1000Kitap Logosu
Bir Mars Destanı
Bir Mars Destanı
Bir Mars Destanı

Bir Mars Destanı

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.5
183 Kişi
354
Okunma
135
Beğeni
2.430
Gösterim
232 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 34 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · İthaki Yayınları · Haziran 2018 · Karton kapak · 9786053758259
“Weinbaum, Bir Mars Destanı'yla birlikte sempatik uzaylıyı icat etti. Bilimkurgu onunla birlikte bağnazlıktan uzaklaştı.” –Ursula K. Le Guin “Bilimkurgu alanında klişelerden kurtulup özgün hikâyeler üretebilen tek yazar. Büyük bir hayranıyım.” –H. P. Lovecraft “Weinbaum, var olmak için kendi sebeplerine sahip dünyadışılar yaratan ilk yazar.” –Isaac Asimov “Stanley G. Weinbaum, kısacık kariyerinde bilimkurguda bir devrim gerçekleştirdi. Biz de hâlâ onun bize kazandırdığı temaları keşfediyoruz.” –Poul Anderson “Stanley G. Weinbaum, modern bilimkurgunun kurucularından biri olarak Wells ve Heinlein'la anılmayı hak ediyor.” –Frederik Pohl Asimov'un deyişiyle bilimkurgunun üç büyük novasından biri olan Stanley G. Weinbaum, bir buçuk yıllık yazarlık kariyerine ve trajik ölümüne rağmen erken dönem Altın Çağ'ın en başarılı yazarlarından biri. Hem ilk hem de en önemli öyküsü “Bir Mars Destanı” da bilimkurguyu kökten değiştiren ve uzaylı algısında devrim yapan gerçek bir klasik. Yakın gelecekte insanlık Mars'a sefere çıkar ve mürettebatın asi üyesi Dick Jarvis'in başından beklenmedik bir olay geçer: Mars'ta yepyeni bir ırkla tanışır; devekuşu benzeri Tviil'le. Ancak Mars'taki tek hayat formu Tviil değildir. Onun yardımıyla Jarvis, “Bir Mars Destanı” ve devam öyküsü “Hayaller Vadisi”nde Mars'ın diğer mucizeleriyle de karşılaşacaktır. Bu iki klasik öyküye ek olarak Weinbaum'un yarattığı bir diğer çarpıcı karakter olan Profesör Manderpootz'un yer aldığı “Eğer Dünyaları” ve “İdeal”in yanı sıra ters giden bir bilimsel deneyi anlatan “Uyumun Doruğu”, uzaylı ekolojilerine yoğunlaşan saykedelik öykü “Üşütük Ay” ve sanal gerçekliği işleyen ilk öykülerden “Pygmalion'un Gözlüğü” de bu derlemede kendine yer buluyor. Bir Mars Destanı, modern bilimkurgunun ilk adımları. Isaac Asimov'un önsözüyle
6 mağazanın 6 ürününün ortalama fiyatı: ₺15,57
8.5
10 üzerinden
183 Puan · 39 İnceleme
Bahri Doğukan Şahin
Bir Mars Destanı'ı inceledi.
