·736 syf.····Okunma: 04 Temmuz 2024 16:43 Öncellikle bahsetmek istediğim, düşüncelerimi paylaşmak istediğim bir konu var. Tabii ki de fiyat. Yani cidden düşünüyorum, bu kadar para edecek kadar var mı diye? Ancak değmez. Bir kitap 400 lira olmamalı. Ki ben indirim varken aldım ancak yine de pahalı. Gerçekten bir kitabı bu kadar pahalı yapan, yapmasına olanak sağlayan herkese yazıklar olsun.
Kitabın yazım diline gelirsek ise ilk önce bahsetmek istediğim şeyler var. Ben yazarın yazım dilini seviyorum. İnsanı düşündüren, betimlemesi yerinde, diyaloglar karakterleri yansıtacak kadar özenli, sihirli bir dünyanın içinde gibi hissettirecek kadar güzel bir yazım dili var. Ayrıca yazım dili kitaplar ilerledikçe gelişiyor ve bunu bize hissettiriyor. Kendini geliştiriyor yani. Ancak bu kitapta yazım dilinin geliştiği yerler de olmak üzere ben daha çok kendini geriye çektiğini görüyorum.
Bana göre biraz gereksiz betimleme fazlalığı da vardı.
Nova'nın duygu durumları, düşünceleri - buhranlı zamanlardayken- olması gerektiğinden fazla anlatmaya çalışılmış ancak bu okuru yoruyor. Sürekli onun çöküşünü okuyoruz, ki ben çöküşünü haklı buluyorum ancak her sayfada artık onun işte şöyle böyle diye duygularınızı okuyoruz. Bu beni gerçekten sıktı. Keşke hemen bitirsem de kurtulsam diye okudum diyebiliriz yarısından sonra.
Nova için zor bir zaman diliminde olsa dahi bunların hepsini yapan Nova'ydı. Bazenleri Nova'yı haksız buldum ve sinirlendim. Aslında sadece Nova'ya da değil; Daren'e, Arın'a da sinirlendim. Açıkçası Daren'i hâlâ seviyorum. ( Spoilerli bölümde daha açık bir şekilde bahsedeceğim.)
Nova'nın sadakatsizlerin arasına katılması ve orada diyarı öğrenmesi gerçekten çok iyi oldu. Çünkü Daren veya Arın ona ders verseydi, Nova ister istemez o tarafa daha yatkın olacaktı. Yazar artık diyarı Nova'ya ve bize öğrettiği için sevindim. Diyarı bilmeden diyarı yerle bir ediyorduk yani. Sadece kitabın bu kadar büyük bir bölümünü kaplamaya gerek var mıydı bilmiyorum, bu konuda bir bakıyorum gerekliydi diyorum bir bakıyorum gereksizdi diyorum, karar sizin.
700 sayfalık kitapta diğer iki kitaba göre daha az aksiyon, olay oldu ve açıkçası bu beni hayal kırıklığına uğrattı. Ben biraz daha olay bekliyordum. Ancak sürekli Nova'nın kimi seçeceğine karar vermesini okuduk. Bu konuda da çok sinirleniyorum.
Olay olsa bile o kadar hızlı bir şekilde geçiştirilip Nova'nın seçimlerine geliyoruz ki sanki hiçbir şey olmadı gibi hissettiyor.
Kitapta koskoca tanrıçalar var, Lilith var ancak okuduğumuz kısmın azlığı içler acısı. Kitap ben bunların arasında dönecek, sürekli bir olay olacak diye düşünürken okuduğumuz sürekli seçim yapma düşüncesiydi. Hadi bunları geçtim, dört tane ana krallık var ve biz sadece iki krallığı okuyoruz buna da çok sinirleniyorum. Niye biz Toprak ve Hava krallığını daha çok okumuyoruz? Niye onlar ana krallık gibi değil de, hiç olmamış gibi davranıyor?
Bence bu serinin bir kısmını ilahi bakış açısı ile okumalıydık. Özellikle bu kitabı. Bu kitabın yarısını ilahi bakış açısı ile okusaydık her şey o kadar güzel olurdu ki anlatamam. Çünkü bir süre sonra Nova'ya tahammül kalmıyor, gerçekten kalmıyor. Hem diğer krallıkları da daha iyi tanımış olurduk hem tanrıçaları hem de Lilith'i.
Bir diğer bahsetmek istediğim nokta ise bazı karakterlerin ortamdan gittiğinin belirtilmemesi. Lilith ilk uyandığında bir anda Lilith kayboluyor ve biz ne zaman gittiğini bilmiyoruz. Belki ben o kısmı kaçırmışımdır bilmiyorum.
