Adı:
Bir Mars Destanı
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758259
Kitabın türü:
Çeviri:
Cihan Karamancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Weinbaum, Bir Mars Destanı'yla birlikte sempatik uzaylıyı icat etti. Bilimkurgu onunla birlikte bağnazlıktan uzaklaştı.” –Ursula K. Le Guin

“Bilimkurgu alanında klişelerden kurtulup özgün hikâyeler üretebilen tek yazar. Büyük bir hayranıyım.” –H. P. Lovecraft

“Weinbaum, var olmak için kendi sebeplerine sahip dünyadışılar yaratan ilk yazar.” –Isaac Asimov

“Stanley G. Weinbaum, kısacık kariyerinde bilimkurguda bir devrim gerçekleştirdi. Biz de hâlâ onun bize kazandırdığı temaları keşfediyoruz.” –Poul Anderson

“Stanley G. Weinbaum, modern bilimkurgunun kurucularından biri olarak Wells ve Heinlein'la anılmayı hak ediyor.” –Frederik Pohl

Asimov'un deyişiyle bilimkurgunun üç büyük novasından biri olan Stanley G. Weinbaum, bir buçuk yıllık yazarlık kariyerine ve trajik ölümüne rağmen erken dönem Altın Çağ'ın en başarılı yazarlarından biri. Hem ilk hem de en önemli öyküsü “Bir Mars Destanı” da bilimkurguyu kökten değiştiren ve uzaylı algısında devrim yapan gerçek bir klasik.

Yakın gelecekte insanlık Mars'a sefere çıkar ve mürettebatın asi üyesi Dick Jarvis'in başından beklenmedik bir olay geçer: Mars'ta yepyeni bir ırkla tanışır; devekuşu benzeri Tviil'le. Ancak Mars'taki tek hayat formu Tviil değildir. Onun yardımıyla Jarvis, “Bir Mars Destanı” ve devam öyküsü “Hayaller Vadisi”nde Mars'ın diğer mucizeleriyle de karşılaşacaktır.

Bu iki klasik öyküye ek olarak Weinbaum'un yarattığı bir diğer çarpıcı karakter olan Profesör Manderpootz'un yer aldığı “Eğer Dünyaları” ve “İdeal”in yanı sıra ters giden bir bilimsel deneyi anlatan “Uyumun Doruğu”, uzaylı ekolojilerine yoğunlaşan saykedelik öykü “Üşütük Ay” ve sanal gerçekliği işleyen ilk öykülerden “Pygmalion'un Gözlüğü” de bu derlemede kendine yer buluyor.

Bir Mars Destanı, modern bilimkurgunun ilk adımları.

Isaac Asimov'un önsözüyle
232 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
İthaki bilim kurgu klasikleri dizisinin 36. Kitabı olan Bir Mars Destanı’nın içerisinde 7 adet hikaye var. Bunlardan
ikinci hikaye(hayaller vadisi)
birinci hikayenin(bir mars destanı)
devamı olduğu için ve ayrıca yedinci hikaye(ideal)
altıncı hikayenin(eğer dünyaları)
devamı olduğu için beş adet hikaye var birbirinden farklı olarak diyebiliriz...
Kapak fotoğrafı ilk hikayeden esinlenip
oluşturulmuş.Ben en çok “pygmalion’ın gözlüğü” hikayesini beğendim. Çok güzel bir sona bağlamış yazar.Bu hikayede kendinizi adeta 8 boyutlu bir kutunun içerisinde hissedeceksiniz...