232 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bilimkurguya Yön Veren Öyküler: Bir Mars Destanı
“Kusursuz bir ulusta yasalar ve devlet tamamen fuzulidir.” Stanley G. Weinbaum Isaac Asimov’un deyimiyle “Bilimkurgunun üç büyük novasından biri” olan Stanley G. Weinbaum, 1902’de doğdu. 32 yaşında yazarlık kariyeri başlayan ve çok kısa bir süre sonra ise hayata gözlerini yuman Weinbaum, ardında sadece 12 kısa öykü bıraktı. Ölümünden sonra 11 öyküsü daha ortaya çıkan yazarın birkaç tane de makalesi bulunuyor. Bir Kimya Mühendisi olan yazarın ilk öyküsü “A Martian Odyssey” (Bir Mars Destanı), 1934’de dönemin bilimkurgu dergilerinden Wonder Stories’te yayımlandı. Öyküleriyle türe yön veren yazar, sadece 1.5 yıl süren yazarlık kariyerine rağmen bilimkurgu okurları arasında oldukça sevilen bir sima haline geldi. Ölümünün ardından geçen uzun yıllara rağmen yapılan listelerde öyküleriyle hep üst sıralarda yer almayı başaran Weinbaum, hakkında yazılan tüm övgüleri hak eden gerçek bir öncü olarak anılmaya devam ediyor. Daha önce hiçbir yazarın yapmadığını yaparak “uzaylı” algısını değiştiren yazar, düşünebilen fakat insan gibi düşünmeyen bir yaratık yaratmayı başarmıştır. “Tweel” adını verdiği ve “Bir Mars Destanı” isimli öyküsünde karşımıza çıkan deve kuşu benzeri bu yaratık Mars’ta yaşamakta, Mars’a giden astronotlarla iyi anlaşmakta ve sıra dışı bazı hareketler sergilemektedir. Yazarın kısa bir süre önce Laputa Kitap’tan çıkan “Mars Serüveni” isimli kitabı Türkiye’de yayımlanan ilk kitabı olma özelliğini taşırken, aradan kısa bir süre geçtikten sonra İthaki Yayınları’ndan “Bir Mars Destanı” adıyla bir kitabı daha çıktı. İthaki baskısında 7, Laputa baskısında ise 5 öykü bulunuyor. Laputa Kitap’ın yakın bir zamanda ikinci cildi de yayımlaması bekleniyor. Çok kısa aralıklarla iki ayrı yayınevinden okurların karşısına çıkması elbette sevindirici fakat bugüne dek yayımlanmamış olması ise aynı ölçüde üzücü olarak nitelendirilebilir. İthaki’nin Cihan Karamancı çevirisiyle “Bilimkurgu Klasikleri” dizisi kapsamında yayımladığı “Bir Mars Destanı”, aynı adı taşıyan öykü ve onun bir nevi devamı olan “Hayaller Vadisi”nin yan sıra, 5 öykü daha barındırıyor. “Uyumun Doruğu”, “Pygmalion’ın Gözlüğü”, “Üşütük Ay”, “Eğer Dünyaları” ve “İdeal” adlı öykülerin de yer aldığı bu derleme, bilimkurgu edebiyatını kökünden değiştiren ve türe yön veren güçlü öykülerden oluşuyor. 1. Bir Mars Destanı Weinbaum’un ilk ve aynı zamanda en iyi öyküsü olarak kabul edilen bu öykünün ana karakterleri bir insan ve bir de Marslı yaratık. Deve kuşuna benzeyen Tviil adlı bu canlı, Mars’a keşfe giden bir grup insan için en garip keşif olur fakat aslında tesadüf eseri bu canlıyla ilk karşılaşan kişi Nick Jarvis’tir. Bir Kimyager olan Weinbaum’un ilk öyküsünde kendisi gibi bir Kimyager karakteri başrole yerleştirdiği görülüyor. Jarvis, tek başına çıktığı Mars yüzeyindeki yolculuğunda kaybolur. Tviil adlı deve kuşumsu canlıyla karşılaşan ve iletişim kurmaya çalışan Jarvis aynı zamanda başka canlı formları ve yerleşim yerlerine de rastlar. Oldukça şaşkın olan Jarvis, yaşadığı bu esrarengiz deneyimleri ekip arkadaşlarıyla paylaşır. 2. Hayaller Vadisi İlk öykünün bir nevi devamı niteliğinde olan bu öykü, Mars’a giden dört kişilik ekibin yeni bir macerasını anlatıyor. Kimyager Jarvis, biyolog Leroy, mühendis Pute ve kaptan Harrison, Jarvis’in kısa bir süre önce tanıştığı fakat kaybettiği Tviil’i de görmek umuduyla bu sefer hep beraber bir gezintiye çıkarlar. Yerleşim yerlerini ve diğer canlıları da görmeyi düşünen ekip, Mars yüzeyinde ilginç şeylere tanıklık ederler. Yolda Tviil’e de rastlayan ekip, onun kılavuzluğunda bu sıra dışı gezende bir turist edasıyla gezinirler. “Mükemmel bir ırkta ona hiç ihtiyaç duymazsın; yönetim bir zayıflık itirafı değil de nedir?” 