzüyorum zannettim. Gerçekten o kadar karakteri tahlil etmek çok zor. Kim kimdi ne yapar ne eder bunları anlamak imkansız diyebilirim. Başta dediğim gibi bir çırpıda okunabilecek bir roman değil Mrs. Dalloway. Ama atmosferi şahane. Kelimelerin hepsi belkide yıllarca düşünülüp yazılmış. İkili ilişkileri ne kadar güzel anlatmış Mrs. Woolf. Sadece bunları okumak bile size yetebilir kanısındayım. Sonuç olarak anlaşılması zor ama harika bir roman okudum. 1001 kitap içinde olması da sizi heyecanlandırır düşüncesindeyim. İyi okumalar. !

Selen Seyhan 
23 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Mrs. Dalloway, Woolf okumaya başlamak ve bilinç akışı tekniğiyle tanışmak için çok uygun bir kitap. Kitaba kendinizi kaptırıp içine girebilirseniz okurken adeta Virginia Woolf oluyorsunuz, onun beyniyle düşünüyorsunuz. Ama bilinç akışı tekniği okumaya alışkın olmayanlar için biraz zorlayıcı bir kitap olabileceğini de belirtmek isterim.

Merve 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Bu kadar çok kişinin bulunması ve yazar hanım efendinin de hepsinin zihinlerini bize çırılçıplak bir şekilde anlatması fevkalade. Ama ben biraz daha Septimus'ın intihar etmeden önce zihninden geçenleri okumak isterdim. Sağlık olsun.

Selma Mertel 
29 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazar, Clarissa Dalloway'in bir gününü , bilinç akışı tekniği ile anlatmış ve bir çok karakteri, Mrs. Dalloway'ın bir gününün içine yerleştirirken karakterler arası bağları da kuruyor. Sessiz sakin bir ortamda kendinizi kitabın içine sokabilmeyi başarırsanız daha kolay okunabilir bir kitap aksi takdirde, hiç bölüm ayrımları olmaması ve her bir parağrafın nerdeyse bir sayfa olduğu ve karakterlerin çokluğu ve isimlerin bazen sadece ön ad bazen de soyadları ile verilmesi, okunmayı zorlaştıran faktörler. Bu teknikle -Bilinç akışı karakterin düşünme eylemini olduğu gibi aktarmaya çalışan bir edebi tekniktir - yazılmış bir kitap okumak isteyenler için tavsiye ederim. Keyifli okumalar.

Burcu 
 08 May 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bilinç akımı tekniği kullanılarak yazılmış bu romani okurken başlarda kafam hayli karışmıştı. Karakterleri tanıdıkça taşlar yerine oturmaya başladı:) tek bir günde, bir sehirde belli başlı kişiler etrafında şekillenen ve onların iç manolaglariyla zenginleştirilmiş bu romanda beğenmediğim tek yan fazla benzetmeye yer verilmeliydi diyebilirim. Tek bir günde geçtiği ve sürekli saat vurgusu yaptığı için yazar kitabın ismini ilk başta "saatler" koymak istemiş sonra vazgeçmiş. Yazarın okuduğum ilk romanıyla devamı gelicek. Beğendim.

Naz A. 
21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · 5/10 puan

Bilinç akışı tekniğinin mükemmel bir şekilde anlatıldığı kitap deniyor Mrs. Dalloway için fakat ilk kez bu teknikte yazılmış bir romanı okuyan ben kesinlikle kitabın özüne inemedim. Okurken yarım bırakmamak için mücadele ettim diyebilirim. Kötü çeviri de eklenince üstüne kitap epey zorlayıcı bir hale büründü.

Hazal Kısak 
26 Kas 2016 · Kitabı okudu · 53 günde · Beğendi · 6/10 puan

Kitabı nihayet bitirdim. 200 sayfa olmasına rağmen bayağı uzun bir süre elimde durdu kitap.
Her neyse kitabın konusu hakkında bilgi verecek olursam;
Romanda, bir kadının (Clarissa Dalloway) bir gün boyunca yaşadıklarını, düşündüklerini zaman zaman geriye dönüş yöntemiyle anlatılışına şahit oluyoruz.
Clarissa Dalloway'in akşam evinde vereceği parti için çiçek almak üzere dışarı çıkması ile roman başlıyor. Ve biz Mrs. Dalloway'in zihninde geçmiş-günümüz arasında gel-gitlerle hikayeyi okumaya devam ediyoruz.
Şunu söylemek istiyorum ki başlangıçta bu zihinsel anlatımdaki gel gitler biraz kafamın karışmasına sebep olmuştu. Fakat bir süre sonra yazarın bu anlatımına alışıyorsunuz ve hikaye akmaya başlıyor. Elli sayfa okudum hala bir şey anlayamadım diyen insanlar bile olabilir, gerçekten adapte olmak biraz dikkat istiyor.
Metin boyunca Septimus ile hiç karşılaşmayan(çiçekçi çıkışı farkında olmadan aynı sokaktan geçmeleri hariç) Clarissa arasında bir bağ kuruluyor kitabın ikinci yarısında. Akşam parti de ise Septimus'un ölüm haberini alan Clarissa kendini Septimus'un yerine koymaya başlıyor. Clarissa'nın mutsuz evliliği, erkeklerden fazla kadınlara ilgi duyması gibi etkenler sebebiyle roman boyunca kafasında ölüm ile ilgili düşünceler olduğunu seziyorsunuz zaten . Bu sebeple intihar eden bir kişiyle özdeşleşmesi o kadar da şaşırtıcı gelmiyor.
Son olarak;Filmde Virginia Woolf ve eşi Leonard Woolf arasında geçen bir konuşmadan alıntı yaparak bitirmek istiyorum,
L: Neden biri ölmek zorunda?
V: ...
L: Kitabında biri ölmek zorunda mı?
V: Hı..hı
L: Neden? Bu aptalca bir soru mu? Yoksa bunu aptalca yapan ben miyim?
V: Hayır, hem de hiç.
L: Eee?
V: Kalanların hayata daha çok değer vermesi için biri ölmeli. Zıtlık yaratmak için...
L: Peki kim ölecek?
V: ....
L: Söyle?
V: Şair ölecek... Hayalperest...

