Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 05 Haziran 2024 15:05 Yalomdan ölüm gerçeğini kabullenmek üzere harika bir kitap...
Yalom okuyanlar bilir ki ,yazar herhangi bir dini
benimsemiyor.Ölüme de materyalist bir bakış açısıyla bakıyor.
Yalom bu kitapta terapi seanslarından örnekler vererek ölüm anksiyetisi yaşayanlardan,filozoflarin da bu sancıları çektiğini vurgulayarak bu insanlarinda yoğunlukta olduğunu dile getirmiştir.
Nietzchenin var oluş ve ölüme dair fikirlerine yer vererek bu kitabında da Nietzche hayranlığını göstermiş.Ayrıca Epiküros'un ruhun ölümlü olduğunu ,ölümden sonra yaşamaya devam etmediğini iddia etmesinden;Nabakov'un ölümden sonra ki boşlukla doğumdan önceki boşluğun birbiriyle aynı olması görüşlerinden bahsederek bizi sonu olmayan varoluş fikri mi ,yoksa sonlu var oluş fikri mi üzerinde düşündürüyor.Hangisine inanmak bizi rahatlatır ki?
Ölüm bir bilinmezlik.İnsanoğlu ölümden sonra yok oluşu kendine yakıştıramadigi icin bu boşluğu dinleri yaratarak hayatı ve ölümü anlamlandırmış olabilir mi?
Aslında kendi ölümümüzle yüzleşip bunu kabullenirsek hayatımızda bambaşka pencereler ler açıp bu anksiyeteden kurtulabiliriz.Ölümden korkmamızın en büyük sebebinin hayatı doya doya yaşayamamış olmaktan kaynaklandığını ve ölümü düşünmenin yaşamımızı zenginleştirme de faydalı olacağını söylüyor Yalom.
Ölümle aramıza mesafe koymaya gerek yok...
Kitapta beni etkileyen kısım ise;ölmeden önce biri ya da birilerini etkileyip hayatlarinda iz birakarak o kişiye bizi hatırlatacak bir kazanım sağlamanin bu bağı oluşturmanın önemli olduğuydu.Çünkü dünyadan tamamen yok olma fikri bize ürpertici gelir..
Kitabı bitirdiğim sıralar çevremde ki tanıdık birinin vefatı gerçekleşti.Paylaşimlarimizin olmaması yakınlık derecemizin olmamasina rağmen beni üzdü.Ölüm kendini bir yerlerden hatırlatıyor.
O kişinin artık orda olamayacağı gerçeği vardı. Yalomun kitapta bahsettiği öbür dünya dediğimiz yerin varlığının aslında kendimizin tamamen yok olmadığına inandırmakta ki tesellimiz miydi?
Kitapta ki Yalomun fikirlerini sorguladım tekrar.
Psikolojik felsefik yönü ağır basan bu kitabı iyi ki okudum.