·160 syf.····Okunma: 02 Temmuz 2024 12:23 Huzursuzluk
Livaneliden okuduğum ilk eser. Açıkçası beklentimin altında bir eserdi. Sosyal medyada,sosyal hayatımda çok övülen ve sevilen bir yazardı livaneli. Açıkçası bu kadar övülmesinin sebebini merak ediyor ve okumak istiyordum. Ama okuduğum bu kitabı, gerçekten bu kitapları mı övüyorlarmış dediğim bir eser oldu. Bu kadar sevilmesini anlayamadım açıkçası. Yada sorun bendedir diye de düşünmedim değil.
Kitabı okurken birşeyler oturmadı bende. Hep birşeyler eksik kaldı. Öncelikle yazarın kendine özgü bir yazım dili vardı. Okurken akıcıydı fakat anlatımında hep birşeyler eksikti. Ne eksikti onu bile çözemedim tam olarak. Konusu bakımından hassas bir konu ve bence bu konu üzerinden daha derin bir şekilde yazabileceğini düşünüyorum. Ayrıca uygulama üzerinden de yorumlara baktım ve beğenilenler sayısı oldukça fazla. Belki de yanlış bir zamanda okudum,bilemiyorum. Fakat yine de hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Bu kadar beğeni karşısında daha iyi bir kitap beklerdim. Ve bana kalırsa belli başlı mantık hataları veya olay örgüsünü tam oturtmama sorunu var gibiydi. Dediğim gibi bariz bir şekilde birşeyler oturmamıştı. Olay örgüsü sanki bir anda yazılmış üzerine hiç düşünülmemiş gibiydi.
Kitabın konusundan bahsedersek de Işid zulmünü misliyle yaşamış olan ezidi kız Meleknaz ile mardinli hüseyinin başından geçen olayları konu alıyordu. Konu bakımından farklı ve bilinçlendirici bir konu üzerinde durulsa da daha iyi anlatılabileceğini düşünüyorum. Doğruyu söylemek gerekirse bilgilendirici bir konu olduğunu da düşünüyorum.
Fakat ana karakterlerimizin hüseyin ve meleknaz olmasına karşın kitabın büyük bir kısmı gazeteci ibrahim tarafından geçiyor. Bu durumda da hüseyin karakteri oldukça pasif kalmış durumda. Eğer durum böyleyse diğer bir ana karakter zilan da olabilirdi.
Veya ilgimi çeken bir diğer konu ise hüseyinden büyük bir kalbe sahip olması,karıncayı bile incitememesi, dinine sadık olması,merhametli olması gibi birçok yönünden bahsedilmesine rağmen sonuç olarak hüseyin kendi nişanlısını ardında bırakarak,onun duygularını hiçe sayarak davranması bu iyi ahlakla çelişir bence. Eğer bu kadar iyi kalpli,merhametli bir insansa ardında günahsız bir kızı bırakması beni oldukça rahatsız etti açıkçası. Ya da ibrahimin, çocukluk arkadaşı hüseyinin nişanlısına farklı bir gözle bakması beni yine düşündürdü. Her bakımdan yetersiz bir gördüğüm kurguydu.
Ama livanelinin diğer kurgularına da şans vereceğim. Çünkü hala eserlerini merak ediyorum. Umarım ki diğer eserleri daha büyük bir edebî değere sahiptir. Maalesef ki bu eserini beğenemedim.
İyi günler diliyorum!