Mrs. Dalloway

Virginia Woolf
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Clarissa Dalloway..
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 20:23
Eser ismini başkahramanı Clarissa Dalloway'den alır. Konumuz ise Mrs. Dalloway'in parti vereceği bir günün işlenmesidir ama olay örgüsü ve zaman net değildir. Bilinç akışı tekniği ( Bilinç akışı karakterin düşünme eylemini olduğu gibi aktarmaya çalışan bir edebi tekniktir. ) kullanılarak yazılan eser karakterlerin geçmişe ve geleceğe dönük monologlarıyla zenginleştirilmiştir. Aslında karakterlerin geçmişteki hallerini okudukça o güne etkisini ve o gün neler hissettiğini çok daha iyi anlıyoruz. Virgina bize bir parti gününü anlatırken bile günlük yaşamlarımızın hatta belki de pişmanlıklarımızın , unutmaya çalıştıklarımızın üstündeki sis bulutlarını en güzel analiz cümleleriyle dağıtıyor yine. " Çünkü söylemeye değer olan tek şeyin hissettikleri olduğunu düşünüyordu. İnsan hissettiğini söylemeliydi. Çünkü insanlar yaşları ilerledikçe , konuşmadan da birbirini anlayabilirlerdi. Ölmek istemiyordu. Hayat güzeldi. Güneş sıcaktı. Sadece insanlar , ne istiyorlardı ? " Clarissa Dalloway'e biraz değinmek istiyorum. Mrs. Dalloway üst ve yönetici sınıfa ait bir kadındır. Richard Dalloway ile evlidir ve bir kızı ( Elizabeth ) vardır. Sally ve Peter gibi diğer kahramanlarla arasındaki ilişkiyi incelemeden onu tanıtmak ve tanıtmak tam anlamıyla mümkün değildir. O ne kadar " mükemmel ev sahibesi " gibi görünmeye çalışsa da aslında çok ciddi bir sosyal içgüdüye sahiptir. Kahramanlardan en uzun Septimus anlatılmıştır. Septimusun başına gelen olay Clarissa'nın davetinde konuşulduğunda Clarissa bunları duyar ve zihninde onun için üzülür ve devamında bilinç akışı tekniği ile bunu okuduğumuzda o sosyal içgüdünün ne kadar etkili olduğunu görebiliriz. Berrak bir zihin ile okuduğunuzda her şeyi birleştirip zihninizde yapbozu tamamlarsanız yine ve yine Virgina'dan dersler almış olarak
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
" Her seçim bir vazgeçiş... "
7/10
·256 syf.··
2021 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 21:58
Çok zorlanarak okuduğum bu kitapta anladım ki, bilinç akışı tekniğini okuyabilmem için bir fırın ekmek yemem gerekiyor. Virginia Woolf hep okumak istediğim bir yazardı, Mrs. Dalloway eseri ile kendisiyle tanışmak açıkçası beni zorladı. Karakterlerin zihninde gezmek çok yordu ve sürekli şu an kimin bilincindeyim kopukluğu yaşadım. Aşırı dikkatle ve sakin bir ruh haliyle okumaya başlayınca anca akışa alışıp bitirmeyi başardım. Kitap fazlasıyla yazarın kendi kişiliğinden izler taşıyor. Okurken içinizin sıkıldığını, ruhunuzun daraldığını hissediyorsunuz yine de bazı yerlerde karakterlerin bazı hislerine katılmadan edemiyorsunuz. Psikolojik kurgu türünde roman sevmeyenlerin beğenebileceği türde değil ne yazık ki. Woolf'u ilk kez okuyacaklara tavsiyem bu kitabı ile başlamayın, hangisi ile başlanır diye sorarsanız onu henüz bilmiyorum :)
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2024 09:57
"Peter, insanın iki kez âşık olamayacağını söyledi. Sally ne diyebilirdi ki? Ama yine de âşık olmak güzeldi." Yıllar önce Peter Walsh, Sally Seton ve Clarissa yakın arkadaştır ve Peter Clarissa'ya aşıktır fakat Clarissa Richard'ı seçer ve Peter'ı reddeder. Clarissa Richard ile evlenerek Mrs. Dollaway olurken Peter ve Sally ile yollar ayrılır arkadaşlık dağılır, Sally daha alt tabaka biriyle evlenip Manchester'a yerleşirken Peter İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan'a gider. Yıllar sonra bir gün Mrs. Dollaway'in evinde sosyeteye vereceği davetiye öncesinde Peter çıkagelir ve eski günler, hatıralar gün yüzüne çıkar. Biz de karakterlerimizin düşünce odaları içinde eskiyi öğreniriz. Bir diğer karakterimiz de savaş gazisi Septimus Warren Smith. İntihara meyillidir ve eşiyle garip bir iletişimi vardır, savaş