Mrs. Dalloway

7,8/10  (81 Oy) · 
231 okunma  · 
73 beğeni  · 
2.752 gösterim
"Neyi anlatır Mrs. Dalloway? Bir Türk okuru olarak, bir günün tarihi diye özetleyebiliriz yazarın bu en başarılı romanını. ...Woolf'ta yirminci yüzyıl aydının bütün özlemlerini, bütün tedirginliğini görebiliriz..."
-TOMRİS UYAR-

"Bu romanın yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biri oluşunu açıklamak kolay değil. Virginia Woolf bir dil ve anlatım ustası ama bu yeterli değil; romanın tek kişi merkezli oluşu baş tacı edilecek yeniliklerden sayılmaz; bilinçakışı da yalnızca ona ait bir teknik değil. Sanırım Mrs. Dalloway'in yazıldığı günden bugüne bu denli çok okuru etkilemesinin nedeni, Virginia Woolf'a özgü ve başka herhangi bir yazarda görülmemiş ruhtur; bu yazınsal ruh dışarıdan, yazarından değil, romanın dünyasından geçer okura."
-SEMİH GÜMÜŞ-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2014
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9786059971317
  • Orijinal Adı:
    Mrs. Dalloway
  • Çeviri:
    Engin Süren
  • Yayınevi:
    Palto Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya Salt 
03 May 20:40 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

İngiliz Edebiyatının feminist yazarı Virginia Woolf, her zaman ilgimi çeken bir yazar olmuştur. Gerek yazdıklarıyla gerekse hayatıyla dikkat çeken bir isim. Çocukluğundan itibaren psikolojik bunalımlar yaşayan Wollf, hayatı boyunca manik depresif ruh halinden kurtulamamıştır. 22 yaşından itibaren 3 defa intihara kalkıştı. Hayatının son zamanlarında iyice psikolojik bunalımlara yenik düşen yazar, yazma yeteneğini kaybettiği ve artık yeni bir fikir üretemeyeceği düşüncesiyle sık sık boğuştu. Bu düşünceler, bu stres onun ruhsal bunalımlara savrulmasına sebep oldu ve bu düştüğü buhrandan, bataklıktan çıkamadı malesef.


“Canım, yine deliriyorum, eminim bundan. O berbat dönemlerden birine daha tahammül edemeyeceğimizi hissediyorum. Bu kez iyileşmeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum, dikkatimi toplayamıyorum. Bu yüzden en iyisi neyse onu yapacağım… Daha fazla mücadele edemem. Senin hayatını mahvettiğimi biliyorum, ben olmazsam sen çalışabilirsin. Çalışacaksın da, biliyorum bunu. Görüyor musun, şunu bile doğru dürüst yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek istiyorum… Beni kurtarabilecek biri olsaydı, o kişi sen olurdun. Her şeyimi yitirdim, bir tek senin iyi biri olduğuna inancım kaldı geride.“ 59 yıla sığdırılmış yaratıcı bir hayatın son cümleleriydi bunlar. Bu satırları yazan Wollf, 59 yaşındayken eşine hayatını daha fazla mahvedemem diye seslendiği satırları ardında bırakarak evinden ayrıldı. Evinin yakınındaki nehre ilerledi, cebini taşlarla doldurdu ve kendini soğuk nehrin sularına bırakıp, defalarca başarısız olduğu intihar eylemini bu defa başarıyla sonlandırdı.


Virginia Woolf ' un bilnç akışını en iyi uyguladığı kitaplardan biridir Mrs. Dalloway. Peki nedir bilinç akışı tekniği? Karakterlerin kendi iç seslerine kulak vermemizi sağlayan, onların düşüncelerini okuyabileceğimiz bir çeşit monologtur. Ama bir iç monolog. İşte kitabında karakterin düşünme biçimini olduğu gibi iç diyaloglarla aktarma şekli olan bilinç akışı tekniğini uygulayıp edebiyata farklı bir soluk getiren Wollf, edebiyata katkısını bu akımla arşa çıkardı.


