Gönderi

10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2024 65. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 01:36
Bu hafta Bi Dünya Kitap Grubu ile Anna Karenina'nın eşliğinde unutulmaz bir yolculuğa çıktık ve bugün de bu yolculuğun sonuna geldik... @bidunyakitapgrubu1 Kısaca konusundan bahsedecek olursak dürüst bir evliliğin mutluluğu ile yasak bir ilişkinin düşkırıklıklarını anlatıyor diyebiliriz ama Anna Karenina bir aşk romanından çok daha fazlası:1870'li yılların Rusya'sında toplumsal hayat ve özellikle kadınların durumu, evlilik ilişkileri, siyaset, toprak yasaları, eğitim ve din üzerinde harika durum tespitleri objektif ve nesnel bir bakış açısıyla anlatılıyor. Yazıldığı dönemde de üst kesimdeki insanlarla yoksul halkın yaşamı arasındaki büyük uçurumu ortaya koymasından büyük ilgi görmüş. Kitabın yazılış hikayesinde ise Tolstoy, komşusu Bibikov'un başına gelenlerden ilham almış: Bibikov ölen eşinin uzak akrabalarından Anna Stepanovna ile yaşamaktadır. Bibikov, çocukları için getirttiği mürebbiyeye âşık olunca Anna evden kaçar ve bir trenin altına atlayarak intihar eder. Tolstoy hem Anna'nın parçalanmış cesedini görmüş hem de Anna'nın ölmeden önce Bibikov'a yazdığı mektubu da okumuştur. Ayrıca Tolstoy Anna Karenina'yı yazarken sadece intihar olayından faydalanır. Anna Stepanovna ile Anna Karenina'nın dış görünüşleri, toplumdaki konumu birbirine hiç benzemez. Ama Puşkin'in kızı Mariya Aleksandrovna Gartung dış görünüş olarak Anna Karenina'ya ilham olmuş. Tolstoy, Mariya'yı bir baloda, Anna Karenina'nınki gibi, siyah bir elbiseyle görmüş. Yazar kendini bir romancı olarak görmüyormuş. Yazdığı bir kitabının istediği gibi anlaşılamadı sonucu da bir roman yazmaya karar veriyor. Arkadaşına "5 günde bir roman yazacağım." diyerek başlamış. Ama Anna Karenina'yı yazmak toplam 5 yılını almış. Tolstoy Anna Karenina'yı hiçbir zaman güçlü bir eser olarak görmemiş hatta Anna Karenina'yı beğenmediği için yarım bırakmayı, atmayı bile düşünmüş. Onun için Savaş ve Barış daha güçlüymüş. Anna Karenina ile aramda çok güçlü bir bağ kursam da benim için de Savaş ve Barış ve -henüz karar verememekle bitlikte- Diriliş daha güçlü bir eser. Anna Karenina 3 milyondan fazla kelime barındırır ve Edebiyat tarihinin en çok uyarlanan eseridir. Biraz daha kitabın içine girecek olursak; - Edebiyat tarihinde büyük iz bırakan bir girişle başlıyor: "Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzlugu kendine göredir." (İş Bankası Kültür Yayınları, sayfa 3) Karşımıza çıkabilecekleri az çok kestirebiliyoruz bu girişle. Devamında ise "Oblonskiylerin evinde işler karışmıştı." diye devam ediyor. Kitabı böyle başlamasında Puşkin'in bir eserlerinden ilham almış. Böyle bir giriş direkt olaya girdiği için okurun ilgisini çekiyor düşüncesiyle. Ayrıca Anna Karenina'nın ilk hallerinde başlangıcı tıpkı Savaş ve Barış'taki gibi sahnelerle başlayacakken okurken alakasız gelebilecek bir giriş yapmış. - Kadın ve erkek ayrımı kitabın ilk sayfalarından itibaren karşımıza çıkıyor: "Stepan Arkadyiç'in karısına karşı tam anlamıyla kabahatli olmasına ve bunu kendisinin de hissetmesine karşın evdekilerin hemen hemen hepsi, hatta Darya Aleksandrovna'nın en birinci arkadaşı olan dadı bile Stepan Arkadyiç'ten yanaydı." (İş Bankası Kültür Yayınları, sayfa 9) - Romanda dürüst bir evliliğin mutluluğunu yaşayan çift Levin ve Kiti iken yasak bir ilişkinin düşkırıklıklarını yaşayanlar Anna, kocası ve Vronsky. Anna Karenina'yı okurken Madame Bovary, Aşk-ı Memnu'yu hatırlamamak elde değil. Ki Tolstoy da Anna Karenina'da bir Rus Madame Bovary yaratmaya çalışmış, birçok eleştirmence onu geçmiş bile. Benzer konuları ele alan bu iki kitabı da düşündüğümüzde kendini aşkına adayan Anna için de aynı sonu onun için de düşünmemek elde değil. Anna da evliliği ve aşkı arasında kalıp aşkını seçtiğinde toplumdan dışlanır. Ayrıca Tolstoy, Anna Karenina'da bir Rus Madame Bovary yaratmaya çalışmış, onu geçmiş bile. ‐ Anna hayat dolu, aşkı yaşamak isteyen bir kadınken kocası şiir okur ama şiirsel bir yönü yoktur, monoton, dar kafalı biridir. Anna kocasonda bulamadığı aşkı Vronsky'de bulur.Anna'nın aşkı umutsuzluğa sürüklenirken Levin'in aşkı onun tam tersi yönünde ilerler. - Levin otobiyografik bir karakter, hatta Tolstoy’un kendisidir. İsmi yazarın ‘Lev’ isminden türediği düşünülür. Birçok okurca da ismini kitaba veren Anna'dan bile önemlidir. - Bir parantez açacak olursak dönemin kadını ve erkeği arasındaki durumu düşündüğümüzde kitaba adını veren karakter kadın olmasına rağmen erkek karakterler daha çok ön plandadır. Levin'in kitabın başındaki durumu ve giderek bu kurtuluşu Tolstoy'un da bir zamanlar toplumdan yabancılaştığı dönemi ve kurtuluşunu temsil edebilir. Zaten aslında Tolstoy bu romanı bunalımda olduğu bir dönemde yazmıştır. Levin'in aşkı Kitty ise yazarın karısı Sofya'dır. Hatta kitaptaki düğün detayları bile yazarın kendi düğünüyle benzerdir. - Yazar kitapta aldatma konusuyla ilgili yorum yapmaz. Tam bir realist bakış açısıyla her şeyi yazmış. Yorumunu katmadan aldatmayı ve zinayı dini anlamda değil de toplumdan dışlanma sebebi olarak gösterir sanki. Ve tarımı, çalışmayı, başarıyı yüceltir. Son olarak kitabın başındaki "Öc benimdir karşılığını ben vereceğim" alıntısı kitabın sonuyla büyük bir anlam kazanıyor. . . . . Bugün de inci kolyelerimizi taktık vee yine çooook keyifli bir sunum gerçekleştirdik. Okuma grubumuza, sunum arkadaşlarıma, emeği geçen yöneticilerimize teşekkürler, sevgiler ♡ @bidunyakitapgrubu1 23 Temmuz 2024 - kitabı henüz bitirmedim benim yolculuğum devam ediyor... :)
Bidünyakitapgrubu
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
··
1 +1'leme
·
1.048 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
👏🏻👏🏻 sunum harikaydı. Emeğine sağlık. 🧿🌸
hayrunnisa yılmaz
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 🥰❤❤