Puan vermedi·440 syf.··
2024 74. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2024 16:35
Temellere Dair Karen Armstrong, Mitlerin Kısa Tarihi isimli kısa ve özlü çalışmasında insanın logos ve mitos olmak üzere iki anlamlandırma sistemi geliştirdiğini ifade eder; Logos, bilindiği üzere tüm modern bilimlerin zaman, mekan ve koşul gibi (araştırma nesnesinin kozmosuna dair) faktörleri gözeten nesnel-nedensel anlama biçimine denk düşer. Baska bir deyişle Lojik anlamlandırma, nesnel ilişki, örüntü ve izleklerin neden sonuç bağlamında, başta zaman, mekan ve diğer tüm maddi (reel) koşulların dikkate alınarak ele alınmasını ve ilişkilendirilmesini içerir. Mitsel anlamlardıma ise Lojik anlamlandırmanın aksine zaman ve mekan ötesidir; insanın varoluşsal sorunlarına ilişkin evrensel ve zamanaşırı çözümler ve formüller geliştirmeyi amaçlar. Bir Mitsel formülasyonun içinde zaman ve mekan, sadece onu evrensel ölçekte anlaşılır kılacak ölçüde araç olarak kullanılır. Neticede bir anlatı olay örgüsüne dayanmak zorundadır. Joseph Campell'in anlamlı benzetmesiyle Mitler, tıpkı rüyalar gibi insan zihnini meşgul eden bir problemin sembolik ifadeleridir. Bu benzetmeye dikkat çekmek için Campell, "Rüya kişiselleştirilmiş mittir, mit kişisellikten çıkarılmış rüyadır." diyor. Bilinçaltına itilip rüyaların sembolik dili aracılığıyla, düzensiz bir şekilde ve —çok uzun gelse aslında de en fazla— beş saniye gibi kısa bir süre içinde çok yoğun bir şekilde açığa çıkan his ve düşüncelerin durumunda olduğu gibi Mitler de nevi şahsına münhasır bir tür olarak insanın varoluşunun, zaman ve mekan ötesi problemlerinin ifade edilişine, açıklanışına dair sıkıştırılmış, yoğunlaştırılmış ve sembolize edilmiş anlam kapsülleridir. Şehrazad ve Gılgamış Kahramanın Sonsuz Yolculuğu bu kavrayışı muazzam bir emek ve dirayetle bir adım ileri taşır. Joseph Campell, yukarıda sözü edilen problemlerin heryerdeki ortaklığını gözler önüne serer. Zaman ve Mekanın sayısız noktalarına dağılmış sayısız kahramanlık anlatısının ufak tefek farklar dışında, aslında insana dair birkaç kök probleme dair olduğunu gösterir. Kitaptan çıkarılabilecek temel soyut/teorik fikir özetle şu şekildedir: Bütün mesele doğal ve sosyal varoluşsal sınırlarımıza dairdir. Hikayelerimizin tamamı insan-doğa ve insan-insan diyalektiğinden türer. Doğa bizi çeşitli açılardan kısıtlamıştır. Doğarız, üreriz, acıkırız, severiz, seviniriz, acı çekeriz, hastalanırız, yaşlanırız, ölürüz; tüm bunlar yaşama, kayıplara, faniliğe, ölümsüzlüğe, ebediyete ve sınırlı maddi varlığımızın ötelerine dair anlatılarımızın kaynağı olur. Gilgamış'ı ölümsüzlüğün peşinde koşturan budur. Sosyal açıdan da sınırlanmışızdır. Aramızdaki güç ilişkilerinden dolayı birbirimizle anlaşamayız, güç kazanma, iktidara geçme, zulüm ve adalet arayışına dair anlatılar geliştiririz. Binbir Gece Masallarının Şehrazad'ına bitmek bilmez hikayeler anlattıran budur. Joseph Campell gerçekten de sayısız örnek veriyor kitapta. Öyle ki bir çok noktada okur detaylardan uyuşmaya başlıyor, örneklerin hengamesinde fikirleri takip etmek zorlaşıyor. Ama temel fikir sadece Gılgamış'la Şehrazad'a(1001 gece Masallarına) bakıldığnda