Denilebilir ki kadın erkekten daha zayıf ve mala daha fazla muhtaç iken mirasta ki payı niçin erkeğin payının yarısı kadardır.
Şunu unutmamak gerekir ki " İslam dini her zaman ihtiyaçları göz önünde bulundurmuştur. İslam'da erkeğin mali mükellefiyetleri kadından kat kat fazladır. Çocukların nafakası, tedavi masrafları, eğitim giderleri vb. masraflar erkeğe aittir. Kadının mehiri, konutu, yiyip içeceği, giyeceği ve diğer masraflari da erkeğe aittir. Kadında böyle bir sorumluluk yoktur. Kadın sadece alır fakat vermez. Verme mükellefiyeti yoktur. Külfetsiz nimete konar. İslam ona bu imtiyazı vermiştir. Kadının biriktirdiği maddi varlığını harcama zemini azdır.
İnsanın yaratılışı icabı, kadının vazifeleri evin iç işleriyle ilgilidir. Evin iç işlerini yürütmek, çocuklara bakıp onları büyütmek onun vazifesidir. Buna mukabil, yine yaratılış özellikleri icabı dışişleri üstlenmek de erkeğin vazifesidir. İşte bu durum muvacehesinde erkekle kadını miras payında eşit tutmak elbette ki hakkaniyete uymamaktadır. Bu sebeple ıslahı, mirasta erkeğe iki, kadına bir pay hükmünü koymuştur. Rejimler bütündür. Bir müessesesi alınarak diğerleri nazar-ı itibare alınmadan üzerine yorum yapılamaz