Tuğba Coşkuner

Tuğba Coşkuner

YazarEditör
9.2/10
108 Kişi
·
278
Okunma
·
35
Beğeni
·
1.126
Gösterim
“Matematiği anlamamayı ve sevmemeyi bir genetik hastalık gibidir nesilden nesle taşımayı bırakmak gerek. Çünkü matematik öğrenmemek gerçekten büyük bir eksikliktir ve bu eksiklik kolay kolay da kabullenilmemelidir. Matematik sadece muzipliği sever. Fark etmeniz ve merakınızın üzerine üzerine gitmenizi bekler. Her şey gibi.”
İnsan iki ruhludur. İçinde bir iyi bir kötü köpek sürekli kavga eder. Sen hangisini daha iyi beslersen o kazanır.
"Acaba ozon tabakası, gökdelenler göğü deldiği için mi delinmişti? Hakikaten olabilir miydi böyle bir şey? "
Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık avlandığında paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacaksınız.
176 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kitaba bir eğitimci gözü ile baktığınızda özellikle ortaokul seviyesindeki tüm çocuklara gönül rahatlığı ile okutabileceğiniz şahane bir kitapla karşılaşıyorsunuz. Çocukları doğanın kucağına oturtuyor, hayvanların söylediği ninniyle uyutuyor gibi hissediyorsunuz. Eğlence, macera, merak, dostluk, yardımseverlik, doğa sevgisi ve biz büyük(!)lerin çocuklara kazandırmaya çalıştığı daha nice değeri kitabın sayfaları arasında harmanlanmış olarak buluyorsunuz.

Kitaba bir çocuk gözüyle baktığınızda ise gülüyor, bol bol gülüyor ve kendinize sapasağlam 4arkadaş ediniyorsunuz..
144 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bazı kitaplar vardır beklerken heyecanlanır, okurken heyecanlanır ve bitirince şimdi ben bu kitabı hangi güzel cümlelerle anlatırım da kitabın hakkını verebilirim diye düşünürsünüz.
İşte Salyangoz Avcıları böyle bir kitap.
Sevgili Feyza Kartopu nun benim kitap okumamda tesiri çoktur. Çünkü uzun zamandır takip ettiklerimden. Tavsiye ettiği kitapları hep çok severek okudum. Bugün bir çok kitabı okuyabildiysem onun sayesindedir.
Şimdi onun kalbinden geçen kelimelerin elimde kitap şeklinde olması kulağıma gelen tatlı bir melodi gibi..
Ve kitaba gelecek olursak nasıl tatlı bir kitap, sevimli bir çocuk gibi. Sanki o sevimli çocuk elimden tuttu da beni diyar diyar gezdirdi. İstanbul’dan Buhara’ya oradan Bağdat’a çok keyifli bir yolculuk. Düşünebiliyor musunuz bir çocuk sürekli gözlerinizin içine bakıyor ve sizi hayal dünyanızda hem öğretici hem eğlendiren ve düşündüren bir yolculuğa çıkarıyor.

“Bir çiçek tarlasında uyumak nedir bilir misiniz? Ya da sırtını gıdıklayan saman demetlerine aldırmadan bir samanlıkta sabahlamak? Peki ya sırtınızı limon ağaçlarına dayayarak hayaller kurmak ve henüz gidemediğiniz şehirler hakkında düşlere dalmak nedir, bilir misiniz? Ben bilirim. Hem de pekiyi bilirim.”(syf:129)

Evet tam olarak bu, kitabı okurken bir ağacın gölgesinde hayallere dalıp fesleğenden tutun da hercai menekşeler, reyhanlar, yabani otlar miss gibi domates kokusu ve ismini ilk defa duyduğum ağaçlardan ve çiçeklerlerden bir esinti duydum. Hele okurken ağzıma tadı gelen kuzu kulağını hiç unutmam. Çıksa da yesek️ Bir ağacın dalına oturup alıç yiyen çocuklarla birlikte oturdum ve yitip giden çocukluğuma baktım. O çocukluğumdaki heyecanı yeniden hatırladım, ılık rüzgarlar esti içimde.

