·540 syf.····Okunma: 04 Haziran 2024 23:22 Kitap ilk başta çok iyi bir başlangıç yaptı ama 100. sayfadan sonra acayip yavaş ilerledi. Son 80 sayfasında biraz olaylar hızlandı ama yine de beklentilerimi tam olarak karşılayamadı. Hem konu hem de yazarın dili açısından. İkinci kitaba başladım ama ikinci kitabı merak ettirecek bir şey bulamadım. Fantastik evren, ilişkiler, diyaloglar ve kitabın konusu çok basit hissettirdi. Tabi bazı şeyler çeviri kaynaklı olabilir. Ama benim için en büyük sıkıntı ikinci kitabı okumam için destekleyecek hiçbir şey vermemesi. Eğer kitap elimde olmasaydı, çok çok güzel bulacak olsam bile hiç başlamayabilirdim...
Ayrıca güçlü kadın karakter okumak isteyenlerin hüsrana uğratacaktır. (Nedenini anlayamadığım bir şey var; erkek yazarlar güçlü kadın karakter yazımında çok daha başarılı oluyorlar.) Kitap geneliyle genç kız edebiyatından oluşuyor. Yani bunu bir erkek okurun beğenmemesi çok olası bir durum. Çoğu kişi bunu ortaokul lise zamanlarında okumuş olduğu için ayrı bir yeri olduğunu ve okuduğu en iyi serilerden biri olduğunu söylüyor. Ben de bunu şöyle yorumladım: Eğer bu seriyi lisedeyken okumuş olsaydım şuan benim de vazgeçilmezlerimden biri, tekrar tekrar okuduğum bir seri olabilirdi. Çünkü benim için de şuan okuyunca cringe ve çok basit yazılmış olduğunu fark ettiğim, yine de hala yeri ayrı olan kitaplarım var. Bu da bir çoğu için böyle olabilir. Bu yüzden saygı duyuyorum.
Dikenler ve Güller Sarayı isminin kitapla alakalı olmaması da başka bir detay.
Tabii bu ilk kitap. Herkes 2.sinin çok daha iyi olduğunu söylüyor. Bu yüzden hala etkileyici darbeyi vereceği konusunda ümitliyim