Adı:
Sevilen
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755707686
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Beloved
Çeviri:
Püren Özgören
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayınevi
 Kölelik cehennemine içeriden bir gözle bakan Sevilen, çocuklarıyla birlikte kölelikten kaçan bir kadının özgürlük savaşını anlatıyor. Geçmişin ağırlığını omuzlarından yıllar sonra dahi indiremeyen, onun hayaletleriyle boğuşan Sethe, annelik vicdanıyla, kadınlığıyla ve ait olduğu toplumla hesaplaşıyor. Kadınlık ve annelik duygularıyla müthiş bir şekilde harmanlamış Toni Morrison'ın bu dev eseri, zalimliklerle dolu bir tarihe ışık tutarken, siyahi bir ailenin merkezinde çok kişisel bir varoluş hikâyesinin duygu dolu inceliklerini ıskalamamayı başarıyor.

Acı ve güzelliği yan yana getiren şiirsel diliyle Toni Morrison'a Pulitzer Ödülü'nü kazandıran Sevilen, büyülü atmosferi ve doğaüstü detaylarıyla fazlasıyla sahici bir masal…
(Tanıtım Bülteninden)
1993 yılı Nobel Edebiyat ödülü sahibi Toni Morrison'un okuduğum ilk kitabı. Diğer kitaplarını henüz okumadığım için yazarın onlardaki yazım tekniği ve uslubu hakkında bilgi sahibi değilim.Yazacaklarım tamamen bu kitapla ilgilidir.

Öncelikle şunu söyleyeyim, yazarın tekniğine ve uslubuna hayran kaldım. Mükemmel bir akıcılık olduğu gibi,geri dönüşler üzerine kurulmuş muhteşem bir kurgu sayesinde,kitabın sonuna kadar gizem,heyecan,dram ve belirsizlik devam etmektedir. Eğer yazarın, diğer kitapları da böyleyse, bu durum, aldığı ödülleri hak ederek aldığının en büyük göstergesidir.

Kitapta, kölelik döneminde Amerika'daki bir çiftlikte geçmişte yolları kesişen bir grup köleden,hayatta kalanların geçmişten o güne kadar yaşadıkları dramatik olaylar anlatılmaktadır.Tabii ki özellikle de, çocuklarının köle olmaması için her şeyi yapabilecek karaktere sahip bir anne olan Sethe'nin yürek burkan hikayesi.

Yazar bu dramatik olayları anlatırken, aynı zamanda da o insanların yaşadıkları karşısındaki psikolojik durumlarını da muhteşem bir şekilde bize ifade etmektedir. Kitabı okurken insan,maalesef bu durumların yaşanmış olduğunu düşündükçe kendi insanlığından nefret ediyor.

Ben kitabı, mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olarak değerlendiriyor ve okunmasını tavsiye ediyorum. Ayrıca da yazarın diğer kitaplarını da fırsat buldukça okumayı düşünüyorum.
“Yaaa... lanet olsun kadın çıldırmış!
“ Yaaa... Hepimiz biraz kaçık değil miyiz ki!”

Bir anne çocuklarını köle olmaktan kurtarmak için neler yapabilir?
Ne kadarı yeterlidir bunun için?

“Beyazlar, zenciler ne kadar terbiyeli olursa olsun, kara derilerinin altında vahşi orman var sanırlardı.”

Hikayeyi okurken bu sözün ne anlama geldiğini daha iyi anladım. Nobel ödüllü yazar hikayeyi öyle içli öyle şiirsel anlatmış ki, akıntıya karışmamak mümkün değil...

Mutlaka bu yazarla ve kitaplarıyla tanışın kendinizi yazarın büyülü satırlarına bırakın...
Sevilen... Bu sitede kitaptan bir alıntı görmüş, sonrasında okuma listeme almıştım. Kitap hakkında ön bilgim yoktu, sanırım bu yüzden okurken çok zorlandım. Sanırım kölelikle ilgili izlediğim filmler gibi bir şey bekliyordum ama kitabın büyük çoğunluğu karakterlerin psikolojik durumlarıydı. İç sesler, geçmişe dönmeler, anlamakta zorlandığım gerçek üstü öğeler... Beni en çok zorlayan o gerçek üstü öğelerdi. Hatta kitabın yarısına kadar gerçek mi değil mi diye düşünüp durdum. Ve taşlar ancak kitabın sonuna doğru yerine oturmaya başladı.