mehmet temiz 
27 Oca 21:57 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

virginia wolfun okuduğum ilk kitabı.okudum ama çok sıkılarak.bazen bırakmayı bile düşündüğüm anlar oldu.ama sabırla devam ederek bitirdim.kitapta zamanın Londra'sında yaşayan bayan dalloway adlı üst tabakadan birinin akşama vereceği davetle sonlanacak olan bir günde yaşanan olaylar anlatılıyor.çok fazla tarifler mevcut,yer,sokak,cadde,araçlar dan tutunda,hiç alakasız kişilerin giydikleri elbiselere kadar,o kadar geniş tasvirler yapılmışki okuyucu bir yere kadar sabredebiliyor.ve arkasından kitabı okumak işkence haline geliyor.tabii bu durum, yazarın kendine has bir özelliğimidir yoksa diğer kitapları daha mı farklıdır ,onu da bilemiyorum.bunu anlamak içinde yazarın bir kitabını daha ileriki zamanlarda okumayı deneyebilirim.sonuçta bu kitabı ben pek beğenerek okumadım.tabii kişilerdeki beklentilerin farklı olmasından dolayı beğenenlere de saygı duyuyorum.

Kitaptan 115 Alıntı

'' Kocasından iki kat daha akıllıyken onun açısından bakıyordu çevresine, evlilik hayatının attığı kazık. ''

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 79)Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 79)
Merve 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Artık kimsenin hakkında konuşmayacaktı, böyleydiler, şöyleydiler demeyecekti kimse için. Çok genç hissediyordu kendisini; aynı zamanda ihtiyar. Hem her şeyi bir bıçak gibi delip geçiyordu; hem de her şeyin dışındaydı, sanki dışarıdan öylece izliyordu olan biteni.

Mrs. Dalloway, Virginia WoolfMrs. Dalloway, Virginia Woolf
BİROL COŞKUN 
25 Kas 2014 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir şey yapmak için başka nedenler aramak çok budalacaydı. Keşke Richard gibi her şeyi salt o şeyi yapmak için yapanlardan olsaydım, dedi; oysa, diye düşündü karşıdan karşıya geçmeyi beklerken, yaptıklarımın yarısını sadece yapılması gerektiği için yapmıyorum; insanların şunu ya da bunu düşünmelerini sağlamak için yapıyorum; tam anlamıyla budalalıktı, biliyordu bunu, çünkü hiç kimse bir an bile etkilenmiyordu.

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 12 - Kırmızı kedi)Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 12 - Kırmızı kedi)

Zamanla şu kanıya varmıştı ki, söylenmeye değer tek şey duygulardı, içten gelenlerdi. Zeka saçmaydı. İnsan içinden geleni söylemeliydi yalnızca.

Mrs. Dalloway, Virginia WoolfMrs. Dalloway, Virginia Woolf
Esra 
11 Eyl 2016 · Kitabı okudu

Ölüm, bir meydan okuyuştu. Ölüm, iletişim kurma çabasıydı, insanlar, nedense kendilerinden kaçan öze ulaşmanın olanaksızlığını hissediyorlardı; yakınlık uzağa düşüyordu; daha az kendinden geçiyordu insan, yalnız kalıyordu. Ölüm bir kucaklaşmaydı.

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 198 - Kırmızı Kedi Yayınevi)Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 198 - Kırmızı Kedi Yayınevi)

“Zaman direklere çarpar. Kalakalırız. Duygudan yoksunuzdur, insanın gövdesini ayakta tutan, artık alışkanlıkların iskeletidir. O da bomboştur zaten."

Mrs. Dalloway, Virginia WoolfMrs. Dalloway, Virginia Woolf
Merve 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Geri getirmeye çalıştığı, o kitabın açık sayfasındaki satırları okurken, kırlardaki bembeyaz şafağın hangi görüntüsüydü?

Mrs. Dalloway, Virginia WoolfMrs. Dalloway, Virginia Woolf

Kitapla ilgili 3 Haber

Beyin Geliştiren On Kitap
Beyin Geliştiren On Kitap Edebiyatın tedavi edici, sağaltıcı bir işlevi olduğu varsayımına dayanan bir grup bilim insanı, roman okumanın insan beynini geliştiren bir etmen olduğunu kanıtladı.
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter Edebiyat sahnesinin gizemli figürleri daima kadınlar olmuştur. Geçmişten günümüze ataerkil olan dünyanın hazineleri de, hep onların arasından çıkar. Zihne, yüreğe, fikre işleyen 14 müthiş kadın:
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi Bazı romanları elimize aldığımızda, daha kapağını açtığımız anda, ilk cümleleri okurken biri sarıp sarmalamaya başlar. Bazılarında ise 50. sayfaya geldiğimiz halde okumakta zorlanırız. Özellikle sıradışı girişler bizi daha çok etkisi altına alır. Ve elbette romanı okuyup tamamadıktan sonra ilk sayfaya dönme isteği uyandıran romanlar.