Burada Tuğba Coşkuner hakkında hiç konuşmadığımı fark ettim ve nasıl olur dedim kendi kendime. Keşke birkaç tane daha yetişkin kitabı yazsa da okusam dediğim bir yazardır kendisi. Daha çok çocuk kitapları ile tanınıyor. Hem yazar, hem editör, hem öğretmen hem de birçok farklı alana ilgi duyuyor. Instagram hesabı bile yazdığı minik öykülerle dolu. Rafta duran kavanoza veya eski bir evin ahşap pencerelerine dahi öykü yazabilecek bir yazardır kendisi. Hayatını edebiyata adamış olduğunu düşünüyorum. Hayatının her anında her alanında edebiyat var. Aynı zamanda birçok online atölyesi var. Bunlar da hep edebiyat üzerine. Üstelik çocuklarla yürüttüğü birçok atölye de mevcut. Bunlardan birinde çocuklara kitap yazmanın inceliklerinden bahsediyor. Hatta birlikte öyküler yazıyorlar. Şahane bir yazar kendisi. Ve zaten birçok insan tarafından tanınıyor ama keşke daha çok tanınsa ve yıllar yıllar sonra bile ismi anılsa. Kim bilir belki tanınır.
Yazarı övmeye doyamıyorum ama şimdilik bu kadarı yeterli. Biraz da kitap hakkında konuşalım. Kitap birçok öyküden oluşan bir öykü kitabı ve tek kelimeyle şahane. Her bir öykü o kadar incelikli bir şekilde yazılmış ve o kadar ustaca işlenmiş ki konular. Hayran kaldım. Hangi şehre gidersem gideyim yanımda götürürüm bu kitabı. Açar açar okurum öyküleri ve her defasında yeniden mest olurum. Üstelik yazarın yetişkin öykülerinde toplumsal konulara edebi bir dille dikkat çektiğini, çocuk kitaplarında ise eğitici yönde edebi eserler ortaya çıkardığını da eklemeden geçemeyecim.
Evet uzun lafın kısası Tuğba Coşkuner okuyun ve okurun lütfen. Tuğba Coşkuner