Bir de birkaç kelimenin yazılışında hata var. Bunlardan en barizi "aksesuar", bu kelime çokça geçtiği halde hepsinde "aksesuvar" diye yazılmış. Bunu sadece eğer yazar veya editör görürse biraz daha dikkatli olması için yazdım.
Yazara, okuyanlara karşı saygım sonsuzdur. Bunlar benim düşüncelerimdir.
SPOİLER İÇERİR!!!!!!
Tayga'nın ölmesine ya da tekrar yaratılacak olmasına üzüldüm. Naguelini kaybetmek Nova'ya çok ağır geldiğini biliyorum ve bu konuda onun için de üzülüyorum. Ancak bazı şeyler olmalıydı diye kendimi motive etmeye çalışıyorum. Tayga'ya çok bağlandığımı biliyorum
Daren'i bazı okurların sırf ikiz alevi bağı koptuğunda farklı davrandığı için ona nefret kusmalarını anlamıyorum. Daren cehennem lordu ve beklentileri onun melek olması yönünde. Daren'in bazen kırıcı olduğunu da biliyorum ancak Nova da kırıcı olabiliyor hatta hakettiği yerlerde var. Daren'i sırf Nova'ya yaptığı fedakarlıklar yüzünden sevenler. Bir kişi yaptığı fedakarlıklar yüzünden sevilmemeli. Onu, o kişi olduğu için sevilmeli.
Arın'a ise hep sınırın gerisinden değerlendiririm çünkü bana göre Amon'a benzediği noktalar hafife alınamayacak kadar çok. Yine sınırın gerisinden ona bakıyorum ancak bu kez sınırdan bayağı bir uzaktayım. Arın'ı sevemiyorum. Yaptığı şeyler de bunları körüklemekten başka bir şey yapmıyor. Nova'ya "tek başına boğulmayacaksın artık," dediğinde sevmeye yaklaşıyorum ancak olmuyor. Nova'yı nova olduğu için değil, su vârisi ve gökyüzü vârisi olduğu için seviyor ve bu her ne kadar sınırın gerisinde de olsam kalp kırıyor. Alin ile ilgilenmesinde de kalbim yumuşuyor ancak eğer ki su krallığından birisi olmasaydı bu kadar ona değer vermezdi. Ancak bir kral ne olursa olsun değer vermeliydi. Kral olmayı hak etmiyor.
Ayzer'in tanrıçaları getirmesine herkesin çok büyük tepki göstermesi ancak Nova'nın daha büyük şeyler yapıp herkesin olağan bir şeymiş gibi karşılaması iki yüzlülükten başka bir şey değil. Ayzer'in tanrıçaları geri getirmesi ise bence iyi bir hamle, aynen Lilith'in de geri gelmesi gibi.
Ve Nova Lilith'i geri getirmek istiyor, bunun için her şeyi yapmaya hazır ancak uyandığında sanki kendi fikri değil, hatta bilmiyormuş gibi davranması da sinir bozucu. Elbette, Daren o uyanınca diyarın kapılarının açılacağını söylemedi ancak yine de tepkileri bundan daha fazlasıydı. Herkes o diyarda satrançtaki bir oyuncu ancak kimse onun arkasından iş çevireceğini düşünmüyor. Daren de bir lord ve onun da yapması gerekenler var ancak kimse anlamıyor çünkü yüzyıl önce Nova için hepsinden vazgeçti. Şimdi de krallığını sahiplenemez. Bu ne biçim bir düşünce tarzıdır ya!
Gelelim en önemli noktalardan birine. Kitapa fantastik diyebileceğim kadar fantastik olduğunu düşünmemeye başladım. Çünkü aşk, kitabın konusunu o kadar çok geri plana atıyor ki ben artık HGOİ okuduğumdan bile şüpheleniyorum. Aşkın bu kadar ön planda olması bana göre kitabın kalitesine yazık. Hiç olmasın demiyorum ancak bu kadar ön planda olmamalıydı.
Bu kitabı önereceğimi sanmıyorum, evet, Nova ile birlikte bağ kurmuş iseniz belki Nova sizin kimliğinizi bulmanıza yardımcı olur. Belki olaylara tek taraflı bakmamayı öğretir. Ancak ben bu kitabı önermem. Serinin devam kitaplarını okuyacağım çünkü neler olacağını merak ediyorum ancak çok büyük bir beklenti ile okumaya devam etmeyeceğimi de belirtmek isterim.