·192 syf.····Okunma: 07 Nisan 2024 13:55 Vedat Türkali’nin Diyarbakır Cezaevinden çıktıktan sonra psikolojisi bozulan bir genci anlattığı romanı. Romanda bu genç üzerinden Türkiye’deki ırkçılık sorunlarına dikkat çekiyor epey.
Açıkçası ben kitabı çok beğenemedim. Anlatmak istediği şey çok değerliydi tabii ki ama sıkıcı bir kurguydu. Karakterler ve olaylar gerçekten hayattan değildi sanki, yapmacıktı.
Doğulu olmayıp doğuda yaşayan biri olarak (kendimi de dahil ederek) sürekli yakalıyorum azınlıklara yapılan ırkçılıkları. Bu öyle toz pembe hikayelerle anlatılacak bir sorun değil ki.
Kurgu yapmak yerine güzelce bir araştırma yazısı yazsaymış keşke Türkali. Saçma sapan bir aşk hikayesi içinde bahsedilecek mesele miydi bilmiyorum.
Bir de tabii objektif olmama konusu var da, öyle bir beklenti olmadığı için çok şikayet etmek istemiyorum. Ermeniler dünyanın en gariban en iyi insanları gibi anlatmış. Aynen, kesin.
Herhangi bir savaşta ya da çatışmada iyi bir taraf olması mümkün değil. Herkes masum insanlara acı çektirir, adı üzerinde savaş bu. Bir taraf çok masum diğer taraf çok kötü gibi anlatılan çatışmalardan hoşlanmıyorum.
Çok tavsiye edeceğim bir kitap değildir.