Mrs. Dalloway

Virginia Woolf
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·208 syf.··
2018 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2018 21:53
"Mrs.Dalloway çiçekleri kendisinin alacağını söyledi." Kitap işte bu meşhur cümleyle başlıyor ve bütün bir gün boyunca Mrs.Dalloway'in gününe, saatlerine tanıklık ediyoruz. (Kitabın ismi bu yüzden zaman kavramında geçtiği için saatler olarak kalacakmış ama sonradan değiştirilmiş.) Anlatimi bakimindan karışık ve biraz da zor bir kitap Mrs.Dalloway. Yapilan yorumlardan anlayacagimiz üzere tam olarak zaman, mekan, karakter kavramı oturmadigindan, farklı zamanlarda geçtiği ve bir diğer zamana geçişte belirgin herhangi bir sey olmadığından sanırım pekte sevilmemiş. Evet bazi noktalarda hak veriyorum ama tam olarak da öyle düşündüğüm söylenemez, Mrs.Dalloway'in düşüncelerine paralellik gösteren düşüncelerim ve hareketlerim beni kitaba bağlamakta hiçte zorlamadi:) Her okur bir olmadigindan dolayi kitap benim icin gayet de akiciydi. Kitap bittikten sonra araştırma yaparken de karşıma bir film çıktı. Virginia Woolf'un Mrs.Dalloway kitabını yazarken ki sürecini anlatan bir film:The Hours(Saatler). Kitabı okuduktan sonra üzerine bu filmi izlemek kitapla ilgili sahip olduğum boşlukları doldurmada bana oldukça yardımcı oldu. Yanlış anlaşılma olmaması için tekrar belirteyim kitabın filmi değil,bu kitap yazılırken ki Virginia Woolf'un yaşamını anlatıyor, düşüncelerini ve hislerini yansıtıyor. Ama eğer kitabı okursanız ardından mutlaka filmi izleyin derim çünkü kitapta farklı zamanlarda geçen konu kafanızda tam yer etmediyse, bazı taşların yerine oturması açısından film çok çok yardımcı oluyor. Size tavsiyem kitabi okudum ama anlam veremedim diyorsanız mutlaka filmi izleyin.. İzleyin ki Virginia'yı anlayın.. Virginia.. Virginia ve kitabı bitirdikten sonra ki o hazin sonu... Ceplerine taş doldurup kendini göle bırakması... Kocasına bıraktığı o mektup... Ben burada noktalıyorum. Benim
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 00:21
Bir kadının bir gününü anlatan bir kitabı, bir kadın olarak yaşayarak bir günde okudum. Ve harikaydı... 3 senedir hemen hemen her gün ismini duyduğum bir yazarı ve kitabını bu kadar geç okuduğum için kendime çok kızgınım. Nesir gibi yazılmış bir nazımdı. Devrik cümle müptelası biri olarak bayılarak okudum. "Peter mi, yoksa Richard mı?" sorusu okuyan herkesin olduğu gibi benim de sürekli kafamı kurcaladı. Bu soruya herkesin cevabı farklı olacaktır tabi. Edebiyatta teknik anlamda bir ilke imza atmış bu şiir gibi romanı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
8/10
·208 syf.··
2020 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 20:13
İngiliz yazarın farklı bir tarzda yazdığı bir roman. Üç saat gibi kısa bir zaman dilimini Oğuz Atay ve Yusuf Atılgan’da gördüğümüz bir teknikle anlatmış. “Flash back” tekniğini aklına geldiği gibi yansıtmış.
