Gönderi

Puan vermedi·144 syf.··
2024 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 16:50
Günlük hayatta çok karşılaşmadığımız bu “entegrizm” sözcüğünün tanımını kitabın başında verdikten sonra, kitabın içinde açıkladığı bu kavramı, verdiği örnekler, olaylar ve olgularla tahlil ederken aslında yaşadığımız, gördüğümüz veya okuduğumuz olayların bir tanımlanması olduğunu görürüz. Bu gördüğümüz, yaşadığımız veya okuduğumuz olaylara geçmeden önce yaygın olmayan bu “entegrizmi” tanımlamak gerekecektir. “Entegrizm, dini veya siyasi olsun bir inancın mutlak doğruluğunu, tarihin bir dönemine bağlamaktır” şeklinde tanımlanabilir. Bunların ne olduğuna gelecek olursak Batı Entegrizmleri: Bilimsel Entegrizm, Stalinci Entergrizm ve Roma Entegrizmi; İslamcı Entergizmleri de Cezayir, İran, Ortadoğu ve Suudi Entegrizmi olarak ayrı başlıklar içinde inceler. Batı Entegrizmlerini ele alınınca yapılacak ilk iş “kendine yeterlilikten” (s. 58) vazgeçilmesi gerektiği söyler Garaudy. Batının kendi kültürünü göreceli konuma getirmesi gerektiğini ve mutlak doğrunun veya üst medeniyetin o olmadığını anlaması gerekir, Batı medeniyetinden başka kültürlerin ve medeniyetin olduğunu onlardan da alınacak, verilecek yönlerin olduğunu yazar. “Laik”, “Hriatiyan” veya “Marksist” Batılılar için entegrizmle mücadele için önce kendilerine has bir entegrizmin olduğunu kabul ederek ve eleştirerek başlamak gerekir. Dünyanın efendileri ve eğiticileri olduklarına dair inançları ve sömürgeciliğin temelinde bulunan bu “misyonlarını” bırakarak devam eder. Diğer kültür ve medeniyetler arasında olan bu sorunun çözüme kavuşmasını sağlayacak araç : Diyalog Entegrizmlerin nedenlerini şöyle sıralamaktadır. İlki (Cezayir) : kimliğe, kültüre ve dine olan saldırı (s.61), ikincisi (İran) :Batıdaki ahlaki çöküntüsü (s. 64), üçüncüsü (İsrail ve Ortadoğudaki Entegrizmler) : İsraili yöneticilerin politikası (s. 72) ve dördücüsü (Suudi Arabistan) : Suudi Arabistanın petrol sayesinden müslüman dünyadaki üstünlüğü (s.75) olarak sayar. Bu ülkelerde fikir adamları, ileri önderler, yöneticiler ve aydınlar, sömüren ülkeye “entegre” olarak ülke içinde ve bölgelerde enterizmlere neden olmuşlardır. Roger Garaudy kendi ülkesi’nin (Fransa) entegrizmden kurtulması için kitabı yazdığı yıllarda (1990) olan sorunları ele almış (işsizlik, göç, islama bakış s.124) ve bunlara çözüm önerileri (s. 105) getirmiştir. Türkiye’de birkaç yıldır medyada ve kamoyunda konuşulan konuları (göç, sığınmacılar) anlamak için de önemli bir metinler barındırmaktadır. Herhangi bir ülkeye dışarıdan gelen göçmenlerin topluma “entegrasyon” yapılması düşüncesi, kendisi ile beraber bir “entegrizmin” doğmasına neden olabilmektedir. Bu ikilem de her iki tarafın zarara uğramasına ve farkirleşmesine neden olmaktadır. “Üçüncü Dünya Ülkeleri” ile olan ilişkilerin değişmesi gerektiğini belirtmektedir. Hem diğer dünya ülkelerinde özellikle de Üçüncü Dünya Ülkelerine yeni çözümler bulunması gerekmektedir. Bu ülkelerin coğu sömürgeciliğin resmi para merkezleri olan Dünya Bankası ve IMF'den aldıkları borçları ödemek bir yana günden güne batağa batmaktadırlar. Bu kurumlardan aldıkları paraların çoğu da baştaki sömürge kukları tarafından alınmakta ya da silah alımı için harcanmaktadır. Garaudy bunları söyledikten sonra bu ülkelere verilen paraların böyle alanlara harcanması yerine ülkeye geri dönüt olabilecek alanlara harcanması ile ilgili çözüm önerilerini de söylemektedir. Kitapta bu çözüm önerileri ve daha başka konularda da dikkate değer fikirler ve analizler mevcuttur.
EntegrizmRoger Garaudy · Pınar Yayınları · 199284 okunma
·
85 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.