Gönderi

Nisa Suresi 11. Ayet Tefsiri
Denilebilir ki kadın erkekten daha zayıf ve mala daha fazla muhtaç iken mirasta ki payı niçin erkeğin payının yarısı kadardır. Şunu unutmamak gerekir ki " İslam dini her zaman ihtiyaçları göz önünde bulundurmuştur. İslam'da erkeğin mali mükellefiyetleri kadından kat kat fazladır. Çocukların nafakası, tedavi masrafları, eğitim giderleri vb. masraflar erkeğe aittir. Kadının mehiri, konutu, yiyip içeceği, giyeceği ve diğer masraflari da erkeğe aittir. Kadında böyle bir sorumluluk yoktur. Kadın sadece alır fakat vermez. Verme mükellefiyeti yoktur. Külfetsiz nimete konar. İslam ona bu imtiyazı vermiştir. Kadının biriktirdiği maddi varlığını harcama zemini azdır. İnsanın yaratılışı icabı, kadının vazifeleri evin iç işleriyle ilgilidir. Evin iç işlerini yürütmek, çocuklara bakıp onları büyütmek onun vazifesidir. Buna mukabil, yine yaratılış özellikleri icabı dışişleri üstlenmek de erkeğin vazifesidir. İşte bu durum muvacehesinde erkekle kadını miras payında eşit tutmak elbette ki hakkaniyete uymamaktadır. Bu sebeple ıslahı, mirasta erkeğe iki, kadına bir pay hükmünü koymuştur. Rejimler bütündür. Bir müessesesi alınarak diğerleri nazar-ı itibare alınmadan üzerine yorum yapılamaz
Sayfa 33 - Cilt 3·Kitabı okudu
Din
·
1.051 Gösterim
1 Yorum
1. Kadının evin içinde yaptığı işler keyfi olarak maddi bir değerden yoksun bırakılmıştır. 2. Kadının herhangi bir mesleğe sahip olması , başka erkeklerle muhattap olmaması nedeniyle yine aynı zihniyet tarafından yasaklanmıştır. 3. Bugün kadın artık maddi anlamda kendi ihtiyaçlarını giderecek bir işte çalışabilmektedir . O zaman bu uygulamanın ilga edilmesi gerekmektedir .
ALİALİ 1. Bireysel olarak yaptığımız gözlemler , bilimsel araştırmalar gibi genellenemez, eğer iş yetiştirme stresi sadece kadınlarda olur derseniz erkeklerde bu sorunun olmaması gerekir ki eğer erkeklerde de varsa benim yukarıda değindiğim gibi değişen oranlarda herkeste vardır.( Hanımefendilerimiz gibi bir kullanım komik geldi :D) 2.Erkek ev işlerine yardım eder derseniz , bu iş sanki kadının işiymiş de erkek lütfedip yardım ediyormuş gibi bir anlam çıkar , bu da kabul edilebilir bir şey değildir . 3. Taciz olayları sadece kadınların başına gelen bir şey değildir maalesef , erkek ve çocukların da başına gelmektedir , hem de bu sadece mahremiyet( sizin kullandığınız anlamda) ile ilgili de değildir. Yine araştırmalar şunu söylüyor ki taciz , tecavüz ve şiddet olaylarında faillerin büyük çoğunluğu tanıdıklardan oluşuyor , buna aile bireyleri de dahil . O zaman hanımefendileri eve kapatmak taciz olayları için çözüm olmayacaktır .Ayrıca , kadını toplumsal hayattan çıkarmak , onun arkadaş , dost , komşu , sınıf arkadaşı , esnaf , meslektaş gibi statülerini elinden alıp sadece cinsel kimliğiyle tanımlamak , kadını daha büyük bir tacizin ortasında bırakacaktır . Gülmesi , yürümesi , sesi , konuşması , elbisesinin hışırtısı , ayakkabısının tıkırtısı ( rujuna, kahkahasına , gece dışarı çıkmasına ve mini eteğine hiç değinmiyorum bile ) dahi namahrem olan kadından beklenen tek şey görünmez olmasıdır .Kadını sosyal hayattan çekmek yerine erkeği eğitseniz ( ama tabi ki bu nasıl mümkün olsun? , erkeği baştan çıkaran hep şeytan kadınlar olduğu için…) 4.Batının ikiyüzlülüğü değil konumuz ki batı da bu noktada çok temiz değil , insanların eşit olduğu ,cinsiyetin ve cinsel yönelimlerin; mirası , seçim hakkını , eğitim hakkını , çalışma hakkını ,tatil hakkını vs. etkileyemeyeceğine dair tavrını ifade ediyorum .Son olarak , savaşların tamamının dinler nedeniyle ortaya çıktığını düşünüyorum , en azından şunu söyleyebilirim , insan haklarından bahsederken (batının her şeyini kabul ettiğim gibi bir anlam çıkmıyor ) dinlere rağmen insanı eşit gören anlayıştan bahsediyorum . En azından bu yazılı belgede 2000 yıl öncesinin kurallarında diretmeyle karşılaşmıyoruz. ( Batı diye bir kavramdan bahsetmedim halbuki bir beyannameden bahsettim ) Sanki bu beyannamenin güzelliğinden bahsederken onların her yaptığını onaylıyormuşum gibi bir safsataya düşmüşsünüz .
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.