Nasıl yazdın? Bu kitabı nasıl yazdın diye sormak istiyorum Hakan Günday'a. Nasıl başardın bu kadar etkileyici cümleleri bir araya getirmeyi? Nasıl başardın o mide bulandırıcı hissi bu derece bize yaşatıp Gazâ ile aynı şeyleri hissetmemizi? Ve nasıl buldun bu kadar korkunç ama gerçeçi bir konuyu? Ve nasıl bu kadar iyi işlemeyi başardın?
Hakan Günday'ın okumadığım sadece iki kitabı kaldı ve diğer okuduğum kitap arasında sadece şunu söyleyebilirim ki beni gerçekten en çok etkileyen kitap buydu çünkü kitabı okumak için sonrasında neler olacak diye düşünmeye zorlamadım kendimi bu doğal bir süreç olarak gerçekleşti ve 3 günde kitabı bitirdim.
Kitap konusunda spoi vermek istemiyorum ama ne hissettiğimden bahsetmek isterim. Gazâ korktu mu? Ben de korktum. Gazâ iğrendi mi? Ben de iğrendim. Gazâ'nın midesi mi bulandı? Benim de bulandı. Gazâ bir zalime mi dönüştü? Ben de dönüştüm. Gazâ kapana kısılıp sıkıştı mı? Ben de kapana kısılıp sıkıştım. Gazâ delirdi mi? Ben de delirdim. Gazâ kimsesiz mi kaldı işte o zaman Gazâ için biri olmak istedim.
Ben Gazâ'nın çöplüğünde Gazâ oldum çünkü bu kitap başka bir seçenek sunmadı. Ya Gazâ olacaktınız ya da depoda kalan biri. Ya lavanta kokacaktınız ya da deniz.
Bu kitap okunması gereken bir düşünce mezarlığı. Kendi etik kurallarınızı ve insani ahlak değerlerinizi sorgulamak istiyorsanız bir dakika bile düşünmeyin. 'Daha' fazlasını istemekten çekinin çünkü bu sefer okuduklarınız size yeterli gelecek. Gazâ ile yaşayın ve Gazâ ile ölün.