Güzel denebilecek bir polisiye, orijinal bir konu.. Fakat sürükleyiciliği biraz daha fazla beklerdim. Aile içi ilişkilere çok fazla yer verildiği için tempo yer yer düşüyor. Yine de katilin acımasızlığı, kitaptaki soğuk atmosfer ve kurgu oldukça baskın geliyor.
Dedektif Fitzroy sapkın bir katilin peşine düşer. Katilin sapkınlığı ise bozuk kemik hastalığından muzdarip olan, Taş Adam Sendromlu çocukları kaçırıp öldürür. En sonunda ise bu kemikleri kendi koleksiyonuna katar. Yine bir tane çocuğu kaçırır ikincisinin ise peşine düşer. Olaylar bununla bitmez, katilin geçmişteki aile bağlarında da aynı sendrom vardır ve bu noktadan sonra esas sürprizler başlar.