(spoiler)
Uzun zamandır okumamı bekleyen bir kitaptı. Beş farklı insanın ölümünü anlatıyordu ama sonları o kadar aynıydı ki... Ölümünüz için çevrenizdeki insanların birkaç dakikalık ilgisi ve ardından hayatlarına, günlük endişelerine devam etmeleri çok tuhaf hissettirdi. Elbette ölen birisinin arkasında kalanların yıllar boyunca acılarla yaşamasını ve ölümünü kabullenememelerini beklemesi, bir tür bencillik olurdu fakat bu kadarı da inanılmazdı. İlk hikayede Kont belki de gerçekten Kontes için bir arkadaştı ama yıllarca beraber yaşayıp çocuk sahibi olduğun bir kişinin ölümü bu kadar soğukkanlı karşılanabilir miydi? Bay Rousseau nasıl karısının cenazesinden sonra, ki çok sevdiğini iddia ediyordu, o gün en çok dükkanın kapalı kalmasına üzülebilirdi? Charlot ise içlerinde beni en çok üzen ölüm olabilir, yoksulluk içinde yitip giden küçük bir hayat ve onun ölümünden sonra neşeyle yiyip içen ailesini okumak anlatamadığım bir üzüntüye sebep oldu. Okuması çok kolay ve içinde birçok anlam barındıran bir kitaptı. Nasıl ölünür hala bilmiyor gibi hissediyorum ama sanırım insan gerçekten değer görmeyince bir şekilde zaten ölüyordu.
Sanırım ölüm herkesi eşitliyordu çünkü herkes bir şekilde unutulup gidiyordu.