Aslında incelemeyi yazalı oldu baya şimdiye kısmetmiş diyelim. :)
Konusu kısaca, yaşadığı yerde dışlanan ve büyücü olduğuna inanılan Gilliatt ve onun aşkı için göze alarak yaşadığı olayları anlatıyor. Kitapta karakterlerden çok doğadan bahsediyor yazar ve bence kitabın başrolü doğanın kendisi. Kitabın ilk kısmında Gilliatt karakterinin büyücü olduğuna inanan halkın neden böyle düşündüğünü anlatırken yazar mizahi bir dil kullanıyor ve o kısımlarda baya bir eğlendim okurken. Bölüm bölüm birbirinden farklı olayları anlatıp sonunda onları tek bir yere bağlaması puzzle yapmak gibi hissettirdiği için sevdim ama arada şu an ne okuyorum ben diye de sorguladım yalan yok. Kitabın kolay bir dili var diyemeyeceğim bol bol denizcilik terimi ve betimlemeler var. Garip bir şekilde o terimlere çok hakim olmasam da okurken kopukluk yaşamadım ama yaşanabilir de. Yazarın böyle bir kitap yazması için denizci olduğunu düşündürecek kadar denizcilik bilgisi var ve bu bilgiyle kitap yazması hayranlık uyandırıcı bence. Sonuna gelecek olursak travmalarıma yenisi eklendi diyebilirim. Çok çarpıcı ve etkileyiciydi. Unutmayacağım kitaplardan biri oldu artık. Kitaba bayıldım ve herkese öneriyorum.