Mükemmel bir kitap
Puan vermedi·552 syf.··
2024 3. kitabı
Avusturyalı yazar Robert Musil'in (1880 - 1942) Niteliksiz Adam başlıklı dev romanı, günümüzde modernizmin roman alanındaki birkaç başyapıtından biri sayılmaktadır. Kafka, Joyce ve Harmann Broch'la birlikte yirminci yüzyıl romanının kurucuları arasında yer alan Musil, 1921 yılından başlayarak ölünceye kadar Niteliksiz Adam üzerinde çalıştı. Romanın ilk iki kitabı 1930'da, üçüncü kitabı ise 1933'te yayımlandı. Tamamlanmadan kalan dördüncü ve son bölümün yayımlanması ise ancak aradan neredeyse yirmi yıla yakın bir süre geçtikten sonra gerçekleşebildi. Niteliksiz Adam, gerçek anlamda bir çağ ve geçiş dönemi romanıdır. Yazar tarafından "İmpkralya" diye adlandırılan, gerçekte 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında artık çöküş sürecine girmiş olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nu simgeleyen bir ülkede Musil, modernizm sürecindeki bir toplumun ve bireyin tüm çalkantılarını sergilemeyi amaçlar. Bu çalkantılar, romanın başkişisi, yani "niteliksiz adam" olan Ulrich'in kimliği aracılığıyla sergilenir. Ulrich, bir ayağıyla eski'de, öteki ayağıyla yeni'de durmaktadır. Bütün sorun, onun bu geçiş konumunun doğal sonucu olan çelişkilerin üstesinden gelip gelemeyeceği sorusunda odaklanır. Bu roman üzerine çok önemli bir inceleme kaleme alan Virgil Newmoianu'ya göre Niteliksiz Adam, dikkatli bir okura yalnızca bir geçiş dönemini değil, fakat yakın geleceği de çok çarpıcı biçimde sergileyen başyapıtlardan biridir. LEZZETLİ ALINTILAR: Her istediğini gerçekleştirebilen kişi, kısa süre sonra artık ne istemesi gerektiğini bilmez olur. İnsan sevince, o zaman her şey, acı ve tiksinti bile olsa, aşktır. Bir kez olsun anlaşabileceği bir insanla konuşmayı özlemeye başlamıştı. Farz et ki, gece vakti büyük bir parktan geçiyorsun ve iki serseri sana sarkıntılığa kalkışıyor; onların bu kabalıklarından toplumun sorunlu olduğu iki acınmaya değer insan olduklarını mı düşünürdün? İnsanın olanaklarına, planlarına ve duygularına önce önyargılar, görenekler, güçlükler ve her türden kısıtlamalarla, tıpkı bir delinin sırtına deli gömleğinin geçirilmesi gibi, sınırlar konulması gerekir, belki ancak bundan sonradır ki insanın ortaya koyabilecekleri kök salabilir, değer ve süreklilik kazanabilir. Kısaca söylemek gerekirse, düşünen bilincin dünyayı gözlemlediğinde duyduğu iyimserlik, yaklaşık şu sözcüklerle dile getirilebilir: Bizler, ileriye doğru yanılmaktayız! Zamanı iyi değerlendirmek lazım, çünkü zaman çok kısa. Her şeyi yoğun yaşama konusunda her zaman çok özel bir yeteneği olmuştu. Çok yoğun hissettiği için, hiçbir zaman istediğine ulaşamıyordu. Yaşam, hiçbir zaman bir yerden taşları sökmeden bir başka yerde bir şeyler inşa etmez. Bana evinde nasıl yaşadığını söyle, sana nasıl bir insan olduğunu söyleyeyim. Seslere ve yüzlere hiç dikkat etmiyor, yalnızca düşünüyordu. Başkalarından daha iyi düşünüyordu. Çünkü hem dışta, hem de içte düşünüyordu. Bir kadın, mantığa ve psikolojiye rağmen hayat hakkında hiçbir şey bilmeyen bir erkeğe oranla çok daha fazla şey anlar. İnsanlık gerçekliği kazanırken düş denilen şeyi yitirdi. İnsan artık bir ağacın altına uzanıp, ayağının başparmağı ile ikinci parmağı arasından gökyüzünü seyretmiyor. "..günümüzde en büyük bayağılıklar, insanın onları yapmasıyla değil yapılmalarına müsaade etmesiyle ortaya çıkıyor. Bu adilik boşluğa doğru büyüyor. Yapılmasına müsaade etmek yapmaktan on katı daha tehlikeli!"
Niteliksiz Adam 1Robert Musil · Yapı Kredi Yayınları · 20191,390 okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.