arkadaşının hayalini görür sürekli sayıklar garip cevaplar verir eşine ve doktorlara. Woolf yine birbirine karışık, düşünce akışının ön planda olduğu bir kurgu hazırlamış. Okurken yine zorlandım, kim kimdir, olayda rolü nedir, herhangi bir şeyi anlatırken bir anda bambaşka bir insandan bahsetmeye başlaması nedendir, ve asıl anlayamadığım Septimus kimdi ve Mrs. Dollaway ile ilgisi neydi? Ya o karmaşık düşünce akışı içinde kaçırdım ilgisini ya da bambaşka bir karakterdi ve bu kitapta olmasa da olurdu. Sevmeyerek başladım ve öyle devam ederek okudum kitabı. Sayın Virgina Hanım ile yıldızımız barışmadı yine. Yine harika cümleler vardı kitapta ama kurgu ve duyguları bana geçirme açısından zayıftı. Anlatmak istediği şey neydi, Peter'ın aşkıysa daha güzel aşk kitapları var bu kitaba hiç gerek yok. Kitabın bitişi de o kadar saçma oldu ki tamamen yetersiz buldum kitabı. "İnsan, böyle bir dünyaya çocuk getiremez. Acıyı sürdürüp, sürekli duyguları olmayan, sadece geçici
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
8/10
·256 syf.··
2019 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2019 16:43
Kitaba adını veren karakter Mrs. Dollaway (Clarissa) ellili yaşlarında, burjuvaziye ve burjuvazideki yerine önem veren biri. Peter Walsh geçmişte ona talip olmuş ve ona aşık biri. Richard Dollaway ise Clarissa'nın eşi ve aristokrat sınıfına mensup biri. Bu noktada insan durup düşünüyor. Birbirlerini anlayan ama zıt karakterde biriyle evlenmek mi, yoksa anlayış ve sakinliğin hüküm sürdüğü bir evlilik mi? Kitap sürüp giderken Clarissa'nın geçmişine ve bu gününe kısa kısa yolculuklarla giderek tüm düşüncelerini, karakterini bugünde analiz edebiliyorsunuz.(Zira kitap bir günü anlatıyor :)) Bu noktaya kadar incelemeyi okuduğunuzda Aa! Çok klasik bir roman konusu diyebilirsiniz ama tam bu noktada işin içine çok başka bağımsız karakterler giriyor Septimus Warren Smith gibi.. Yazar kendi içindeki yaşam ve ölüm kavgasını da Clarissa ve Septimus gibi iki bambaşka karakterle yansıtmış. Ve yazar karakterleri iyi tahlil etmiş güzel işlemiş. Kitapta tam bir olay örgüsü yok. Geçmişe ve günümüze yolculuklar insanı okurken yorabiliyor bu yüzden kitabı sıkıcı bulanlar olabilir bir çırpıda okuyamadım sıkıldım diyenler olabilir. Daha çok Wirginia Wolf'un yazım tekniğini beğenenlerin tek çırpıda okuyabileceği bir kitap. O doğrultuda bunu bilerek okuyun sonra sıkıldım demeyin derim... İyi okumalar...
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
7/10
·256 syf.··
2021 84. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 14:27
Karakterlerin iç yaşamının bilinç akışı tekniğiyle iç içe geçtiği Mrs. Dalloway, okuyucuyu beşeri deneyimin, zaman ve mekânın, deliliğin ve pişmanlığın keşfiyle büyülüyor. Kitabı genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Virginia Woolf, yoğun duygularla yaşanan hayatlardan kesitleri güzel bir şekilde aktarmış. Kitap daha çok Peter'ın Clarissa'ya olan duyguları, Clarissa'nın hayatından bahsediyor. Zarif ve hayat dolu bir kadın olan Clarissa Dalloway vereceği bir davete hazırlanırken, bir zamanlar hayatına giren ve çok sevdiği insanları hatırlar. Savaş sonrası bunalımı yaşayan ve akıl sağlığını kaybetmek üzere olan Septimus Warren Smith'in en kötü günü, Clarissa ve dostlarının davete hazırlandığı günle iç içe geçer. Davet göz alıcı bir seviyeye ulaşırken, söz konusu yaşamlar ortak bir paydada buluşur. Haziran 1923'ün son derece önemli bir günü geçmişi, günceli ve geleceği bir araya getirir. Mrs. Dalloway Virginia Woolf
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
Clarissa'nın Ruhunun Ölümü
Puan vermedi·256 syf.··
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 18:16