Yüzyılın en iyi bilim kurgu öykülerine kesinlikle bu kitaptan bir hikaye eklenmeliydi, oradaki 11 öykünün en az dördünden çok daha iyi öyküler var bu kitabın içerisinde. Keyifli okumalar..
232 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Tanıştırayım, Stanley G. Weinbaum. 1934 yılında yayımlanan ilk öyküsüyle günümüzde bilimkurgu tarihinin en iyi yazarı ünvanını edindi. Kendinden sonra gelen tüm kitaplarda onu taklit eden öğelere rastlandı. Le Guin'in Mülksüzlerinde bile. Akciğer kanseri ile mücadele ederken bir düzine öykü yazdı. O öyküler günümüzde hala geleceği yansıtan formlara sahip. Hiç kitap yazamadı. Bir sene sonra, 1935 yılında akciger kanserine yenik düştü. Bir avuç öyküsü, günümüz kurgu soyağacını yarattı.
"Bir Mars Destanı" günümüzde uzun süre en iyi kurgu öyküsü kabul edilen (sonra Asimov' un öyküsü bu ünvanı edindi) öykü ve Weinbaum'un diğer 6 öyküsünü barındıran bir kitap. Öykülerin o tarihte yazılmış olması ve hala günümüz yazarlarına taş çıkarması muazzam.
Asimov onun için "Yaşasaydı....muhakkak gelmiş geçmiş en sevilen bilimkurgu yazarları listesinde başı çekerdi." demiştir.
Üstelik onun anısına Mars'ta bir kratere Weinbaum adı verilmiş.
Zevkle okuyun.
232 syf.
·1 günde·9/10
Bu seride şu ana kadar okuduğum en iyi kitap hiç kuşkusuz Maymunlar Gezegeni ama Bir Mars Destanı’na başladığım anda ona denk bir kitap okuduğumu anlamıştım. Bu farkına varış bende büyük bir heyecan uyandırdı, aradığını bulan bir insanın sevinci vardı üzerimde. Gezegenler arası yolculuğu anlatan kitapları okumanın ben de bir tür tutkuya dönüştüğünü hissediyorum, okurken ki duyduğum hazzın tarifi yok. Dünyanın dışı benim için muazzam güzellikte ve inanılamayacak kadar gerçek. Dünya güneş sisteminde ki dokuz gezegenden en büyük beşinci gezen. Güneşin içerisine tam 1 milyon 300 bin adet dünya sığabiliyor. Samanyolu galaksisinde “sadece dünya büyüklüğünde” en az 17 milyar gezegenin olduğu tahmin ediliyor. Bizim bulunduğumuz Samanyolu galaksisine en yakın galaksi olan Andromeda galaksisi ile aramızdaki mesafe 2.5 milyon ışık yılı. Evrende 2 trilyon galaksi bulunduğunu da göz önüne alırsak bizim galaksimiz koca devranda iğne ucu kadar yer kaplıyor ve hala dünyada ayak basılmamış yerler var. İnsan düşünmekte zorluk çekiyor gerçekten. Buradan Elon Musk amcaya sesleniyorum, Mars’a beni de götüüüüürr :)

Kitap 7 adet hikâyeden meydana geliyor, ilk iki hikâye birbiriyle bağlantılı. Bu sebepten ben ilk başta tek bir hikâye üzerinden gidilecek izlenimine kapıldım ve daha da hoşuma gitti ama erken sevinmiştim tabi. İlk iki hikâyeyi bitirip de üçüncüye başlayınca ayrı ayrı hikâyeler olduklarını anladım. İlk iki hikâyeden (Bir Mars Destanı ve Hayaller Vadisi) tek bir kitap yazılsa insan okumaya doyamazmış, o kadar tatlı, o kadar değişik. Hayaller Vadisi hikayesinde en iyi yönetim biçiminin yönetimin olmaması (anarşi) olduğunu ancak mükemmel ırk var olduğunda geçerli olabileceği savunuluyor. Üzerine düşündüğümde aslında hiç de mantıksız gelmiyor bana. Kitapta şu şekilde geçiyor, “mükemmel bir ırkta ona hiç ihtiyaç duymazsın; yönetim bir zayıflık itirafı değil de nedir? Halkın bir kısmının geri kalanla işbirliği yapmayacağının ve bir psikolog tarafından anti-sosyal olarak nitelendirilecek bireyleri kısıtlamak için yasaya ihtiyaç olduğunun itirafıdır. Anti-sosyal bireylerin –suçlular gibi- hiç olmadığı bir toplumda yasalara veya polise ihtiyaç duyulmaz değil mi?” Tabi bunun olabilme ihtimali bana göre imkânsız, sadece güzel bir ütopyadan ibaret. Hikâyelerin hepsi birbiriyle yarışır güzellikte, ayrı ayrı mükemmeller. Weinbaum'dan zamanının en iyi bilimkurgu yazarı unvanını hak ettiğini ispat eder nitelikte bir kitap.
232 syf.
·3 günde·7/10
7 bilimkurgu öyküsünün bulunduğu Bir Mars Destanı, isminden dolayı öykülerin Marsta geçtiğini düşünen bendeniz için bir hayal kırıklığı oldu. İlk iki öykü, Bir Mars Destanı ve Hayaller Vadisi, gayet merak uyandırıcı ve eğlenceli bir anlatıma sahipken diğer öyküler bana göre sadece kurguydu.. Yazar sanırım birkaç bilgiyi kendine göre düzenleyip ilgi çekici ve farklı öyküler yazmak istemiş, başarmış da. Öykülerin konusu ilgi çekici olsa dahi bence yeterli bir mantığa dayatılmadan yazılmıştı. Genelde bilim kurgu okurken 'Böyle olabilir mi gerçekten?' gibi sözler söylerdim ama bu kitaptaki öyküleri okurken sadece 'Evet, güzel bir kurgu,' dedim. Kendi açımdan yeterince iyi bulamadığım, okurken beni fazla şaşırtmayan bir bilim kurgu oldu. Tüm öyküleri severek okudum ama hiçbiri yeterli gelmedi. Aralarında en çok sevdiğim Eğer Dünyaları oldu. Van Manderpootz harika bir fikir-babası. En çok sevdiğim öyküyü söylemişken sevmediğim öyküyü de söyliyeyim: Üşütük Ay. Keşke biraz daha detaylı anlatılmış bir öykü olsaydı. Ayrıca Pygmalion'un Gözlüğü 'ya öyle olsaydı'lara fazlaca takılmış bir öyküydü, bilim kısmı da oldukça havada kalmıştı.