1923 yılında geçen kitapta Mrs. Dalloway' ın tek bir günü anlatılıyor. Hatta tam birgün bile değil. Ama sık sık geçmişe gidildiği için, hikaye biraz uzamış. Kitabın tek birgünde geçmesini özellikle vurguladım. Çünkü tek bir günü anlatan kitabın temalarından biri zaman. Hatta kitabın kahramanlarından biri de İngilteredeki meşhur saat kulesi Big Ben. Big Ben' in her çalışında başka bir karaktere geçiş yapılıyor kitapta.


Kitaptaki temalardan biri zaman demiştim. Diğer bir tema ise ölüm. Ölümden yani hepimizin kaçınılmaz sonu olandan korkmamak gerektiğini vurguluyor, hayatının her döneminde ölmek için çırpınan, sürekli intihara teşebbüs eden yazarımız. Kitapta ölüm ve yaşam iç içe geçmiş vaziyette. Aynı zamanda akıp giden anın, zamanın nasıl da her karakter tarafından farklı farklı algılandığını da görüyoruz.


Kitabın temalarından bahsettik, zaman ve ölüm diye. Ama önemli olan ana tema ve kitabın ana teması seçimlerimiz ve sonucunda vazgeçişlerimiz. Hayatlarının akışını değişerecek seçimler yapan karakterlerimiz, nelerden vazgeçtiklerinin, kendileri için doğru olduğunu sandıkları tercihlerden ne kadar emindiler, memnundular acaba?


Kitapta çok fazla olay örgüsü, derin bir hikaye yok. Başta da dediğim gibi bilinç akışı tekniği uygulandığından bolca karakterler ve onların iç dünyasına ait düşünceleri okuyacaksınız. Yazarın kaleminden bahsetmeye gerek yok. Çünkü hemen hemen her okur Virginia Woolf ' un nasıl başarılı bir anlatıma sahip olduğunu biliyordur.


Nihayet bir Virginia Woolf kitabı okumanın mutluluğunu yaşıyorum. :) Tam beklediğim gibi depresif bir ruh haliyle yazılmış, başarılı bir romandı. Her şey tek birgün içerisinde düzenlenen bir partinin hazırlıkları sırasında geçen yaşamdan, ölümden, tercihlerden, seçimlerden ibaret. Kitapta da dendiği gibi; " Her seçim bir vazgeçiş... "

DUA 
 13 Haz 15:11 · Kitabı okudu

Kitabı okudum zoraki bitirdim. Uzak veya yakın birbiriyle alakasi olan veya olmayan bir sürü karakteri amaçsızca bir araya toplayıp bir roman yazmışlar. Bilinç akışı teknigiyle yazılmış ancak anladim ki bilinç akışı tekniği benlik bir teknik degilmis. Anlatımı edebi yönü çok güzel ancak konuyu beğenmedim. Belirli bir konuda yoktu zaten.

