Osamu Dazai’nin İnsanlığımı Yitirirken’den sonra okuduğum ikinci kitabı. Dazai’nin hayat hikayesini düşündüğümüzde bu kitabında da kendinden izler görebiliyorsunuz. Bu kitabı benim gözümde umutla ilgili bir parçası.
Kitap genel olarak savaş sonrası bireydeki çaresizlik, hayatında bir amaç bulmaya çalışması gibi konular üzerinde (tabiki iyi konular da oluyor eserde)
Mutlu değilim ve görünüşe göre, mutsuzluğum sadece dünyada olan bitenler yüzünden de değil.(syf52)
Kitaptaki karakterimiz tarlakuşu yaşamayı kendisine fazla gören, kendini değersiz hisseden, kendisiyle sorunları olan bir karakter. Bir gün kan kusmaya başlıyor tedavisi için babasının seçtiği sağlık dojasına gidiyor. Kitapta da bu dajoda yaşadıklarını mektuplar sayesinde arkadaşına anlatıyor.
Tarlakuşunun bu dojada bir amacı var mı? Burada yeni bir adam olabilecek mi? Bu ölüm isteğinin yerini yaşama isteği alabilecek mi?
Kendi mücadelesi bence dajoya ayak bastığı ilk an başlıyor içinde bulduğu ufacık kıvılcımın büyümesiyle alevleniyor.
İyi okumalar