Köleliğin bir insana neler yaptırabileceğini neler yapabileceğini oldukça çarpıcı bir şekilde anlatmıştı yazar. Zaten rezil bir durumken o durumu yaşayanların kendilerini o durumdan asla kurtaramamaları, o dünlerin yarınların önüne set çekmesi... Sethe'nin bir kadın ve anne olarak köleliğe bakışı, çocukları ve kendi için yaptıkları, yapmayı göze aldıkları... Diğer kadınların gözünden Sethe'nin mücadelesi... Paul D'nin gözünden yapılan erkeklik sorgusu... Sadece tek bir pencereden bakmamış yazar köleliğe. Bir anne olarak, bir kadın olarak, erkek olmaya takmış bir erkek olarak incelemiş yıkımı. Etkileyici bir kitap mı? Evet. Yazarı sevdim mi? Bilemiyorum. Kitabı önerir miyim? Ondan da emin değilim.
Keyifle okuyun diyebileceğim bir kitap değil. Aksine gerçekleri yüzünüze çarpıp, karın ağrısı çektirebilen bir başyapıt.
Kölelikten kaçan bir kadının, yakalandığı sırada köle olarak yaşamasını istemediği için 2 yaşındaki kızını öldüren bir annenin hikayesini okuyoruz.
Irk ayrımcılığının, köleliğin iç yüzünü, siyahilerin bu kölelik döneminden kalma mental sorunları, özgürlüğü farklı bir yazım stiliyle aktarmış yazar.
Konu derin ve acı olunca, bu yazım tarzıyla okunması ve sindirmesi ağır olması anlamında uyumlu diyebilirim. Çünkü epey zorlandım okurken. O yüzden pes etmeyin ve devam edin. Geçmiş ve şimdiki zaman içiçe geçebiliyor ve bazı gerçekdışı öğelerle ilginç bir eser sizi bekliyor.
Herkese öneremem. Sabırlı ve meraklı, yeni bir tarz okumak isteyenler için de mutlaka okunması geren bir eser.
Hayatımda okuduğum en orijinal romanlardan biri. Zulüm ve sevdiği arasında sıkıştığı anda yaptığı bir tercihin sonucunda bir kadının peşini bırakmayan bir vicdanının hikayesi.
Başlangıçta karakterleri oturtmam zaman aldı. Bazı cümleleri birkaç kez okudum. Aklımın almadığı olayların yaşanmasını üzülerek okudum. Ten renkleri nedeniyle toplumda kendilerine yer edinememiş insanların ezilmesi, aşağılanması, üzerlerinde her türlü şeyi yapmaya hak bulunması tiksinti verici. Yazar büyük bir yaraya parmak basmış ama yazarla tanışmak için çok uygun olmayabilir zira biraz zorluyor.
Kitabı alırken çok fazla beklentim olmasından mı yoksa konusunu çok beğenmendem mi bilemiyorum ama çok fazla beklentiyle okumaya başladım. Daha çok siyahi insanların çektiği zorlukları hayatlarına odaklanacak zannederken daha çok karakterlerin iç dünyalarına psikolojilerine yer verilen bi kitap oldu. Daha nesnel ve aksiyonlu kitap olarak düşünürken öznel ve sakin bir kitap olmasından dolayı özellikle son sayfalara doğru elimde fazlaca kaldı.
“Freeing yourself was one thing, claiming ownership of that freed self was another.”
“That “Love is or it ain't. Thin love ain't love at all.”
I picked up this book because I wanted to get some perspective, but I feel changed after reading this book. So complex, so painful, so painfully beautiful, such life in the telling of this story, It grips at your heart, and somehow you can feel the pain. It makes you shudder to think of how evil and cruel humanity can be. People were worse than animals in their treatment of so many people of this era. The chain gang was a terrible way to make people live. It shows how power in the hands of the wrong people can bring about a hell on earth. We might not be able to believe these things could really happen, that man was capable of such things were it not for the proof that we have in so much of history.
The story is based on a real case, on in which Margaret Garner (remembered in this book as the family name given to the less horrendous slave owners) killed her children for the same reason in 1856, Ohio. Sethe and her daughter Denver live in a house on 124 Bluestone Road. Once a lively place where freed slaves congregated after Emancipation to get news and socialize, it’s now desolate and creepy, haunted by the spiteful ghost of Sethe’s dead two-year-old child. The matriarch Baby Suggs (Sethe’s mother-in-law) is now dead, and Sethe’s two sons have fled the premises.
