Uzun zamandır üniversite dersleri sağ olsun kurgu dışı bir kitap okumadığımı fark ettim. Bu eksikliği kapatabilmek için sosyoloji alanında kuşak tarihi çalışmalarıyla adını duyurmuş, yıllarını bu konuya harcamış sevgili Evrim Kuran'ın ilk kitabı olan Telgraftan Tablete adlı kitabını okuyup bitirdim.
Açıkçası başta sadece kuşaklar ve onların özelliklerini okuyacağımı düşünüyordum ancak durum öyle olmadı. Bu kitap beni kısa çaplı ama özlü bir Türkiye tarihi yolculuğuna da çıkardı diyebilirim. Yakın tarihimize dair birçok bilgi öğrenme imkanı buldum. Bu durum da beni kitabın içine daha çok çekti diyebilirim.
Beğendiğim yönlerden biri de yazarın üslubu. Yazar ne düşünüyorsa kitabı ayna gibi kullanıp karşı tarafa bunu aktarabiliyor. Bunu yaparken de açık, anlaşılır ve samimi bir üslup kullanıyor. Sanki karşımda birisi varmış da beraber kahve içerken eski anılarını anlatmış gibi hissettim.
Kitap bitince aslında bugünün sorunlarının aslında geçmişten miras olarak geldiğini açıkça gördüm. Maalesef geçmişteki yaralarımızı o zamanda sarmamak o yaraların günümüzde hala konuşulmasına sebebiyet vermiş. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı büyük bir heyecanla bekliyorum.