Gönderi

10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2024 10:34
Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos’un 1968 yılında yayınlanan romanıdır. Roman, beş yaşındaki Zeze adında bir çocuğun başından geçenleri konu alır. Zeze, zeki, hayal gücü güçlü ve yaramaz bir çocuktur. Ailesinin yoksulluğu nedeniyle ihmal edilmiş ve hayatı kendi başına keşfederken çoğu zaman hatalar yapmıştır. Roman, ailenin başka bir eve taşınma kararı almasıyla başlar. Zeze’nin babası bir süredir işsizdir ve aile maddi sıkıntılar çekmektedir. 5-6 yaşlarında yoksul bir ailenin çocuğu olan Zeze, kardeşleriyle pek anlaşamayan, yaşıtlarından farklı düşünen, zeki ama bir o kadar da yaramaz bir çocuktur. Ağaçlarla, hayvanlarla ve nesnelerle konuşmayı seven, hayal gücüne ve merakına karşı koyamayan Zeze, etrafında olup biten olayları ve nesneleri her fırsatta keşfetmeye çalışmıştır. Çoğu zaman bu keşif onun dayak yemesine neden olsa da öğrenmekten bıkmayan bir çocuktur. Çevresindekileri daha okula başlamadan okuma yazma öğrendiğini bir türlü inandıramayan Zeze, sık sık yanına gidip birlikte vakit geçirdiği Edmundo dayısının şiirler hakkında ona aktardığı düşüncelerin etkisiyle büyüyünce şair olmak isteyen birisidir. Komşusunun bahçesindeki çamaşır ipini kesmeye çalışırken başına talihsiz bir kaza gelir ve ayağının altını ciddi şekilde yaralar. Ancak okula gitmesi gerektiğinden ayakkabısını giymeden yürümeye çalışır. Yolda Manuel Valadares (Portuga) yanından geçerken Zeze’yi görür ve ona yardım etmek ister. Onu eczaneye götürür ve yarasını tedavi ettirir. Zamanla Portuga’yı yakından tanır ve en sevdiği insan olur. Maddi sıkıntılardan dolayı babasını mutlu etmek isteyen Zeze, sokakta tanıştığı Bay Arivaldo ile şarkı söyleme başlar. Fakat babası, söyledikleri şarkı sözlerinin müstehcen olduğunu düşünerek Bay Arivaldo ile görüşmesini yasaklar. Zeze, ilerleyen günlerde şarkı söylemeye devam ettiği için babasından yediği son bir dayağın ardından kendisini öldürmek istemiş ancak Portuga (Valadares) tarafından vazgeçirilmiştir. Animizim ;Kısaca çocukların canlı ve cansız ayırımı yapamamasıdır. Buna bağlı olarak çocuklar cansız bir nesneyi canlıymış gibi, bazen de canlı bir varlığı cansızmış gibi değerlendirip buna göre davranabilirler. Şeker Portakalı adlı romana dönüldüğünde Zeze karakterinde de bu durum tespit edilir. Zeze, hayal gücü çok fazla olan ve tüm hayvanlar, eşyalar ve bitkilere isimler vererek onları kişileştiren bir çocuktur. Romanın ilerleyen bölümlerinde, Minguinho ismini verdiği şeker portakalı fidanına, Zeze için başından geçenleri anlattığı bir dostu, sıkıntılarını paylaştığı bir sırdaşı ve aynı zamanda oyun arkadaşı haline gelecektir. Zeze yüreğindeki yalnızlığı kapatmak için hayali arkadaşlar edinmiştir. Çıkarılması Gereken Dersler Sevgi ve ilgi her çocuğun hakkıdır. Yaramazlık yapmanın bir sınırı vardır. Hayal gücü, çocukların gelişimi için önemlidir. Kötü davranışların sonuçları olabilir. İnsanlar, hatalarından ders alabilirler. “Şeker Portakalı,” insanın içsel gücü, umut ve sevgi ile nasıl ayakta kalabileceğini anlatan güçlü bir öyküdür. Zeze’nin hayatı, yaşadığı zorluklara rağmen içsel bir güç ve sevgiyle nasıl başa çıkabileceğimizi gösterir. Aynı zamanda, kitap, çocukların dünyasını anlama ve onlara sevgiyle yaklaşma önemini vurgular. Empati, sevgi ve dayanışmanın insanları nasıl güçlendirebileceğini anlatan bu eser, okuyuculara derin düşüncelere sevk eder. Kitap akıcı bir şekilde yazılmış hangi yaş grubundan olursanız olun sizi etkileyecek bir hikayesi olduğunu düşünüyorum.:) Şeker Portakalı
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma
·
1 +1'leme
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.