Çok sevdim çok!
Fantastik kurguları okumayı seviyorum ama ki işin içine Periler alemi ve Avcılar girince daha da bir seviyorum.
Özellikle de iki ayrı boyutun olması farklı görme duyusu olması da ayrıca ilgimi çekti. Ki bu da kitabın kapağındaki karakterin gözlerinin bağlı olmasını açıklıyor.
Allie ve ikizi Hulanna yıldız taşlarının etrafında dans etmeleri her ne kadar kötü şans getiriyor olsa da girilmemesi gereken o bölgeye hem girerek hemde dans ederek bütün kuralları çiğnemiş olurlar. Karşılarına çıkan parıldayan, ikizi Hulanna'yı büyüsüyle etkisi altına alarak onun eşi olması gerektiğine inandırarak onu çemberin içine sürükler. Allie istese de buna engel olamaz. Ve gördüklerinin de etkisiyle görme yetisini kaybetmeye başlar. Allie kardeşini parıldayanların götürdüğünü babasına söylemesiyle babasının hem babalık iç güdüsü hemde avcı yanı hemen harekete geçmesini söyler. Bu sebeple de parıldayanların yani Perilerin peşine düşmeye karar verir. Ama ki, Allie de onunla gelmek ister. Babası ayak bağı olacağını söyleyerek onun gelmesini istemez. Annesinin bulduğu çözümle de göz bağı takarak hiç değilse parıldayanların etkisi altına girmeyeceğini düşünerek yola koyulurlar. Periler kardeşini ele geçirmişken bir de babasını ele geçirmeleriyle Allie artık iyice durdurulamaz bir hal alır. Çemberden geçip Periler alemine gitmek ister ama ki bu mümkün olmaz. Bu sebeple insan boyutundaki bir parıldayanı büyülü kafesine hapsediyor. Tutsak ettiği peri Scouvrel, oradan kurtulmak amacıyla da devamlı Allie ile anlaşmalar yapmaya çalışıyor. Ama ki Allie'nin amacı kardeşi ve babasını kurtarmaktır. Bunu başardı mı derseniz de orası kitapta.
Özellikle peri Scouvrel'in dahil olduğu kısımları çok keyifle okudum. Dürüst olmak gerekirse acayip yaramaz bir periydi Devamlı anlaşmalar yapmaya çalışarak Allie'nin kafasını karıştırmaya çalıştı.
Evrene giriş kitabı olarak yeterliydi. Ama ki bittiği kısımdan ötürü de daha fazla merak etmek istemediğim için ikinci kitaba da hemen başladım.
İkinci kitabın yorumu da yakında gelecek.