Bilinç akışı tekniği kullanılarak ,ölüm&hayat ve kadın&evlilik konuları hakkında yazılmış sıkı bir roman okudum.
Bu romanda yazar, Clarissa'nın bir gününü anlatıyor. Mrs.Dalloway yani Clarissa evinde bir parti verecektir, ve ona hazırlanıyordur.
Sonra Clarissa'nın gözünde verdiği tüm partiler birden anlamsızlaşır. Kadın kendini ve hayatı sorgulamaya başlar.
Mesela düşünür, 'aşık olduğum kişiyle evlenseydim daha mı mutlu olurdum?'
Sonra bakar ki , ne eski aşklar şimdiki aşk, ne eski sıkı dostlar şimdiki dost...
Herkes hayat rüzgarına kendini kaptırmış ve oradan oraya savrulmuş. Tanıdığı insanlar "Asla yapmam" dedikleri şeyleri yapmış, inandıkları çoğu ülkünün yerini başka işler almış...
Sonra bir de savaştan olumsuz etkilenmiş genç var ,Septimus, bir de onun mutsuz İtalyan eşi...
Bir de halden anlamayan , ilaç yazmayı iş bilen bir doktor.
Bu kitap kesinlikle çok iyi yazılmış. Lakin kitap öyle otobüste, serviste okunacak kitap değil, bu kitabı okumak isteyenlere tek tavsiyem, her gece bu kitap için "kesintisiz" yarım saat ayırın ve sabırla okuyun. Göreceksiniz ki , ayırdığınız zamana değecek. Okurken yazarın anlattığı doğayı zevkle izleyecek, parklarında gezecek ve Septimus'u göreceksiniz , onunla sohbet edeceksiniz....
ve sonraki gün onun evine gittiğinizde ona şöyle sesleneceksiniz: "Septimus seni alıyorum, seni anlıyorum tut elimi, in o pencereden..."

Mehtap 
09 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Mrs. Dalloway- Virginia Woolf

Okuduğum en ilginç romanlardan biriydi. Birkaç kez okumayı bıraktım, okuması çok zor gelmişti. Sessiz ortamda sakince okunması gereken bir roman olduğuna karar verdim ve sonunda bitirdim. :)


Roman aslında kitabın arkasındaki yazılanlar gibi. Tek bi gün anlatılıyor hatta birkaç saat. Mrs. Dalloway'in vereceği bir parti ve ansızın şehre gelen ilk aşkı ile karşılaşması. Bu karşılaşmadan sonra canlanan mazi. Yazarın ölümle ilgili düşünceleri yine bir iki karakter üzerinden işlenmiş. En çok ilgimi çeken yerlerdi bu düşünceleri.
Romanda karakter cümbüşü var desem yeridir. Bilinçakışı tekniği kullanılmış. Bu kadar uzun sürede ve zor okumamın sebeplerinden biride bu sanırım. "Kim kimdi? ne yapıyordu?" Diye defalarca önceki sayfalara dönüş yapmışımdır.

Tüm karakterlerin bir şekilde zihnine girip ruhunu yaşıyorsunuz. Sanırım romanı anlatabileceğim en iyi cümle bu.

İnsanın hissettiği tüm duygular yansıtılmış, aşk, sevgi, ego, nefret, kıskançlık,özlem ve dahası.Gündelik bir hayatta aklımızdan bir çok his geçer dilimize dökmediğimiz, bu romanda hissettiğim buydu. Okurken karakterlerin ruhuna büründüğümü hissettim.
Okumaya ilk başladığım zaman zorlanmış olsamda diline alıştıktan sonra benimsedim. Dalgalar isimli romanı merak ettiklerim arasında. Yakında onu okumayı düşünüyorum.

Onur Erol 
 03 Nis 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bilinç akışı olduğu içi doğal olarak anlaşılması çok zor bir roman. Ama o kadar sürükleyici ki, 50 sayfa okuduğumu bile anlamıyordum. Bir roman hem bu teknikle yazılıp, hem nasıl sürükleyici olabilir diyorsunuz. Kitabın olay örgüsünü anlamayı beklemeyin ama konu bariz belli kitabın arkasında yazdığı gibi. Peter Walsh yani ilk aşkı beklenmedik bir şekilde çıkıp gelir. Ve ikisi arasında geçecek olayların ve o olaylara bağlı zincirleme bir sürü olay. Araya girerek (Yazar bu romanda intihar edeceğini sayfa 198'de ciddi ipuçlarını veriyor bence) Emily Brönte'den bahsetmesi'de çok hoştu. Kitapta o kadar çok karakter var ki, bir an karakter denizinde yüzüyorum zannettim. Gerçekten o kadar karakteri tahlil etmek çok zor. Kim kimdi ne yapar ne eder bunları anlamak imkansız diyebilirim. Başta dediğim gibi bir çırpıda okunabilecek bir roman değil Mrs. Dalloway. Ama atmosferi şahane. Kelimelerin hepsi belkide yıllarca düşünülüp yazılmış. İkili ilişkileri ne kadar güzel anlatmış Mrs. Woolf. Sadece bunları okumak bile size yetebilir kanısındayım. Sonuç olarak anlaşılması zor ama harika bir roman okudum. 1001 kitap içinde olması da sizi heyecanlandırır düşüncesindeyim. İyi okumalar. !