1000Kitap
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2021 63. kitabı
Batmakta olan gemiye zincirlenmiş lanetli bir ırkın sefil tanrılara karşı açtığı bir savaş bu. Zihinlerdeki zindanları çiçeklerle ve yastıklarla donatmakla kazanılan zaferlerin hikâyesi. Hayatın yarısını uyduran insanın boşlukta yankılanan cıvıltısı. Mrs. Dalloway bir nehir, dibi çakıllı, dönemeçli. Dönemeçlerde tepecikler ve tepeciklerde seksek oynayan Woolf. Baş döndürücü bir yolculuk bu. Zihinden zihine, yürekten yüreğe. Anlatıcılar arası bir restleşme. Aynalar arası bir yansıma. Çiçekleri kendin al ya da alma. Önemli olan boğulmayı göze alman. Woolf, I. Dünya Savaşı sonrası İngiltere'sini kendi oyun alanına çeviriyor Mrs. Dalloway'de. Big Ben'in çanları çalıyor durmadan. Zaman da akıyor. Bu hikâyede her şey nehir. Bazen şefkatle akan, bazen öfkeyle. Woolf'un mürekkebi de akıyor: Zihnin karanlık kusurlarından intiharın sivri köşelerine, bir "ikram" olarak yaşamak veya yaşatmak üzerine düşüncelerle varoluşa, çırılçıplak koşarak Mrs. Dalloway'ın dudağına titreten bir öpücük konduran Sally Seton ve Evans'a kenetli kalbi sayısız kez yeniden parçalanan Septimus ile Queer temalara, evlilik ve birey olmak üzerine sorgulamalarla elbette ki feminizme. Woolf'un mürekkebi habire renk değiştiriyor. Ucuz bir yeşilden gökyüzü mavisine, utancın pembesinden çığlığın kırmızısına. Ve en çok da siyaha, çarenin ve çaresizliğin, umudun ve umutsuzluğun arasında dengeyi kaybetmenin rengine. Ve mora. Her şeye rağmen varolmanın o çığırtkan tonunda. Mrs. Dalloway bir renk cümbüşü, kuş cıvıltıları arasından peydahlanan bir senfoni orkestrası, ruhun ve kalbin kavgasından titreşerek yükselen bir melodi bulutu. Tek oturuşta okunup yutulacak dev bir lokma bu kitap. Önce boğazda takılan, sonra kana karışıp kalbi sarhoş eden bir akıntı. Woolf bir büyücü, kazanı da nehir yatağı. Sürüklenme
Virginia Woolf
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway Adlı Romanına Dair Üç Ayrı İnceleme Yazısı
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2013 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2013 00:00
2013 Okuma Listesi - 5. Kitap Çarpık düzenin uyumsuz çocukları: Mrs. Dalloway romanı üzerine bir inceleme | Ayşe Korkmaz Clarissa Dalloway, o akşam büyük bir parti verecektir. Sabahın erken saatlerinde çiçekleri almak üzere dışarı çıkar. Londra sokaklarında yaptığı yürüyüş sırasında gözlemledikleri ve algıladıkları ona geçmişi hatırlatır. Evden ayrılırken, çocukluğunun geçtiği Bourton’daki yazlık evi ve eski talibi Peter Walsh’ı düşünür. Mektubunda bu günlerde Hindistan’dan döneceğini yazmıştır. Peter, ona dışarıdan bakan ve eleştiren üçüncü gözdür. Clarissa’nın aykırı ve açık fikirli yanını temsil eder. Aralarındaki ilişki, Peter’ı reddetmesi yüzünden bitmiştir. Devamı için... edebiyathaber.net/carpik-duzenin-... Virginia Woolf’un Mrs. Dalloway adlı romanında bir leitmotiv: Peter Walsh’ın çakısı| Ayşe Korkmaz Leitmotiv, edebiyata müzik alanından geçen bir kavramdır. Müzik parçası içerisinde bir melodinin belli aralıklarla tekrar etmesi durumudur. Nakarat şeklinde de ifade edilebilir. Aralıklı olarak tekrar eden sesler, parçaya ritm kazandırır. Ve bu ritm, parçanın, dinleyenler üzerindeki etkisini artırır. Devamı için... edebiyathaber.net/virginia-woolfu... Mrs. Dalloway romanında bilinç akışı tekniği | Ayşe Korkmaz Mrs. Dalloway, edebiyat dünyasında, bilinç akışı tekniğinin en başarılı örneklerinden biri olarak yer alır. Woolf, ilk kez Jacob’s Room’da kullandığı bilinç akışı tekniğini Mrs. Dalloway’de daha da geliştirir. Bunu günlüğünde, şöyle anlatır: “Bir yıl süren el yordamına mal oldu bu tünel kazma süreci diye adlandırdığım şeyi keşfetmek, bu teknikle geçmişi tefrikalar halinde
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 59. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 01:06
Anladım ki modern roman bana göre değilmiş. Bu roman Bilinç akışı tekniğinin en iyi örneği olarak kabul ediliyor. Tüm kitap sadece 1 günü anlatıyor. Bu yüzden hareket yok denecek kadar az. Yani 50 sayfa boyunca kadın sadece evden çıkıp çiçekçiye gitti ve geri geldi, çıldırdım okurken.. Tabi teknik yönünden ne kadar başarılı olduğu aşikar. Bana hitap etmiyor.
