İngiliz postmodern romanının başyapıtlarından biri. Tarihi algılama, avrupa-merkezci bakış açısını sorgulaması, otoritenin sorgulanması gibi konuları çok incelikle işlemiş. Yine bizim toprakların insanına da oldukça tanıdık gelecek yerler işlenmiş. Kısmen tarihsel gerçekliğe dayalı satirik bir tarihi roman diyebiliriz. Okurken düz bir roman okuduğunuzu değil postmodern bir roman okuduğunuzu bilerek okursanız ve postmodern romanın genel özelliklerini dikkate alarak okursanız, romandan alacağınız keyif 10 katına çıkar. Genel olarak kendini otorite kabul eden kendini çok beğenmiş bir arkeologun sınırlarını aşarak nasıl da kahramandan anti kahramana dönüştüğünü okuyoruz. Yazar bu hikayeyi bize okuturken ince ince iğneliyor anti kahramanını. Satırlar arasında bu iğnelemeleri yakalarken romandan başka bir keyif katmanı daha elde ediyorsunuz.