·64 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Temmuz 2024 00:00 Kundera’nın en sevdiğim yazar olduğunu biliyorsunuzdur:) (siz bilmezseniz, igdekiler bilir) Bir Kundera okuru değilseniz, onu romancı olarak düşünüyorsunuzdur muhtemelen. Oysa okurları için entelektüel yönüyle ön plandadır, onun romanlarını özel kılan da budur. Ve tabii denemelerini okumak ufuk açıcıdır. Rehin Alınmış Bir Batı da deneme kitabı. Dilimizde yayımlanmış diğer deneme kitapları gibi edebiyat ağırlıklı da değil. Böyle olunca Kundera okuru olmayanların pek de ilgisini çekeceğini düşünmüyorum, benim de çekmezdi! Keşke fikrinizi değiştirebilecek bir şeyler söyleyebilsem, romancı Kundera’dan bağımsız bu kitabın okunmasını çok istiyorum çünkü. Lafı uzattım kitaba geçeyim.
Kitapta sosyo politik iki deneme yer alıyor ve bu metinlerin yazıldığı dönemle ilgili iki de sunuş yazısı var. İlk deneme 1967 yılında Çek Yazarlar Birliği’ne verdiği konferansın metne dökülmüş hali. İkincisi ise bir dergi için Orta Avrupa hakkında yazdığı bir makalesi. İki metinde kapsamlı, ben çok kısa ortak bir detaydan bahsetmek istiyorum, yaşadığımız dönemle fazlasıyla bağlantılı olduğundan en çok bu kısımların üzerinde durduğum için.
Bu iki metinde de küçük uluslar ve kültür üzerinde duruyor Kundera. Vandalizmi sansür bağlamında farklı bir açıdan değerlendiriyor. Kültürün, dilin korunmasında ve gelişmesinde sanatın önemi üzerinde duruyor. İki yazı arasında handiyse yirmi yıl var ve aradan geçen zamanda kültürel değişimde hissediliyor. İlk konuşmasında kültürün edebiyatla desteklenerek ulasal kimliği koruması üzerinde dururken, ikinci yazısında kültürün artık Avrupa’yı bir çatı altında birleştiremediğinden bahsediyor. “Kültür artık yüce değerlerin hayata geçirildiği alan olmaktan çıkmıştı.”
Manidar bir alıntı daha bırakayım; “Düşünün! Bütün kültür, edebiyat dergileri kapatıldı! İstisnasız hepsi! Çek tarihinde böyle bir şey hiç yaşanmamıştı; savaş sırasında, Nazi işgalinde bile!”