özge çpr 
26 Nis 23:45 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 7/10 puan

Virginia Woolf'un "Deniz Feneri"nden sonra okuduğum ikinci kitabı oldu ve bunu da çok beğendim.Yaptığı çıkarımlar, sorgulamalarla okurken sizi de düşündürmeye, kendi hayatınızı sorgulatmaya götürüyor.
Mrs. Dalloway'in parti vermek için hazırlandığı bir akşamın sabahından başlayarak kimi zaman evden bir kişinin, kimi zaman yoldaki evli ve mutsuz bir çiftin hayatına dahil olup onlarla Londra sokaklarında gezip en sonunda günü Clarissa'yı karşısında görüp etkilenen Peter gibi bitiriyorsunuz. Tek bir güne bunların hepsini sığdırmış yazar.
Kitapta özellikle dikkatimi ölüm-yaşam çatışması çekti.Yaşamak için bir uyum süreci ve zor sayılan bir sanat olduğundan bahsediliyor ama yazarımız için bazen günrşin ısıtıması da yaşamak için bir sebep olabiliyor.Ölüm ise insanın kendisiyle yalnız kalmasının bir yolu olarak gösterilmiş.
Kısacası Mrs. Dalloway başta olmak üzere birden çok insanın ruh dünyasına girip çıktığınızı hissediyorsunuz.
Kişilerin yaşamlarına ani geçişler olduğundan kalabalıkta okunabilecek bir kitap gibi gelmedi bana.Kesinlikle sessiz ve yalnız olduğunuz bir ortam ve zaman istiyor kitap sizden.İyi okumalar.

Selen Seyhan 
23 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Mrs. Dalloway, Woolf okumaya başlamak ve bilinç akışı tekniğiyle tanışmak için çok uygun bir kitap. Kitaba kendinizi kaptırıp içine girebilirseniz okurken adeta Virginia Woolf oluyorsunuz, onun beyniyle düşünüyorsunuz. Ama bilinç akışı tekniği okumaya alışkın olmayanlar için biraz zorlayıcı bir kitap olabileceğini de belirtmek isterim.

Selma Mertel 
29 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazar, Clarissa Dalloway'in bir gününü , bilinç akışı tekniği ile anlatmış ve bir çok karakteri, Mrs. Dalloway'ın bir gününün içine yerleştirirken karakterler arası bağları da kuruyor. Sessiz sakin bir ortamda kendinizi kitabın içine sokabilmeyi başarırsanız daha kolay okunabilir bir kitap aksi takdirde, hiç bölüm ayrımları olmaması ve her bir parağrafın nerdeyse bir sayfa olduğu ve karakterlerin çokluğu ve isimlerin bazen sadece ön ad bazen de soyadları ile verilmesi, okunmayı zorlaştıran faktörler. Bu teknikle -Bilinç akışı karakterin düşünme eylemini olduğu gibi aktarmaya çalışan bir edebi tekniktir - yazılmış bir kitap okumak isteyenler için tavsiye ederim. Keyifli okumalar.

