Son 50-60 sayfa hatrına 4 yıldız veriyorum.
Normal İnsanlar'ın dizisini izleyip sevmiş olsam da "Kitabını okusaydım kesin sevmezdim" demiştim. Bu kez dizisini izlemedim, kitabını okudum ve şimdi de "Dizisini izlesem bu kadar sıkılmazdım bence" diyorum çünkü bence Sally Rooney kitaplarını senaryo yazar gibi yazıyor. Ve okuyucunun hayal gücüne çok fazla güveniyor, hatta bayağı bayağı hayal gücümüze yaslanıyor. Karakterler hakkında hiçbir detay yok, hatta çoğu zaman hiçbir ipucu da yok. Hani ben de kapalı anlatımı, okuyucunun/seyircinin algısına güvenerek uzun uzun anlatmayıp ima edilen şeyleri vs. severim de bu kitapta karakterlerin duyguları, yaşadıkları filân bilinçli olarak saklanmıyor bence. Kitapta yalnızca birtakım ilgi çekici olmayan ilişkiler yaşanıyor, bu ilişkiler içersinde çoğu zaman herkes birbirlerine çok kötü davranıyor, herkes sürekli yanlış ve sebebini anlamadığımız kararlar veriyor... Ben kusurlu karakter severim, etik olmayan ilişkileri okumak beni hiç rahatsız etmez, karakterlerin degişmemesini bir karakter gelişimi olarak okumayı/izlemeyi (bakınız: Better Call Saul) severim, ne bileyim, günümüz teknolojisini, günümüz kaygılarını falan okumayı severim, yani kısacası kendim gibi insanları, benimkiler gibi ilişkileri edebiyat eserlerinde görmeye asla karşı değilim, tüm bunlar kitaba gerçekçilik katar, dolayısıyla daha kolay bağ kurarım AMA KARAKTERLERE SÜREKLİ HATA YAPTIRMAK, İLİŞKİLERİ HEP PROBLEMLİ YAZMAK METİNE, KARAKTERLERE OTOMATİK OLARAK DERİNLİK KATMIYOR. Kusurlu, sinir bozucu, toksik kişiler ve ilişkiler "tek başına" katmanlı bir metin ortaya koymaya yetmiyor. Bunları kapılıp gittiğim bir uslup, bir hikâye içinde görünce mutlu olurum ama elimde bunlardan başka hiçbir şey yoksa "E edebiyat bunun neresinde" diye soruyorum ister istemez. Yani bu kitabı nereye koyacağımı da bilemiyorum açıkçası; iyi bir edebî eser olduğunu düşünmüyorum, genç-yetişkin tarzı tatlı bir romantik komedi veya bir ramance* de değil çünkü o tarz kitaplardaki aşklar sevilesi oluyor. İtici karakterleri ve ilişkileri ise ancak iyi edebiyat kurtarır, burada onu bulamadım üzgünüm. Ne bir derinlik ne ilgi çekici bir hikâye ne de okuması zevkli, katmanlı karakter buldum bu kitapta. Son 50 sayfası falan azıcık "duygu" ve birkaç altı çizilecek cümle içeriyordu yalnızca ama kitabın bendeki olumsuz etkisini silmeye yetmedi maalesef. Tüm bunlara rağmen dizi uyarlamasına da şöyle bir bakacağım bu arada, çünkü bence haklıyım, dizisinde bir seyir keyfi bulacağımı düşünüyorum.