bile bir çırpıda anlaşılabilir: Hikayenin kurucu nedeni bir engeldir. Kahraman bir noktada ister psikolojik, ister fiziksel bir zorlamayla bu engelle yüzleşmenin eşiğine gelir; bu eşik maceraya davettir. Kahramanın daveti reddi onu tarihin tozlarına karıştırır, mitsel anlatıyı yaratan davetin kabulüdür. Kahraman davetle mevcut konumunu ve hayatını terkeder, bir dizi engel ve sınavla sınanır. Engelleri aşma aynı zamanda keşif ve aydınlanmayı, beraberinde sağaltılmayı getirir. Kahraman, keşfin ve aydınlanmanın sonunda, başlangıç noktasına elinde insanın bir korkusuna, bir zayıflığına veya bir kusuruna deva olacak hakiki bir bilgiyle, ilaçla veya fomülle geri döner. Kahramanın macera/aydınlanma çevrimi böylece tamamlanır. Şehrazad,1001 gece boyunca Kralın kadın nefretine karşı savaşır, kralın ilgisini 1001 farklı perspektife yoğunlaştırır, onu kendi nefretinden kurtarır. Gılgamış ölümsüzlüğün peşine düştüğü yolun sonunda ölümle ve kısa sürecek olan hayatla barışarak geri döner. "Gılgamış, niye bu yola geliyorsun? Aradığın yaşamı hiç bulamayacaksın Tanrılar insanı yaratınca, insana ölūm verdiler, ve yaşamı kendilerine sakladılar. Mideni doldur, Gılgamış; gece gündüz eğlen; her gün neşeli bir şeye hazırlan Gece gündüz yaşam dolu ve keyifli ol; en güzel giysilerini giy, başını yıka, vücudunu yıka. Elini tutan ufaklıga özen göster Karın mutlulukla gögsüne yaslansın." Hayat korkudan, şüpheden, bilinmezlikten vb bir nebze de olsa kurtulmuş olarak devam eder, ta ki başka bir hikaye, anlatı, bir kahramanlık miti bu kurtuluşa bir nebze daha katkı sağlayıncaya dek.... Baş ve Son Kitabın ingilizce ismi —Hero With A Thousand Faces— Bin Yüzlü/Maskeli Kahraman'dır, türkçeye çeviren Sabri Gürses Kahramanın Sonsuz Yolculuğu şeklinde çevirmiş. Bu iki başlık, kitabın içeriğiyle bütünleşen bir birleşim yaratıyor. Yukarıda belirtildiği gibi Mit mekan ötesidir, mitsel kahraman bin yüzle karşımıza çıkar. Aynı zamanda Mit zaman ötesidir, bu sonsuz bir yolculuktur. Kitap kapağında başı kuyruğuna temas eden (ouroboros) yılanınki* gibi hikayemiz zamansal olarak bir çemberin ve —zoraki bir benzetmeyle de olsa— mekansal olarak bir kürenin(gezegenin) her noktasıdır. Karen Armstrong'un kendi kitabında ulaştığı sonuca benzer bir şekilde, Joseph Campell'da Mitos'sal düşüncenin modern kültürde Lojik düşüncenin gölgesinde kalmasına, küçümsenmesine haklı olarak hayıflanıyor. İki yazar da mitosun logos lehine terkinin insanı bilişsel bir özelliğini kullanmaktan mahrum ettiği sonucuna varıyor. Yine her iki yazar da mitosa gerekli olan dönüşün insanlığı birleştirici potansiyeline vurgu yapıyor; ortak geçmiş, gelecek ve mevcuduyetimize dair zamansal ve mekansal (tarihsel ve kültürel) farkların ötesinde bir anlamlandırmanın derinleşen sosyal ve politik çelişkiler için sağaltıcı bir etki sağlayabileceğine işaret ediyor. Ez cümle, her iki yazar da mitosu horgörmeyi bırakmaya ve ciddiyetle düşünmeye davet ediyor. * aklinizikesfedin.com/wp-content/uplo...
Edebiyat
Kahramanın Sonsuz YolculuğuJoseph Campbell · İthaki Yayınları · 20171,183 okunma
·
972 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
O FORTUNA
Gönderi Sahibi
😊🙏