3. Uyumun Doruğu Daniel Scott, bilimsel araştırmalar yapan bir doktordur. Üzerinde çalıştığı son çalışmasından arkadaşı Doktor Hermann Bach’a bahseden Scoot heyecanlıdır zira uzun zamandır deneylerini yaptığı bir araştırmanın artık son safhasına gelmiştir. Daha önce hayvanlar üzerinde deneyip sonuç aldığı “uyum sağlama mekanizması”nı bir insan üzerinde denemenin zamanı gelmiştir artık. Deneyin yapılacağı kadının isminin Kyra Zelas olduğunu ve aslında tüberküloz hastalığından dolayı ölmek üzere olduğunu öğreniriz. Hastanın iyileşmesine de yarayacak olan bu deney, gerçekten de başarılı bir şekilde gerçekleştirildiği taktirde tıp biliminde bir devrime imza atılmış olacaktır. Bu öykünün, bilimkurgu edebiyatında “Süper insan” temasının en başarılı örneklerinden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir. “Aslına bakarsan Dan, tüm insan yaratıcılığı, dehası ve askeri liderliği tek bir kökene dayanır: çevreye alışmaktansa onu değiştirmeye.” 4. Pygmalion’ın Gözlüğü Bilimkurguda “sanal gerçeklik” temasının ilk işlendiği hikayelerden biri olan Pygmalion’ın Gözlüğü, kendinden sonraki birçok esere ilham veren çok başarılı bir eser. Bir mekanda oturup içkisini yudumlarken tanıştığı Albert Ludwig’in icadını merak eden Dan, davetin ardından sıra dışı olduğunu düşündüğü bu aygıtı görmek için otel odasına Ludwig’le beraber gider. Taktığı bir gözlükle, başka bir boyuta, sanal dünya benzeri bir yere giden Dan, orada yaşadığı şeyleri gerçekten ayırt edemeyecek bir hale gelir. “Tüm bunlar bir düş, bir illüzyon; nasıl ki sen benim gördüğüm bir sanrıysan ben de senin gördüğün bir sanrıyım.” 5. Üşütük Ay Jüpiter’in yaşanabilir üçüncü uydusu olan “Io” daki iş teklifini kabul eden Grant Calthorpe, garip canlı türlerinin yaşadığı bu yere ayak uydurmaya çalışır. Tıp bilimi için önem teşkil eden “ferva yaprakları”nın üretildiği bu uyduda Neilan Eczacılık şirketi ile bir anlaşma yapan Grant, içinde bulunduğu durumdan hoşnutsuzdur ve tek amacı bir an önce Dünya’ya geri dönmektir. Şirketin sahibinin kızı Lee Neilan ile karşılaşan Grant aynı zamanda Sıvışık ve Zıpır adı verilen canlı formlarıyla da mücadeleye girişecektir. 6. Eğer Dünyaları Bilimkurguda “Çatlak ve zeki profesör” algısını yaratan Weinbaum, Profesör Van Manderpootz isimli karakterini üç farklı öyküsünde kullanarak kendinden sonraki birçok yazara ve esere ilham kaynağı olmuştur. Haskel Van Mandepootz’un eski bir öğrencisi olan Dixon Wells, babasıyla birlikte N.J. Wells Anonim Şirketi’nin sahibidir. Kendisinde “geç kalma hastalığı” bulunan Dixon, binmesi gereken rokete geç kalacak ve yolda hocası Manderpootz’la karşılaşacaktır. Roketin havada infilak ettiğini öğrenen Wells, Manderpootz’un icadı olan bir aygıtı kullanarak “eğer dünyaları”na yelken açacak ve rokete yetişebilseydi “eğer” neler olurdu sorusuna cevap arayacaktır. Aşkın da işin içine girmesiyle birlikte yazarın unutulmaz bir öyküye imza attığını söylemek mümkün. “Belirsizliğin de kendince sıkıntıları vardır ve bunlar pişmanlığınkiler kadar acı çektirebilir.” 7. İdeal Yine bir Profesör Von Manderpootz ve Dixon Wells öyküsü olan “İdeal”de ise “idealizör” adını verdiği icadı üzerinde çalışan Manderpootz’u görürüz. Bir yandan da çeşitli robotlar tasarlamakla meşgul olan profesör en yeni icadını her zamanki gibi ilk olarak eski öğrencisi Wells’e tanıtacaktır. Bir kullanımlık ricada bulunan Wells, ideal kadını görme arzusuna kapılır ve hayallerindeki kadını aygıtın ekranında görerek ona aşık olur. Mandepootz’un kendini beğenmiş tavırları ve Wells’in safça yaklaşımı ile birlikte tıpkı “Eğer Dünyaları”nda olduğu gibi oldukça esprili bir öykü ortaya çıkar. Ayrıca Manderpootz ve Wells ikilisinin maceraları ilk okunduğunda şüphesiz Dr. Emmett Brown & Marty McFly (Back to the Future) ve Rick & Morty (Rick and Morty) gibi bilimkurgu sinemasının efsane ikililerini akla getiriyor. “Zaman hem geçmiş, hem şimdi, hem de gelecektir, zira zaman olayların gerçekleştiği ortamdır.” Son Söz Isaac Asimov, Stanislaw Lem, Philip K. Dick, Ursula K. Le Guin ve Ray Bradbury gibi yazarlar başta olmak üzere, bilimkurgu edebiyatında iz bırakmış olan hemen her yazara öyküleriyle ilham kaynağı olmuş büyük bir yazar Stanley G. Weinbaum. Bilimkurgu sinemasında karşımıza çıkan birçok temanın da en başarılı örneklerine imza atmış olan bu değerli yazar Asimov’un da dediği gibi, acaba yaşasaydı daha neler yazardı. Bilimkurgunun en büyük kayıplarından biri olan ve ismini onurlandırmak için Mars’ta bir kratere adı verilen Weinbaum’un bu eşsiz öykülerini bilimkurguya gönül vermiş olan hiçbir okur kaçırmamalı.