“İyi ki girebildikleri bir gölleri, üstünden atlayabilecekleri kayaları, üzerine kuşlar gibi tünedikleri alıç ağaçları, yemyeşil bostanları ve içlerine uzanıp uykuya daldıkları dev eğrelti otları vardı.” (syf:104)

Şu cümlelerin hatrı öyle çok ki bende..
ve bunu yaşayabilen çocuklar öyle çok şanslı ki.
Çünkü “Artık hiçbir şey eskisi gibi büyülü ve güzel değil, “ dedi Mine.
Evet, evet! diye bağırdılar hep bir ağızdan.
“Her şey güzeldi eskiden. Güler yüzlü ve dostçaydı her şey!” (Syf:131)
Evet eskiden daha şanslıydık ve güzeldi her şey. Şu an maddi imkanların içinde bu güzelliklerden mahrum olarak büyüyor çocuklarımız. Kalbini merhametini vicdanını, çocukluğunu besleyebileceğimiz alanlar öyle azaldı ki.
Ama buna rağmen Son olarak kitapta Mine’nin dediği gibi “marifet şimdi ne yaptığımızda, yapabildiğimizde..”
Sevgili Feyzacım Canımm Feyzacım diyor ki bize; hâlâ güzel bir çocukluk hediye edebiliriz çocuklarımıza ve kendimize..
Çok uzun tuttum biliyorum ama ne desem az kalacak.
Kitabı okurken ve sonunda yüzümde beliren gülümsemenin tadı paha biçilemez benim için.
Sevgili Feyza hep yaz çünkü kalemine güzel kalbine çocuklarımızın ve bizlerin ihtiyacı var.
Salyangoz Avcıları Feyza Kartopu
176 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yeşil kafalar serisi tek kelimeyle şahaneydi diyebilirim.
Okurken çok eğlendim, düşündüm, haz aldım..
Bu dört kafadar benim hayatımda güzel bir yer edinmiş oldu. Üç kitabı ortalama bir haftada elimden düşürmeyerek tabiri caizse bir solukta bitiriverdim ki zaten çok akıcı ve insanı içine çeken bir seri :)
Hem kendi çocuğumun kütüphanesine güzel bir kazanç oldu hem de okuldaki çocuklarıma hiç düşünmeden tavsiye edebileceğim nitelikte bir seri oldu.
Dostluğu, paylaşmayı en çok da doğa sevgisini hiç zorlamadan kazandıracağına çok eminim.
Sonuç olarak iyi ki böyle güzel kitaplar var!
200 syf.
·10/10
Uzun zamandır kurgu kitaplardan uzak kalmıştım. Şu an içinde bulunduğum ruh haline en iyi gelenin güzel betimlemeleri olan zekice mizah anlayışına sahip bir çocuk kitabı olması çok şaşırtıcı değil. Bu okuma keyfini uzatmak için hemencecik bitirmiyorum kitabı. Böyle güzel çocuk kitapları gördükçe hem şimdiki çocuklar için umutlanıyorum hem de kitap okumaktan keyif alan bir çocukken böyle kitaplar okuyamamış olduğum için üzülüyorum. Maalesef bizim çocukluğumuzda ya ağır dram kurgulu çocuk kitapları vardı ya da vermek istediği mesajı gözümüze sokan çocukları küçümseyen aşırı didaktik kitaplar vardı. Şimdi ki çocuklar ekran bağımlılığı tuzağı sebebiyle şanssız olsalar da çocuk edebiyatı yönünden baya besleyici kitaplara sahipler. Ben bitirdikten sonra sınıf kitaplığına götüreceğim öğrencilerimin yorumlarını da çok merak ediyorum.