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2019 81. kitabı
Virginia Woolf’un karakterlerin hem iç dünyalarını hem de dış dünyaya bakışlarını ustalıkla yansıttığı bir eser Mrs. Dalloway. Baş karakter Clarissa Dalloway’in akşam vereceği davete hazırlanmaktayken ilk aşkı Peter’in ansızın çıkıp gelişini ve o gün içinde tüm yaşamını zihninde adeta yeniden yaşayışını okuruz. İlk aşkıyla evlenmiş olsa hayatının nasıl olacağını düşünürken bulur kendisini... Bir gün içerisinde geçiyor romandaki olaylar. Hatta olaylardan çok anılara, zihindeki sorgulamalara, imgelere ve duygulara temas ediyoruz. Clarissa’nın çiçek almak için evden çıkışıyla başlıyor ve dışarıda karşılaştığı insanları ve günlük olayları aktarmaya başlayınca pek çok karakterle tanışıp, geçmişlerine gidiyoruz. Sıradan bir gündeki detayların izdüşümünde, aslında bir yaşamı, bir dönemi, bir ülkenin insanlarını okuyoruz. Fonda Big Ben’in sesiyle, bir kadının, Mrs. Dalloway olduğunda Clarissa olmayı nasıl bıraktığını ve tüm seçimlerimizi, yaşamı, ölümü, zamanı, anları... düşündürüyor yazar. Romandaki farklı kadın karakterler Birinci Dünya Savaşı sonrası toplumdaki kadın tiplemelerini ve farklı sınıflardaki yaşam tarzlarını yansıtıyor. Septimus ve karısı Rezia’nın sahneleri de çok etkileyiciydi. Bilinçakışı tekniğinin nefis bir örneği Mrs. Dalloway. Uzun zamana yaymadan, odaklanarak, dahası hissederek okunmayı isteyen ve içine girdiğinizde büyük lezzet veren güzel bir kitap. Öneririm.
Edebiyat
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2019 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2019 18:20
Virginia Woolf'un bilinç akışı tekniği ile yazdığı romanlarının en iyi örneklerinden birisi Mrs. Dalloway. Kendine Ait Bir Oda'dan sonra okuduğum ikinci Virginia Woolf kitabı. Bu kitabında biraz zorlandım, bilinç akışı tekniği olması dolayısıyla zor bir kitap olacağını düşünüyordum öncesinde de. Peki nedir bilinç akışı tekniği ona bakalım. Karakterin düşünme eylemi olduğu gibi yansıtılmaya çalışılır. İç diyalog şeklinde görebiliriz. Yazar kahramanın, hayatı, nesneleri, etrafında gördüğü şeyleri nasıl algıladığını, bir bilinç yansıması eşliğinde aktarır. Cümleler genellikle derin ve soyut ifadelerden meydana gelir. İnsanların duygularını anlamayı, onların ruh hallerini çözümlemeyi seve okurlar için çok iyi bir anlatım şekli. Ben de seviyorum karakterlerin derinliklerine inmeyi. Ancak Mrs. Dalloway da bu durumu yaşayamadım ne yazık ki. Bilinç akışı tekniğe baktığımızda daha derin anlatımlar okuyacağımı düşünmüştüm ama beklediğimi bulamadım. Nedeni hiç kuşkusuz çok fazla karakterin olmasıydı. Clarissa Dalloway caddede yürürken veya bir parkın önünden geçerken gördüğü bir kişi bile bir anda kitaba dahil oluyor ve onu tanımaya başlıyoruz, sonra başka bir karakter çıkıyor onu okuyoruz anlamaya çalışıyoruz. Hal böyle olunca çoğu karakter yüzeysel kaldı. Kitabın konusu Clarissa Dalloway'ın akşam vereceği davete kadar düşüncelerini, geçmişe dönüşlerini, hatıralarını içeren bir günü. Clarissa'nın ilk aşkı Peter Walsh ve arkadaşları Sally'nin gelişi Clarissa'yı geçmişe götürüyor. Yaptığı seçimleri, vazgeçişleri, şimdiki evliliğini, eşini, hayatını gözden geçiriyor. Bunun yanında ölüm ve aşk üzerine düşüncelerini de aktarmış Virginia Woolf. Clarissa'nın duyguları onu şimdiki yaşadığı sıkıcı hayata sürükleyen seçimlerini okumak keyifliydi. Ayrıca iki karakterin konuşmasında