Bir Mars Destanı
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
45
Semih
Bir Mars Destanı'ı inceledi.
232 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Stanley G. Weinbaum, ne yapmak, nereye varmak istemektedir? İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 35. kitap, Bir Mars Destanı oldu. Kitap, içerisinde 7 adet bilimkurgu öyküsü barındıran harika bir eser. Fakat bu kitabı tam olarak anlayabilmek için, önce yazardan(Stanley G. Weinbaum) bahsetmek ve akabinde kitabın içerisinde yer alan öykülerden bahsetmek gerekir. Stanley G. Weinbaum, 1902-1935 yılları arasında yaşamış olan bir kimya mühendisidir. Hemen hesaplama yaptığınız üzere, 33 yıl gibi kısa bir yaşam sürmüş ve ilk öyküsünün yayımlanmasından yaklaşık bir buçuk sene sonra akciğer kanserinden hayata gözlerini yummuştur. Peki ama 33 yıl yaşamış olan bir yazar nasıl olur da Isaac Asimov, Stanislaw Lem, Ursula K. Le Guin gibi yazarlar başta olmak üzere, bilimkurgu edebiyatında iz bırakmış olan hemen her yazara ilham kaynağı olmayı başarmıştır? 33 yıllık kısa yaşamında, on iki öyküsü yayımlanan yazarın, ölümünün ardından on bir tane daha öyküsü ortaya çıkmıştır. Peki ama toplamda 23 öykü yazan yazar nasıl olur da öyküleriyle bilimkurguya yön vermeyi başarmıştır? Nerdeyse, yazdığı tek bir öyküyle dünyanın en iyi bilimkurgu yazarı unvanını kazanacak olan Stanley G. Weinbaum, Bir Mars Destanı isimli bu öyküsünde ne anlatmıştır? Son olarak Devlet Bahçeli'nin meşhur sorusu ile, Stanley G. Weinbaum, öyküleriyle ne yapmak, nereye varmak istemektedir? Cevaplara geçersek, bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede yazdığı öykülerle adını altın harflerle bilimkurgu dünyasına yazdıran yazar, hakkında yazılan tüm övgüleri hak eden gerçek bir öncüdür. Açıkçası kitaba başlarken bu derece muazzam bir eserle karşılaşacağımı tahmin etmiyordum. Okuduğum övgülerin, 33 yıl yaşamış ve bilimkurguya gönül vermiş olan bir yazara karşı diğer bilimkurgu yazarları tarafından yapılan abartılı övgüler, hatta belki bir minnet borcu olduğunu düşünüyordum. Oysaki Stanley G. Weinbaum öyküleriyle beni tepe taklak etti ve kendisine yapılan övgülerin ne kadar yerinde olduğunu gösterdi. Weinbaum, öykülerinde dünyadışı yaratıkları, "var olmak için kendi sebeplerine sahip akıllı yaratıklar" olarak tasarlamıştır. Uzaylı algısına farklı bir boyut kazandıran bu yaklaşım, bilimkurguda devrim niteliği taşımaktadır. Bilimkurguda Weinbaum'dan önce de dünyadışı yaratıklar tasarlanmıştı; ancak hiçbiri dünyadan tamamen bağımsız değildi ve hepsi birer dünya canlısının taklidinden ibaretti. Bu sebeple Weinbaum öykülerinde yer alan sağlam konularıyla ve geleceğe yön veren bakış açılarıyla diğer yazarlardan oldukça farklı bir konumda olmayı fazlasıyla hak etmiştir. Öykülerden bahsedecek olursak, kitabın içerisinde 7 nefis öykü var. Öykülerin bir kısmı önceki öykünün devamı gibi görünse de işlemiş olduğu konu bakımından farklılık arz ettiği için aynı öykünün devamıdır diyemeyiz. Öykülerde işlenen konular