36 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın kapak fotoğrafına vurulduğumu söyleyerek başlamak istiyorum. Hele o isimler Annesi fışfış, babası vışvış, kedisi kışkış, kaktüsü mışmış Yeğenime almış olmama rağmen önce 7. sınıf öğrencisi oğlumla okuduk. Daha doğrusu o okudu ben dinledim. Kıkır kıkır güldük çizimleri inceledik ve öyle sevdik ki yeğenime verebilecek miyim bilmiyorum. Sanırım ona tekrar isteyeceğim️ Kısacık cümlelerden o kadar çok şey çıkarıyorsunuz ki Tuğba hanıma hayran oluyorum🧡 Sorular birer ateş böceği çocuklarımız için her bir soru çözüldükçe yolları, dünyaları aydınlacak. Ve bizlerin sorgulayan sorumluluk sahibi çocuklara ihtiyacımız var. En büyük görev anne babaların, çocukların sorduğu sorulara sabırla cevap vermek en önemlisi dinlemek. Bugün bir çok çocuk annesine laf anlatabilmek için bağırıp çağırıyor. Sonra annesi niye bağırıyorsun dediğinde duymuyorsun ki dediğine şahit olmuşluğum var. Çocuklarımızı dinlemezsek anlayamayız. Babam hâlâ der ki anneme “çocuklarımızı anlamaya çalışacağız. “ Evet kaç yaşına gelirsek gelelim anlaşılmaya ihtiyacımız var öncelikle anne babamız tarafından.
Velhasıl kısacık ama çok güzel mesajlar veren harika bir kitap. Tabiki alın okuyun️
Not: Oğlumun küçüklüğü geldi gözümün önüne dışarı çıktığımızda yolda gördüğü herbir şeyi sorardı. Hemde defalarca, o zamanlar çok bilinçli bir anne değildim fakat sabırla bıkmadan usanmadan tekrar tekrar cevap verirdim. Anlasın ya da anlamasın her şeyi anlatırdım. Bilmeden de olsa yaptığım en iyi şey olduğunu çok sonra anladım
Pışpış Meraklı Bakış Tuğba Coşkuner
200 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Dört yeşil kafadarın bizim için sıradan olmayan yaşamlarına, maceralarına, çözümlerine, hayal güçlerine ve en önemlisi doğayla olan ilişkilerine hayran kalmamanız işten bile değil. Üstelik bu çocuklar en çok hayalini kurduğumuz ağaç eve sahip ise ! Çocuk kitabı olarak nitelendiriliyor olabilir ama kesinlikle üst yaş sınırı olmayan çocuk kitaplarından birisi. İkincisini sabırsızlıkla beklediğim bu kitap bitmesini istemeyeceğimiz bir yerde son bularak içinizde küçük bir sızı bırakabilir. Üstelik şimdiden hayalini kurduğum “ doğayla iç içe yaşam” için adım atmak değil koşmak istiyorum adeta. Hayatıma hoşgeldiniz yeşil kafadarlar ve yeşil olan her şey :)
192 syf.
·2 günde·9/10
Öğrencilerim için serinin 3 kitabını da aldım ve ilk kitaptan başlayarak okuyorum. Duvarları Gıdıklanan Okul u da elimden bırakmadan okudum desem abartmış olmam. Çok keyifli okuyucuyu içine çeken bir hikayeydi. Tuğba hocamın ellerine sağlık.
224 syf.
·Puan vermedi
"Matematikte öğrendiğimiz bilgiler pratikte nasıl kullanılıyor?" diye merak eden benim için güzel bir kitaptı..
Kitapta DNA molekülündeki dönüşlerin topoloji bilimiyle açıklandığını öğrendiğim andan itibaren topoloji gündemime girmiş oldu..
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Sadece okuyup geçecekseniz boş verin ama önce okuyup sonra çocuğunuzla içindekiler hakkında sohbet edecekseniz elinizde güzel bir çocuk kitabı duruyor demektir... İster şehirlerden, ister bitkilerden, ister hayvanlardan, ister eski zamanlardan yani sohbet konusu bol... Keyifli okumalar
200 syf.
·Beğendi·10/10
Bu şu anda 3 kitabı bulunan çocuk kitabı serisi ama kesinlikle her eğitimci ve ebeveyn okumalıDoğaya ne kadar uzağız ve onu nasıl hızla tüketip kendi sonumuzu hazırlıyoruz gerçeğini çok güzel vurgulamış

Yazarın biyografisi

Adı:
Tuğba Coşkuner
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 35 okur beğendi.
  • 278 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 136 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.