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2021 25. kitabı
Mrs.Dalloway 1925'de yayınlanmış.Hem şimdiki zamanla geçmiş zaman,hem de bu zaman dilimlerindeki kişiler arasında bağlantılar iç içe anlatılıyor.Romandaki kişilerin akıllarından geçenler sürekli okuyucuya aktarılıyor. Mrs.Dalloway bir delilik ve intihar romanı aslında.Virginia Woolf,kendi yaşamını olumsuz yönde etkileyen ve sonunda intiharına sebep olan deliliği tüm romanlarının içinde sadece Mrs.Dalloway'da işlemiş.Feminizm, eşcinsellik, varoluşçuluk gibi konular da yer alıyor.Savaşı ve yönetim sistemini de eleştiriyor. Mrs Dalloway bir tek günde,bir tek kentte(Londra'da) geçiyor.Diğer romanlarında kullandığı bilinç akımı tekniğini bu kez biraz farklı kullanmış.Roman karakterlerinin bilinçli düşündüklerini mantığa uygun bir sıralama halinde ve bilinçaltına hiç yer vermeden aktarmış okuyuculara.Daha çok iç monolog türüne uygun diyebiliriz.(İç monolog:Oyun,roman ve öyküde,kahramanların aklından geçen düşünceleri açığa vuran anlatı tekniği.) Romanda bir olay örgüsü yok.1923 yılının Haziran ayında geçen sabahtan geceye kadar süren yaklaşık on iki saatlik bir zaman dilimini anlatıyor sürekli geçmişe dönüşler yaparak.Zaman kavramı öne çıktığı için aslında kitabına The Hours(Saatler)adını vermeyi düşünmüş.Sonra Mrs.Dalloway'da karar kılmış. Evlenmeden önce özgür bir yaşamı olan Clarissa Dalloway evlenince aristokrat olmayı seçmiştir.Akşam evinde vereceği parti için hazırlıklara başlar.Aynı gün eski aşkı Peter Walsh gelir.Onun gelişiyle birlikte Mrs.Dalloway geçmişini,anılarını,eski arkadaşlarını ve yaptıklarını bir bir hatırlamaya başlar. Zor bir okuma olacağını biliyordum benim için ve okurken zorlandım da.Ama Woolf okumaktan asla vazgeçmeyeceğim de bariz ortada.Gelsin sıradaki kitabı :)
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma
7/10
·208 syf.··
2020 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 11:40
Mrs Dalloway yani Clarisa'nın akşamında bir parti vereceği tek bir günü anlatılıyor. Partiye ilk aşkı Peter ve eski dostu Sally gelecek mi? Ayrıca Clarisa bir Dalloway olmaktan ne kadar mutlu. Birazda iç hesaplaşma var. Kitap bilinç akışı yöntemi ile yazılmış. Yani düşünce eylemi olduğu gibi aktarılmış. İç dialoglara yer verilmiş. Bu yanında ne getiriyor? Kalabalıkta, otobüste, evde çocuklar koşuştururken okursanız onlarca cümle dikkatinizden kaçar ve bu kitabın her bir cümlesi çok kıymetli. Normal bir olay akışı bekleyenler için zor bir kitap. Olayın nereye gideceğini merak etmiyorsunuz, her bir paragrafı ayrı bir keyifli. Varılacak yer değil yolculuk önemli de yazayım da klişemiz eksik kalmasın. Ayrıca satır aralarında bin sekizyüzlerin sonunda Londra'da trafiğin olması, makyaj ve moda ile ilgilenmeleri, İngiltere sömürgesideki Hindistan için sürekli fikirlerinin olması, Shakespeare okumanın İngiliz kanı taşımakla neredeyse bir tutulması... İsterseniz genel bir izleniminiz oluyor dönem hakkında. Sevgili Virgina Woolf tanıştığımıza memnun oldum.. Not: Kitaptan uyarlama bir de film varmış - saatler -
Mrs. DallowayVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınları · 20185,9bin okunma

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."