"Bazen iyi görünen kibar insanları sokakta durdurması ve onlara "Ben mutsuzum, " demesi gerektiğini düşünüyordu." Bu kitabı " Mrs. Dalloway" değil de 'Clarissa'nın Ruhunun Ölümü' olarak hatırlayacağım.Her bir karakterin başka bir hayat içinde ruhunun ölümü gelecek aklıma. Yitirilmiş şeyler, geçmişte kalan duygular. Şimdi de yapılacak onca şey varken bir gürültünün içinde koşturup durmak... Kitabı elinde tutanlarda karakterlerden farklı değil, yo kesinlikle değil. Ya buranın içinden fırladık ya da birileri yine bizi yazmış. Yavaş yavaş bazı parçalarımız bizden kopuyor ve kendi ruhumuzun ölümü de önceki çağlardan farklı olmuyor. Başka bir kitapta "Bir insanın ruhunun tarihi, bütün bir ulusun tarihinden daha az meraklı, daha az eğitici değildir..." diyordu, daha az önemsiz de değildir.Bir başkasının ruhuna bakarak kendi ruhunu nasıl kurtaracağını düşünmek, tıpkı tarihten dersler çıkarmak gibi. Bu kitabı okurken bunu düşündüm. Anlam veremediğimiz kalabalığımızla şuan mutluyuz sanıyoruz. Ya da yalnızlığımızda mutluyuz sanıyoruz. Mutluluk tam olamasada doğruyu yaptığımızı düşünüyoruz. Ve birilerinin seçtiği hayat bize ne kadar uzaksa o kadar yanlış geliyor. Birbirimizi yalanlıyor ve doğrularımıza kendimizi hapsediyoruz. Yıllarca bir kitap yazacağım diyen bir karakter vardı, ellili yaşlarında hala o kitabı yazmamıştı.Ama yazacağını söylüyordu, mutlaka yazacağını. Ne demeli o kadar eminimki biraz bu karakterler olduğuma. Keşke öyle olmasa. Yine de şansım varken, camdan dışarıya bakarken sadece manzaranın güzelliğini görmek istiyorum. Umarım okuyan herkes bunu hisseder ve ister.
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2019 1. kitabı
Clarissa Dalloway’in parti verdiği bir günü anlatan pek konusu olmayan, kitaptaki kişilerin içsel konuşmalarıyla geçen ve okunması zor olan bir kitap.
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2020 47. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 10:36
Virginia Woolf(Mrs Dalloway) Romanda, bir kadının bir gün boyunca yaşadıklarını, düşündüklerini feminizm, eşcinsellik, varoluşçuluk ve zihinsel problemler bakımından konu almaktadır. . . . Bir oturuşta bitirilecek kitap :)
1000Kitap
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
Mrs. Dalloway
Puan vermedi·256 syf.··
2020 16. kitabı
Modern Dünya Edebiyatında önemli bir yere sahip olan yazar Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway adlı romanında iki önemli teknik kullandığını görebiliriz.Bunlardan biri “ stream of consciousness ” yani bilinç akışı tekniği ve karakterlerin geçmiş ve şimdiki yaşamları arasında bağlantı kurmak için kullandığı flashback tekniği. Böylece karakterlerin iç dünyalarında yaptıkları yolculuğa okuyucular da şahit oluyor.Ayrıca Birinci Dünya Savaşı’nın ardından yazılan bu romanda ,Woolf’un savaşın onun üzerinde yarattığı kötü bir ruh hali ve kötü bir psikolojinin etkilerini karakterlerine de yansıttığını gözlemleyebiliriz.Olaylar aslında tek bir günde geçse de “Big Ben” in her çalışıyla farklı karaktere ve olaya geçiş yapılması oldukça kafa karıştırıcı ve bu da kitabın okunması açısından zor bir kitap olduğunu kanıtlar nitelikte.Ve okunması her ne kadar zorda olsa yazar bu tekniği kullanarak çoğu okuyucunun dikkatini kendinde toplamıştır.
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma
Katkısı yok
2/10
·%28 (72/256 syf.)·
Woolf daha önceden okuduğum bir yazardı. Orlando kitabını keyifle okumuştum. Beklentim çok büyüktü bu kitaptan ama umduğum gibi olmadı. Yarım bıraktım. Olay yok, karakterlerle bütünleşemedim, çok sıkıcı. Bana bir şey katmadığını fark ettiğim anda bıraktım. Okuduğum kitabın mesajlar vermesine ve hayatımı yönlendirecek bir etkiye sahip olmasına dikkat ederim. Maalesef bu kitap zaman kaybı ve aldığım için de pişman oldum. Eğer yazar olmak istiyorsanız ya da böyle girişimlerde bulunuyorsanız, teknik öğrenme açısından tavsiye edilebilir ancak her okurun keyif alabileceğini düşünmüyorum. Mrs. Dalloway
Duygu ve Düşünce
Mrs. DallowayVirginia Woolf · İndigo Kitap · 20195,9bin okunma

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."