Bu Nesli Görmek Dileğiyle
Puan vermedi·80 syf.··
2024 40. kitabı
Karadavi kitabı yazma nedenini açıklarken arkadaşı ile yaptığı bir konuşmayı bize işaret ediyor.  "... Bu acı tabloyu paramparça bir kalp ve alev alev yanan bir asabla yaşadım.Müslümanların acizliği, Arapların perişanlığı bir gerçekti.Esasen bundan önce de İslam ülkeleri baskınlara uğramış, pek çok İslam şehri yerle bir edilmiş, camiler yıkılmış; rükuya varmış, secdeye baş koymuş insanlar öldürülmüş ve iffetli mümin kadınların namusları çiğnenmişti. Yine aynı şekilde bu azgınlara karşı Müslümanlardan, Araplardan yüreklere su serpen bir sesin yükseldiğine tanık olmadık.Bir kelime, yiğitçe bir tavır... Hayır! Ezilen, çiğnenen insanların yanında yer almak bir yana en ufak bir ölçüde yardım hissi bile duyulmadı.Görülen, gözlenen yalnızca gecenin koyu karanlığındaki mezar sessizliği oldu." Tevafuken şimdi okumanın nasip olduğu bu satırlar güncel durumumuz ile maalesef oldukça örtüşüyor. Karadavi tam bu noktada bir teklifte bulunuyor; diyor ki bu kokuşmuş ümmet'ten daha fazlası olmayacaktır. Hz. Peygamber (sav)'in işaret ettiği "kardeşlerim" dediği neslinin inşaası gerekmektedir; harekete geçip bir şeyleri ıslah etmek için.  Karadavi öncelikler fıkhı konusundaki uzmanlığı meşhurdur; yine buradaki bilgisi çerçevesinde yeni neslin hangi öncelikler ile hangi vasıflara sahip olması gerektiğini bir güzel tarif ediyor. Açıkçası bir kaç satır bu işlerde okuma yapan birisi için yeni bir içerik yoktur; ama hatırlatıcılık ve tebliğ vardır. Rabbim anlayıp amel edenlerden kılsın. Bu neslin ferdi olmayı ve güzel amellerini görmeyi nasip etsin inşallah.  Ayrıca Karadavi eseri boyunca oldukça ümitli bir tablo çizerek davetini gerçekleştirmiştir. Bu davetin ve tablonun içinde olmayanları da kitabın son sayfasında oldukça isabetli bir şekilde konumlandırmıştır. "Bütün bunlara rağmen biri eğer kendini bu mutlu gelişmenin dışında tutuyorsa yalnızca kendisine kaybettirir. Eğer biri, olup biten bir şey yokmuş gibi her türlü kaygıdan uzak bir şekilde gününü gün etmeye çalışır ve batılcılar safında yer alırsa kendisine kaybettirmiş ve şeytana kazandırmış demektir. Bu durumdan karlı çıkacak olan yalnızca şeytandır, şeytanın taraftarlarıdır.  Bu durumdaki biri Rabbinin gazabını üzerine çekmiş ve O'nun düşmanlarının memnun etmiş demektir.Hem, o kişi böylece dünyada da, ahirette de en büyük ticareti kaybetmiş olacaktır. Şair ne güzel söylemiş: -Ağlasın kendine ömrünü boşa harcayan Eline geçen bir şey yok kayıptan başka- Kitapta geçen iki rivayetin aklıma mıhlanması ve pratik olarak hayatımda eşlik etmesi dileğiyle "Belaya giren Mümin ateşe girmiş demire benzer. Ateşe giren demirin pisliği gider de geriye temiz hali kalır". "Size geçmiş ümmetlerin hastalığı geçti:Hased ve buğuz. Buğuz ki, tıraş edendir.Saçı traş eder demiyorum,o, dini tıraş eder."
Din İslam
Beklenen Zafer NesliYusuf el-Karadavi · Nida Yayıncılık · 2016115 okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.