Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 12 Temmuz 2024 00:00 Üniversite de birçok bilim dalıyla ilgilenen Victor Frankenstein abı hayat ve birçok simyacının ilgisini çeken konularla ilgilenir.
İnsanları diriltme ve can verme üzerine çalışmalar yapar sonucunda ise bir yaratık yazarın da tabiriyle bir 'Canavar' yaratır.
Bir insandan daha güçlü soğuğa karşı daha dayanıklı ve kötü görünümlü bir canavar...
(Yaratıcı ve yaratıkla yollar ayrılır.)
Bu süreçte canavar insanları tanır onları gözlemler. İnsanda olan intikam ve nefret duygularıyla tanışır. Karşılaştığı insanlardan aldığı tepkilerden ötürü insanlara nefret duyan yaratık hayatın amacını aramaya başlar...
Bir aileyi ile tanışan yaratık (daha doğrusu ilk başta onları incelemeye başlar) onların birbirine olan bağlılıklarını aralarında olan sevgi bağına hayran olmuştu.
Günlerce onları gözlemledi hatta yardıma ihtiyaçları olduğunda onlar farkına varmadan yardım etti.
Bir süre sonra onlarla tanışmaya karar verir ancak önceden insanlardan gördüğü muameleler karşısında onlardan çekiniyordu. Haksız da sayılmazdı sonucunda ise onlarla bir araya geldiği anda canavara zarar vermeye başlarlar.
İnsanlara olan nefreti git gide daha da artmasının ardından yaratıcısını bulmaya yola koyuldu.
Doğal olarak yaratıcının ona karşı sorumlulukları vardı. Ondan bir isteği olacaktı. Canavara benzeyen bir dişi yaratmasını isteyecekti... (Tıpkı Hz. Adem ve Hz. Havva gibi.)
Eseri okurken canavarın iç dünyasında verdiği savaş etrafında var olan olaylara karşı bakış açısı beni mest etti.
İnsanların içindeki duyguların bir canavar tarafından bile kabul edilmeyecek kadar iğrenç oluşuna bir kez daha şahit oldum.
Canavarın sorgulamalarını hayatı anlama çabası da takdire şayandı...
Umarım ki bu eser ile yolunuz bir an önce kesişir :)