Burcu 
 08 May 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bilinç akımı tekniği kullanılarak yazılmış bu romani okurken başlarda kafam hayli karışmıştı. Karakterleri tanıdıkça taşlar yerine oturmaya başladı:) tek bir günde, bir sehirde belli başlı kişiler etrafında şekillenen ve onların iç manolaglariyla zenginleştirilmiş bu romanda beğenmediğim tek yan fazla benzetmeye yer verilmeliydi diyebilirim. Tek bir günde geçtiği ve sürekli saat vurgusu yaptığı için yazar kitabın ismini ilk başta "saatler" koymak istemiş sonra vazgeçmiş. Yazarın okuduğum ilk romanıyla devamı gelicek. Beğendim.

Merve 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Bu kadar çok kişinin bulunması ve yazar hanım efendinin de hepsinin zihinlerini bize çırılçıplak bir şekilde anlatması fevkalade. Ama ben biraz daha Septimus'ın intihar etmeden önce zihninden geçenleri okumak isterdim. Sağlık olsun.

2 /

Kitaptan 175 Alıntı

Elif Kimya Salt 
 01 May 14:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Ne kızgın güneşten kork artık
Ne de azgın kışın hışmından.

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 15)Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 15)
Elif Kimya Salt 
01 May 21:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Güller, diye düşündü alayla. Hepsi çöpe güzelim. Yeme-içme, çiftleşme, iyi günler, kötü günler derken hayatın hiç de ilgisi yoktu güllerle, hem dahasını söyleyeyim mi sana, Carrie, Dempster, alınyazısını hiçbir kadının, Kentish Town'daki hiçbir kadının yazgısıyla değişmez yine de! Tek istediği acınmak. Güllerin yitirilişi için.

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 33)Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 33)

"Çabalar biter. Zaman, yelken direğinde çırpınır. Orada dururuz; orada kalırız. Kaskatıyızdır, insanın bedenini sadece alışkanlıkların iskeleti dik tutar."

Mrs. Dalloway, Virginia WoolfMrs. Dalloway, Virginia Woolf
Reina 
29 Kas 2014 · Puan vermedi

'' Kocasından iki kat daha akıllıyken onun açısından bakıyordu çevresine, evlilik hayatının attığı kazık. ''

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 79)Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 79)
Ayşe Y. 
27 Haz 14:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

"Ah yeni baştan yaşayabilseydim hayatımı!"

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 16)Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 16)
BİROL COŞKUN 
25 Kas 2014 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir şey yapmak için başka nedenler aramak çok budalacaydı. Keşke Richard gibi her şeyi salt o şeyi yapmak için yapanlardan olsaydım, dedi; oysa, diye düşündü karşıdan karşıya geçmeyi beklerken, yaptıklarımın yarısını sadece yapılması gerektiği için yapmıyorum; insanların şunu ya da bunu düşünmelerini sağlamak için yapıyorum; tam anlamıyla budalalıktı, biliyordu bunu, çünkü hiç kimse bir an bile etkilenmiyordu.

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 12 - Kırmızı kedi)Mrs. Dalloway, Virginia Woolf (Sayfa 12 - Kırmızı kedi)

Kitapla ilgili 3 Haber

Beyin Geliştiren On Kitap
Beyin Geliştiren On Kitap Edebiyatın tedavi edici, sağaltıcı bir işlevi olduğu varsayımına dayanan bir grup bilim insanı, roman okumanın insan beynini geliştiren bir etmen olduğunu kanıtladı.
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter Edebiyat sahnesinin gizemli figürleri daima kadınlar olmuştur. Geçmişten günümüze ataerkil olan dünyanın hazineleri de, hep onların arasından çıkar. Zihne, yüreğe, fikre işleyen 14 müthiş kadın:
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi Bazı romanları elimize aldığımızda, daha kapağını açtığımız anda, ilk cümleleri okurken biri sarıp sarmalamaya başlar. Bazılarında ise 50. sayfaya geldiğimiz halde okumakta zorlanırız. Özellikle sıradışı girişler bizi daha çok etkisi altına alır. Ve elbette romanı okuyup tamamadıktan sonra ilk sayfaya dönme isteği uyandıran romanlar.