Her bir öykünün güzel bir roman konusu olacağına inanıyorum ama bu kadar kısaca yazılmış olması dediğim gibi, yeterli gelmedi.
232 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Stanley Weinbaum yaşasaydı muhakkak gelmiş geçmiş en sevilen bilimkurgu yazarları listesinde başı çekerdi. Kitabın detaylı önsözü bu şekilde bitiyor. Isaac Asimov'dan böylesine bir giriş kitaptan beklentiyi haliyle arttırıyor. Yazar bu öyküleri yazdıktan 1 yıl sonra ölmüş ve maalesef başka bir kitabı da yok. O yüzden hiç acele etmedim okurken. Öyküler hep farklı konuları içeriyor. Mesela yarattığı dünya dışı yaratıkları çok zekice tasarlamış ve ayrıntılı özellikler vermiş. Ve o yaratıkların bölümlerini okuduğunuzda özellikle tiplemeleri birçok öyküye, filme ilham olduğu çok açık. Bir diğer hikayede VR gözlüğün benzerini tasarlamış ve mükemmel bir fantastik-bilimkurgu hikayesi çıkarmış ortaya. Uyumun Doruğu hikayesi, süper insan/mutant fikrini öne sürmüş ve yine üst düzey. 7 hikayenin ilk ikisi Bir Mars Destanı'nı konu alıyor. Son iki hikaye yine birbiriyle bağlantılı ve Profesör Van Manderpootz ile bahtsız Dixon Well'in öykülerini anlatıyor. İki öyküden Eğer Dünyaları mükemmel bir hikaye. Birde şu var, yazar kesinlikle aşk acısını baya çekmiş. Bu son iki hikayede çok belli :-) Kısacası şöyle söylemem lazım, sadece 1.5 yıllık yazarlık kariyerinde bu kadar az hikaye yazıp bu kadar çok etki bırakmak bence büyük başarıdır. Öyküleri, yaratıkları hep filmlere ve romanlara ilham olmuş. Kim bilir yaşasaydı daha neler neler yazardı demeden edemiyorum.

Öykülere Puanlarım
Mars destanı - 9.5
Hayaller vadisi - 9.5
Uyumun doruğu - 10
Pygmalion - 10
Üşütük Ay - 8.5
Eğer Dünyaları - 10
İdeal - 8
226 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
7 öyküden oluşan bir kitap. Sadece Üşütük Ay hikayesini beğenmedim. Yazar keşke bu eserleri yazdıktan sonra aramızdan ayrılmasaydı iyi olurmuş. Özellikle Van Manderpootz karakterinin olduğu son iki bölüme bayıldım. Bu karakter bana biraz Geleceğe Dönüş’deki Emmett Brown karakterini hatırlattı. Biraz çatlak ama dahi bir karakter ikisi de. Dediğim gibi yazarın yazma şansı olsaydı ve bu karaktere 7-8 kitaplık bir seri yapsaydı iyi olurdu.

Öyküler ise şöyle;

Bir Mars Destanı : Bir gezegene giden mürettebattaki Jarvis adlı kişinin Mars yüzeyindeki maceraları anlatılıyor. Puanım 9/10

Hayaller Vadisi : Birinci bölümdeki karakterlerden Jarvis ile Leroy’un Mars yüzeyindeki maceraları ve değişik canlılarla karşılaşmaları anlatılıyor. Puanım 9/10

Uyumun Doruğu : Hayvanlardaki genetiğin insanlar üzerine aktarılınca ortaya çıkan sonucu anlatıyor. Mutant insandan bahsediliyor. Hızlı iyileşme, farklı ortamlara uyum sağlama gibi. Puanım 8/10

Pygmalion’un Gözlüğü : Sanal gerçeklik konularından ve VR gözlüğünden bahsediliyor. Ayrıca konuda geçen isimler mitolojiden alınmadır. Puanım 9/10

Üşütük Ay : Konusu biraz kafa karıştırıcıydı çünkü hiçbir şey anlamadım. Puanım 5/10

Eğer Dünyaları : What if? mevzusunu anlatan güzel bir öykü olmuş. Yaptığımız seçimlere göre oluşan paralel evrenler söz konusu. Puanım 10/10

İdeal : 6. bölümdeki dâhi profesörün ideal nesnelere ulaşma fikrini konu alıyor. 9/10
232 syf.
Akıcı, komik, bilimsel, ... böyle uzayıp gider liste. 7 farklı hikaye varken ikişer tanesi (2*2=4 hikaye) birbirinin devamı gibi olunca daha da bağlıyor kendine. Bilimkurgu severler için güzel bir kitap.
232 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Bir buçuk yıllık yazarlık kariyerini BK alanına altın harflerle yazacağımız Stanley G. Weinbaum'un bu kitabını övmemek haksızlık olur.

