·384 syf.····Okunma: 04 Temmuz 2024 16:50 Chevy Stevens'ın çok iyi bir yazar olduğuna kanıtlamak için yazarın Türkçeye çevrilen kitaplarından sadece obsesif adlı eserini okumak bile yeter. En iyi ilk roman ödülünü de alan Obsesif dört dörtlük bir psikolojik gerilim örneğiydi ve daha da önemlisi; psikolojik gerilim türünün klişelerinden kendine sığ bir kitap çıkarmak varken tam tersine baş karakterini mümkün olan en zorlayıcı psikolojik derinliklere kadar götürüyordu. Bunun sonucunda da kitap kendisinden beklenmeyecek kadar nitelikli bir çıtaya yükseliyordu.
Yazardan okuduğum ikinci kitap "O Gece", ilk kitabın altında kalmayan dört dörtlük bir çalışmaydı.
Elimde aslında yazarın Türkçeye çevrilmiş bir kitabı daha var, ama ben nedense onu okumak istemedim ve henüz Türkçe'ye çevrilmemiş başka bir kitabını okudum.
"Karanlık Yollar", Chevy Stevens'ın iyi bir yazar olduğunun üçüncü kanıtı. Okuduğum 3 kitabında da kadın karakterlerini kendilerini oldukça zorlayıcı psikolojik ve fiziksel koşulların içerisine sokan yazar, bu psikolojik ve fiziksel engellerin ve zorlukların içerisinden güçlenen karakterler çıkartıyor. Bu kadınlar kendi kimliklerini ezen, istismar eden yok eden bu engellerle ve zorluklarla başa çıkmaya çalışırken hem kendilerinin o güne dek bilmedikleri yönlerini keşfediyor, hem de kendilerini yeni durumlara ve yeni koşullara adapte ediyorlar. "Karanlık Yollar", kitabın son sözünde yazarın açıkladığına göre aslında gerçekten yaşanan cinayetlerin bir hikâyesi. Kanada'da Kızılderili ailelerin başlarına gelen, katillerin hiç bulunamadığı ve otobanda yaşanmış birçok cinayetin hikâyeleştirilmiş hali. Ancak yazar amacının hikayeleri birebir anlatmak değil hikayeleri hatırlatan bir hikaye anlatmak olduğunu belirtiyor. Kurbanların ailelerinin üzülmemesi için de olayların yaşandığı yerleri değiştirmiş ve gerçekten var olmayan kasaba ve şehirler de yaratmış.
"Karanlık Yollar", Chevy Stevens'ın çok iyi bir eseri olarak Türkçeye çevrilmeye kesinlikle hak ediyor. Diğer iki kitaba kıyasla bu kitabın daha hafif ve kasıtlı olarak daha sade olduğunu söyleyebilirim. Kitap 3 bölümden oluşuyor ve yazar bu 3 bölümde hikayesini anlatıcı değiştirerek veya paslaşarak sürdürüyor ve tamamlıyor. En uzun bölüm olan birinci bölümde yazarımız aynen diğer kitaplarında olduğu gibi birinci tekil anlatıcı kullanıyor. İlk bölümün sonu kitabın en büyük sürprizini içeriyor. İlk bölümün edebi anlamda da en güçlü bölüm olduğunu söyleyebiliriz; sanki yazarımız bu bölümde daha yoğun ve daha odaklanmış bir şekilde yazıyor. İkinci ve üçüncü bölümlerde anlatıcı değiştirerek ilerleyen hikâye beklenebilecek şekilde sona eriyor. Gerçek olaylardan yola çıkarak yazıldığı için yazarın kitabın son sözünde de belirttiği üzere aşırı gerçekçi olması yerine daha sade ve daha az acıtan bir tavırla yazdığını ve hikâyesini öyle tamamladığını söyleyebiliriz. Örneğin Obsesif kitabında bu anlamda yazar çok da şefkatli değildi. Bu kitap daha merhametli, daha anlayışlı bir elin yazdığı bir hikâye.
Sonuç: annelerin olmadığı, ailelerin yeterince güçlü duramadığı, ekonomik veya psikolojik zayıflıkların bedellerinin çocuklara ödetildiği dünyalarda kadın olmak meselesini çeşitli istismar öyküleri ile anlatan bir yazar Chevy Stevens. Bu kadınlara fiziksel ve ruhsal anlamda güçlenmenin hangi bedeller karşılığında mümkün olduğunu da gösteren bir yazar; bu anlamda cesur şeyler söylüyor ve hikayesini elinden geldiğince derin bir şekilde içi dolu dolu anlatmaya gayret ediyor. "Karanlık Yollar" yazarın dünyasında bütün kötülüklere ve bütün çirkinliklere rağmen insan olmanın Ümit etmek olduğunu da hatırlatan bir çalışma. Diğer kitaplarında da bu var. Kötülük var, kötü insanlar var, başımıza çok kötü, çok kötü şeyler gelebilir, ama iyilik de var ve iyilik de mümkün...
Kitabı öneririm.