Sarhoş babanın şiddeti ve fakirlikle geçen bir çocukluk Nana'nın hayata ve erkeklere bakışını şekillendirmiştir. Babasına bakışındaki öfke erkeklere karşı nefret halinde kendini gösterir. Nana, küçük yaşta evlenip boşanmıştır. Bu evlilikten doğan çocuğunun bakımını parası karşılığında teyzesi üstlenmiştir. Bu sıkıntılar sonrasında Paris Tiyatrosu'nda "Sarışın Venüs" oyununda oynar ve tüm Paris'te güzelliğiyle nam yapmaya başlar. Erkekler tarafından beğenilen, kadınlar tarafından kıskanılan ilgi odağıdır artık. Para karşılığında erkeklerle ilişki yaşamakta ve hayat standartını yükseltmek için ahlaki hiçbir sınır tanımamaktadır. Birlikte olduğu erkeklere neredeyse servetlerinin tamamını harcatmakta ve terk etmektedir. Paris'in dışında saray gibi bir konut alır. Artık hizmetçileri ve aşçıları vardır. Kapıldığı çiçek hastalığı artık onun güzelliğini de elinden alır ve ölümüne neden olur. Zola kitabı yazmadan önce detaylı araştırmalar yapmış ve Paris'in o dönemdeki ünlü mekanlarında vakit geçirmiştir. Akıcı ve sade bir üslupla yazılan bu kitap 19. yüzyıl Fransa'sında geçmektedir.