Gönderi

Patrochilles ve Mulan'ın dansı
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 91. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2024 00:28
"Ne olduğumu hiç görmedin, Liu Futong. Tek gördüğün, görmek istediğindi: Onu yönlendirdiğin her ama uğruna acı çekmeye hazır, yaralı, küçük bir keşiş. Asla anlamadın, on bin yıl hüküm sürmesi için haykıracakları isim senin ismin değildi... Benim ismimdi." Hayatta kalma isteği, azamete kavuşmak, kendini kanıtlamak, arzulamak... Bu hisler bir insana en fazla ne yaptırabilir? Her şeyi! Ben bu kitapta öyle gördüm desem daha doğru olur gerçi. Cinsiyetlerini, kimliklerini kaybetmiş, hırsları sayesinde amaçları uğruna her şeyi yapabilecek karakterler... Bir kız çocuğu; doğduğundan beri görmezden gelinmiş, abisinin gölgesinde yaşamış. Haydutlar tarafından öldürülen babası ve yaşama isteğini kaybedip hayata gözlerini yummuş ağabeyi Zhu Chongba'yla yaşayabileceğinin farkına varmış bir kız çocuğu. Erkek kardeşinin ismini, kimliğini ve cinsiyetini çalar ardından keşiş olmak için bir manastıra girer. Kız -Zhu- artık hayatta kalmak için her şeyi yapabilecektir. Bir adam, hadım edilmiş bir general, Ouyang, intikamı için yanıp tutuşmakta ve doğru fırsatı kollamaktadır. Daha fazla ne söylersem spoiler olur, son birkaç genel özellikten sonra kendi düşüncelerime geçeceğim: - Kapağa ilk gördüğümde bayılmıştım, Türkiye'de de bu kapağın kullanılması çok iyi olmuş. Aynı zamanda kapak tasarımcısı Haşhaş savaşının da kapağını tasarlamış. (Ben ciltli kapakları daha çok beğeniyorum) -Kitap bol bol tarihten yararlanmış ve tarihe paralel gitmiş, elbette kurgu olduğu için bir süre sonra kitap paralliğe veda etti. Tamam, başlığın anlamına geçebiliriz, bence Ouyang ve Zhu; Mulan, Aşil ve Patroklus karakterlerinin karışımı gibiydi, kitabın kendisi de bana bu ikisini ve de Kralların Merhameti'ni hatırlattı, Haşhaş savaşından izler de görülmüyor değildi tabii ve yazarın kalemi oldukça pervasızdı. Genel olarak kitabı oldukça başarılı bulsan da Parker-Chen'in dilinden kaynaklı olduğunu düşünerek ilk 300 sayfayı okurken çok zorlandım. Yine de son 100 sayfa mükemmeldi, tüm kitap o 100 sayfa gibi olsaydı benden 9 alabilirdi kitap. Sahneler aklımda film izler gibi canlandı gerçekten. Ben karakterlerin fazla yüzeysel kaldıklarını düşündüm, yazar duygularını direkt yazıyor ve pek de bize işlemiyor gibiydi, karakterlerin yaptığı çoğu hareket havada amaçsız kaldı diyebilirim. Aynı zamanda bize karakterleri o kadar direkt anlattı ki yazar, Zhu'nun kötü karakter olduğunu ancak kitabın sonunda anlayabildik. Zaten kitabı genel olarak üç karakter odaklı okuduk: Zhu, Ouyang, Ma Yingzi. Xu Da ile Zhu arası kardeşlik ilişkisini çok beğendim, yer yer bana Rin Kitay'ı hatırlatmadı değil, daha çok Xu Da okusak keşke dedim bazen. ("Gitmek istediğin yere kadar seni takip edeceğim," dedi oğlan.) Esen de aynı şekilde gördükçe içimi burkan bir karakterdi, Ouyang ile ikisini birlikte gördüğümüz her sahne içimi bir duygu sarıyordu adlandıramadığım. (acımaya daha yakın) Ma'nın o naifliği ve kendini bilmesi, mantıklı düşünebilen bir karakter olması çok güzeldi. Bir kız olması sebebiyle ezilebileceği düşüncesine sahip olması beni gerçekten yaraladı. Zhu ile ilişkileri de tuhaf olsa dahi güzeldi. Zhu ve Ouyang'ın cinsiyetlerini, kimliklerini kaybedişleri o kadar iyi işlenmişti ki, kendimi hayran olmaktan alıkoyamadım. Zhu umarım ikinci ve son kitapta kendini bulur. Yine de Zhu'nun ben kardeşimin kaderine sahip olacağım triplerine bir ara aşırı sinir oldum diyebilirim. Yaptığı her davranışta Chongba olsa böyle yapmazdı diye diye deli etti beni. Genel düşüncelerim bu şekilde bahsettiğim gibi, olaylara öyle çok odaklanmıştık ki karakterleri anlayamadık gibi hissettim bazenleri. Okurken zorlanıp yorulsam da kitabın sonunda ağzım açıktı ve ikinci kitabı birilerinin yüzüme fırlatmasını istiyordum. Goodreads'te güvendiğim pek çok okur kadar sevemesem de güzel bir kitaptı diyebilirim. !!!!!!!!!- Homofobik, duygusal açıdan hassas, Çin tarihi ve detaylı savaş stratejileri okumaktan yorulan biriyseniz uzak durmanızı öneririm. (Özellikle homofobikler) Kitapların ışığı hep üzerinizde olsun! ............................................................................................................. "Dünya sana sırtını her çevirdiğinde, bunun sebebinin ben olduğumu hatırla."
Güneş Olan KızShelley Parker-Chan · İthaki Yayınları · 2023189 okunma
·
1.251 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabı biraz önce bitirdim ve fark etmeden ben de 8 puan verdim. Dediğin gibi karakterlerin bazı hataketlerinin altındaki sebep açıklanmadı. Ya da gerçekleşen olaylardan sonra zaman atlaması çok fazlaydı. İlk 80-100 sayfada başrol 7,8 yaş atladı bile. En çok havada kalan yer benim için şu oldu: Hadım general manastırı yakıp yok ettikten sonra ne oldu. Başkeşiş öldü mü, yoksa Zhu fırsattan istifade kaçtı mı? Bu kısım aklımda hep soru işareti olarak kalacak. (Olayların nasıl olduğu tahmin edilebilir ama yine de bir açıklama beklerdim.) İkinci kitabın çıkacağını da şimdi öğrendim ve ikinci kitapta Zhu'nun daha da yozlaşmasını okuyacağız muhtemelen. Yine de takdire şayan bir katakter. En sonda sanılanın aksine tüm gücü bir 'kadın' olarak elinde tuttuğunu açıklarsa benden mutlusu olmaz. Ayaküstü inceleme yazdım çaktırmayın hahahahahah
.Elf.
Gönderi Sahibi
Wpdkwpdkepek, ya beni en çok Zhunun kardeşimin kaderi tripleri sinirlendirmişti, tamam kızım sen kardeşinin kaderini yaşıyosun da kardeşin kimin kaderini yaşıyor aaaaayy öff
İsimlerin hepsini incelemeyi okurken bile karıştırdım, kitaba hiç bulaşmayayım jhsjhfsjjkd
veri nays inceleme 👍🏼👍🏼
.Elf.
Gönderi Sahibi
Oo teşekkürler efenim, sizinkiler kadar olmasa da ;))