birbirinden bağımsız ve gelecek açısından çığır açacak nitelikte. Hatta bazılarının çoktan çığır açmış olduğunu söylersek yanılmış olmayız... Tüm bunlarla birlikte, yazarın anarşizm konusunda görüşlerini belirttiği kısımlar özellikle hoşuma gitti ve dikkatimi çekti. Anladığım kadarıyla yazarın anarşizme yakın görüşleri ve düşünceleri var. Bu noktada yazarın da tıpkı benim düşündüğüm gibi anarşizmin ideal yönetim biçimi olduğunu; fakat uygulamasının neredeyse imkansız olduğunu vurguladığını belirtmeliyim. Isaac Asimov’un da dediği gibi, yazar acaba daha uzun yaşasaydı kim bilir neler yazardı? Bunu şu an kestirmek zor. Bilimkurgunun en büyük kayıplarından biri olan ve ismini onurlandırmak için Mars’ta bir kratere adı verilen Weinbaum’un bu eserini mutlaka okumalısınız. Netice itibarıyla, Weinbaum'un yaşamından çıkarmamız gereken bir ders olduğunu düşünüyorum. Her ne yapıyorsak yapalım, yaptığımız işin en iyisini yapmaya çalışmalıyız. Zira 33 yıl gibi kısa bir yaşam sürseniz bile yaptığınız iyi bir iş, belki de asırlar boyunca sizin adınızın iyi bir şekilde anılmasına sebep olacaktır.
Bir Mars Destanı
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
68
BarbaRossa
Bir Mars Destanı'ı inceledi.
232 syf.
·
14 günde
·
9/10 puan
Kitaba ismini veren içindeki hikayelerden bir tanesi. Birbirinden farklı ve güzel hikayelerden oluşuyor. Özellikle her şeye geç kalan Dixon'ın hikayeleri eğlenceli idi. Hikayeler bilimsel bazı bilgileride okuyucuya anlaşılır bir dille anlatma ödevi görmüş gibi. Hayal canavarı gibi bir yaratık Fahrenheiht 451 kitabının yazarı olan Ray Bradbury'e de ilham vermiş. (Mars Yıllıkları) Yazar, Isaac Asimov'un aktardığına göre üç parlak (Nova) bilimkurgu yazarından ikincisi. Birinci Nova Edward Elmer Smith , üçüncü Nova ise her eserinde ayrı bir tat bulduğum Robert A. Heinlein imiş. Stanley G. Weinbaum 32 yaşında bu eseri yayınlamış, 33 yaşında hayatını kaybetmiş. Anısına Mars'ta adını bir kratere vermişler. Bilimde önemli işlere imza atıp Krater Yaşar Kemal adını yazdırmak vardı. Sanırım ülkece o noktadan uzağız.
Bir Mars Destanı
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
Szweig
Bir Mars Destanı'ı inceledi.
232 syf.
·
7 günde
·
10/10 puan
İthaki bilim kurgu klasikleri dizisinin 36. Kitabı olan Bir Mars Destanı’nın içerisinde 7 adet hikaye var. Bunlardan ikinci hikaye(hayaller vadisi) birinci hikayenin(bir mars destanı) devamı olduğu için ve ayrıca yedinci hikaye(ideal) altıncı hikayenin(eğer dünyaları) devamı olduğu için beş adet hikaye var birbirinden farklı olarak diyebiliriz... Kapak fotoğrafı ilk hikayeden esinlenip oluşturulmuş.Ben en çok “pygmalion’ın gözlüğü” hikayesini beğendim. Çok güzel bir sona bağlamış yazar.Bu hikayede kendinizi adeta 8 boyutlu bir kutunun içerisinde hissedeceksiniz... Yüzyılın en iyi bilim kurgu öykülerine kesinlikle bu kitaptan bir hikaye eklenmeliydi, oradaki 11 öykünün en az dördünden çok daha iyi öyküler var bu kitabın içerisinde. Keyifli okumalar..
Bir Mars Destanı
OKUYACAKLARIMA EKLE
35