Joona Linna Serisi;
1- Hipnozcu
2- İnfaz
3- Ateş Şahidi
4- Kum Adam
5- Tacizci
6- Tavşan Avcısı
7- Lazarus
Lazarus, serinin dördüncü kitabı olan Kum Adam'ın devamı. Kitabın adını görür görmez okuduğum bir kitapla bağlantılı olduğunu anlamıştım çünkü Lazarus ölen kişinin tekrar dirilmesi anlamına geliyor.
Serinin en güzel kitabı da Kum Adam'dı bana göre. Kitap bitince bana devamı olacak diye düşündürmüştü çünkü finali tam anlamıyla netleşmemişti. İşte bu kitap kaldığı yerden devam ediyor. Hem de heyecanlı bir şekilde.
Yazarın tüm kitaplarını okumuş biri olarak yazacak olursam, yazarın detaylı anlatımıyla okuru boğan bir tarzı var. Ve maalesef her kitabı her okura hitap etmiyor. Fakat Kum Adam ve Lazarus'u okuyan bir okur eminim yazarın tüm kitaplarını okumak isteyecektir. Bu tuzağa düşmeyin. Çünkü bu iki kitap hariç diğerleri sizi boğabilir. Ne kadar sabırlı bir okur olsanız da bir yerden sonra pes etmeniz kaçınılmaz.
Son derece şiddete meyilli, sadist eğilimleri ve psikopati özelliklerine sahip bir cani peşinize tekrardan düşse ne yaparsınız? Üstelik bu kişinin öldüğüne çok emin olmanıza rağmen.
Bu cani kurbanlarının ailelerine verdiği psikolojik şiddetle onların intihar etmesini sağlıyor ve sonra da kurbanın ailelerine musallat olarak onları acımasız bir şekilde katlediyor.
Kum Adam gibi bu kitabı da büyük bir keyifle okudum. Yer yer heyecanlandığım bölümler de oldu. Özellikle kaçış sahneleri ve psikopatın işlediği cinayetler zihnimde canlı bir şekilde yer edindi. Ara ara kendimi kaptırıp, sesli tepkiler verdiğim anlar da oldu. İçi kurtçuklarla dolu bir konserveyi açmışım gibi hissettiğim bölümler de az değildi.
Kitap hakkında tek bir eleştirim var, o da bir insanın yapmış olduğu abartılı eylemleri. Olsun, o kadar da kitabın nazar boncuğu olsun. Okuttu mu? Okuttu. Heyecanlı mıydı? Fazlasıyla. Akıcı mı? Hem de nasıl.
Sert köşelerle okuru diken üstünde tutan ve son derece duygusal bir şekilde biten bu kitabı okumalısınız diyorum. Tabii ki serinin dördüncü kitabı olan Kum Adam'ı okuduktan sonra.