When Paul D enters the home, things begin to change. He and Sethe worked on the same plantation – called Sweet Home, ironic because it was anything but – decades earlier. They share history, good and bad, and harbor secrets from the other. Paul D’s presence makes the ghost leave, and he alienates the shy, awkward Denver and begins to make Sethe unshackle herself from the past… until a mysterious stranger – with no lines on her hands or face – appears at 124 to mess things up.
There are a lot of men and most of them in this book are oppressors, but a few rise above. Mister Garner, although a slave owner, shows at least some signs of humanity. Paul D is the most developed male character, struggling with his fears and weaknesses, but in search of truth and peace.
The only difficulty, it takes a while to get all the names straight; I found myself flipping back to see when a character was introduced. It’s not a long book, average length really, but it’s dense and full of layered, complex imageries. Moreover, the tale is related in a disjointed and dreamlike manner. And the story is built in spiraling layers, so it's only at the end that we have the whole story. And even at the end, not all the loose ends are wrapped up (although we are lead to a certain interpretation of events).
In conclusion, Beloved is a truly great book that lives up to the hype. Hard to put down. The writing is excellent. Take your time and read this one bunch of times. It can be really painful. But it is beautifully written and important to read. Highly recommended!
Yarim birakmamin nedeni cok ilginc.hamileydim ve kitaptan duygusal olarak cok etkileniyordum.birde gercek hayat ama kolelik duzenindeki ilişkiler biraz yavan geliyor bana.oda olumsuz etkilenmeme neden oldu
Toni Morrison'un 'Sevilen' romanını okurken zaman zaman dehşete kapıldım. Yorum yazarken içerik hakkında pek yazmamaya dikkat ediyorum, o nedenle içerikten bahsetmeyeceğim. Ancak zencilere uygulanan kölelik düzeninin vahşetini çok etkileyici bir şekilde anlatan bir roman olduğunu söyleyebilirim...
Köleleştirilen siyahi kadın ve erkeklerin yaşadığı aşağılanmaları, öldürülmeleri, zevk için kullanılmalarını bu arada siyahi kadınların çocuklarını köleleştirmemek için çırpınmalarını, yaşadıkları ağır travma ve psikolojik baskıları anlatan akıcı bir kitap
"Şu beyazlar, elimde avucumda ne varsa, hayallerimle birlikte alıp götürdüler," demişti. "Kalbimi de kırdılar. Dünyada beyaz insanlardan başka kötü talih yoktur."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sevilen
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755707686
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Beloved
Çeviri:
Püren Özgören
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayınevi
 Kölelik cehennemine içeriden bir gözle bakan Sevilen, çocuklarıyla birlikte kölelikten kaçan bir kadının özgürlük savaşını anlatıyor. Geçmişin ağırlığını omuzlarından yıllar sonra dahi indiremeyen, onun hayaletleriyle boğuşan Sethe, annelik vicdanıyla, kadınlığıyla ve ait olduğu toplumla hesaplaşıyor. Kadınlık ve annelik duygularıyla müthiş bir şekilde harmanlamış Toni Morrison'ın bu dev eseri, zalimliklerle dolu bir tarihe ışık tutarken, siyahi bir ailenin merkezinde çok kişisel bir varoluş hikâyesinin duygu dolu inceliklerini ıskalamamayı başarıyor.

Acı ve güzelliği yan yana getiren şiirsel diliyle Toni Morrison'a Pulitzer Ödülü'nü kazandıran Sevilen, büyülü atmosferi ve doğaüstü detaylarıyla fazlasıyla sahici bir masal…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 86 okur

  • Begüm Kalaycı
  • İsmail Duran
  • Sinem Saglam
  • venus
  • _ikiyebolunenvikont_
  • Mone Burcu
  • zeki erdem
  • Seyran bozkurt
  • Özlem ÖZDEN ZENGİN
  • S.G

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%16.2
25-34 Yaş
%24.3
35-44 Yaş
%40.5
45-54 Yaş
%13.5
55-64 Yaş
%2.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.1
Erkek
%27.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29 (9)
9
%19.4 (6)
8
%25.8 (8)
7
%9.7 (3)
6
%6.5 (2)
5
%0
4
%3.2 (1)
3
%3.2 (1)
2
%0
1
%3.2 (1)