·232 syf.····Okunma: 22 Temmuz 2024 23:35 Kimyager alon Stanley Grauman Weinbaum Bir Mars Destanı kitabı dört öyküden oluşmaktadır .
İlki kitaba ismini veren Bir Mars Destanı öyküsüdür .Bir grup astronot kızıl gezegendedir .Aralarında bir astronotun başından geçenler anlatılır .Bu astronotumuzun en iyi arkadaşı Tvill adında deve kuşumsu görünümlü ama baya akıllı ve zeki bir canlıdır. Her medeniyette olduğu gibi iyi kötü burdada vardır .Astronotumuzu zor şartlarda koruyup kollamıştır .Ayrıca gezegenini tanıtıp kütüphanesine konuk edip birkaç kitap tanıtımı yapmakla beraber bazı özel eserlere ise dokundurtmamıştır.Mars ile ilgili kimya ,biyoloji ,jeoloji alanlarında bilgiler vermiştir yazar bu astronot karakteri Ares ile .Aresin büyük adamsın diye hitap ettiği Tvill 'i gezegenden ayrıldıktan sonra baya özlemiştir .
Kitabın ikinci öyküsü Uyumun Doruğudur .Bir bilim insanının meyve sineğinden elde ettiği bir serum ile her türlü koşula karşı uyum sağlayıp hayatta kalabilmeyi sağlayan bir buluş anlatılmaktadır hikayede .Ve bu buluşunu denemek için ise ağır hasta olan bir kızı seçer .Tabi her deney sonucu o beklenmedik olayları bu hikayede de görüyoruz.
Üçüncü öykü Pygmalion 'ın Gözlüğü 'dür.
İyi de gerçeklik nedir ?diye sordu cücemsi adam. Tüm bunlar bir düş ,bir illüzyon ;nasıl ki sen benim gördüğüm bir sanrıysan ben de senin gördüğün bir sanrıyım ..Diye başlar öyküye yazar.
Matriks filmini anımsatan bu öykü 1934 tarihinde yayınlandığını düşünürsek öykünün ne kadar kıymetli olduğunu anlamamız açısından önemli bir ayrıntıdır 1934 bana göre.
En son öyküde ise" zaman" konusunu ele almış yazar .Biraz çatlak profesörün zamanda ileri geri gidilemeyeceğini ispatladıktan sonra yana mümkün olabileceğinide ekler ."Yan "yani eğerler dünyası ,olasılıklar ve çok sayıda denenmeyi bekleyen hayatlar .Denek olarak seçilen yada kendini seçtiren kişinin bu "eğer "ler hayatını denerken her seferinde aynı hayata ıskalaması ise müthiş bir ifade bırakmıştır öyküye .
"Öyleyse kendi bireyselliğimizin kusurlu olmamızdan kaynaklandığını iddia ediyorum .Hepimiz sırf kusursuz olmadığımız için birer bireyiz.Kusursuz olsaydık birbirimizle tıpatıp aynı olurduk .Doğru mu ?
"Şey...evet ."