Kitabın kapağı başlı başına muazzam. Yazarın 7 öyküsünün bulunduğu kitap BK okuyucularına beklenmedik bir ziyafet sunuyor. Dili, anlatımı ve yazarın hayallerine eşlik eden kalemi biz BK okuyucularına hediye edilmiş en güzel şeylerden birisi olacak. :)

Favori öykülerim: İdeal ve Eğer Dünyaları.

İyi Okumalar.
“Akıllı bir adam Şeytan’ın sanatını Tanrı’nın gayesine uydurabilir...”
Stanley G. Weinbaum
Sayfa 199 - İthaki Yayınları
“Bir düşü gerçeğe dönüştürmek için içersin,öyle değil mi? Ya istediğine kavuştuğunu, ya da nefret duyduğuna baskın geldiğini düşlemek için. Gerçeklikten kaçmak için içersin ve işin ironisi gerçekliğin bile bir düş olmasıdır.”
Çatlak herif, diye tekrar aklından geçirdi Dan.
Stanley G. Weinbaum
Sayfa 121 - İthaki Yayınları
Tüm bunlar bir düş, bir illüzyon; nasıl ki sen benim gördüğüm bir sanrıysan ben de senin gördüğün bir sanrıyım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Mars Destanı
Baskı tarihi:
Haziran 2018
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758259
Kitabın türü:
Çeviri:
Cihan Karamancı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Weinbaum, Bir Mars Destanı'yla birlikte sempatik uzaylıyı icat etti. Bilimkurgu onunla birlikte bağnazlıktan uzaklaştı.” –Ursula K. Le Guin

“Bilimkurgu alanında klişelerden kurtulup özgün hikâyeler üretebilen tek yazar. Büyük bir hayranıyım.” –H. P. Lovecraft

“Weinbaum, var olmak için kendi sebeplerine sahip dünyadışılar yaratan ilk yazar.” –Isaac Asimov

“Stanley G. Weinbaum, kısacık kariyerinde bilimkurguda bir devrim gerçekleştirdi. Biz de hâlâ onun bize kazandırdığı temaları keşfediyoruz.” –Poul Anderson

“Stanley G. Weinbaum, modern bilimkurgunun kurucularından biri olarak Wells ve Heinlein'la anılmayı hak ediyor.” –Frederik Pohl

Asimov'un deyişiyle bilimkurgunun üç büyük novasından biri olan Stanley G. Weinbaum, bir buçuk yıllık yazarlık kariyerine ve trajik ölümüne rağmen erken dönem Altın Çağ'ın en başarılı yazarlarından biri. Hem ilk hem de en önemli öyküsü “Bir Mars Destanı” da bilimkurguyu kökten değiştiren ve uzaylı algısında devrim yapan gerçek bir klasik.

Yakın gelecekte insanlık Mars'a sefere çıkar ve mürettebatın asi üyesi Dick Jarvis'in başından beklenmedik bir olay geçer: Mars'ta yepyeni bir ırkla tanışır; devekuşu benzeri Tviil'le. Ancak Mars'taki tek hayat formu Tviil değildir. Onun yardımıyla Jarvis, “Bir Mars Destanı” ve devam öyküsü “Hayaller Vadisi”nde Mars'ın diğer mucizeleriyle de karşılaşacaktır.

Bu iki klasik öyküye ek olarak Weinbaum'un yarattığı bir diğer çarpıcı karakter olan Profesör Manderpootz'un yer aldığı “Eğer Dünyaları” ve “İdeal”in yanı sıra ters giden bir bilimsel deneyi anlatan “Uyumun Doruğu”, uzaylı ekolojilerine yoğunlaşan saykedelik öykü “Üşütük Ay” ve sanal gerçekliği işleyen ilk öykülerden “Pygmalion'un Gözlüğü” de bu derlemede kendine yer buluyor.

Bir Mars Destanı, modern bilimkurgunun ilk adımları.

Isaac Asimov'un önsözüyle

Kitabı okuyanlar 36 okur

  • Gamze Nur
  • Kutay Berk Yumuşak
  • Arınç Köktürk
  • Sultan TURAN
  • Ok
  • Alper Kanık
  • Beliz Yaren Yalçın
  • Ayşenur
  • nevin alkan
  • Merve Zor

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (6)
9
%42.9 (9)
8
%9.5 (2)
7
%14.3 (3)
6
%0
5
%4.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0