Kurt Kanunu okuduğum en güzel romanlardan biridir. 1926 yılında Mustafa Kemal’e suikast girişimini konu alır. Yani gerçek olaydan ve kişilerden esinlenilerek kurgulanan bir eserdir. Eski Ankara valisi olan Abdülkerim; Mustafa Kemal’i vurdurmak için Ziya Hurşit, Gürcü Yusuf ve Laz İsmail’i ikna eder. Her şey plana uygun olursa sarı paşa ölecek Abdülkerim de hükümeti kurup ülkenin idaresini eline alacaktır. Plan başarısız olursa Ziya Hurşit tüm sorumluluğu üzerine alacak böylece Abdülkerim de kurtulacaktır. Sarı paşanın İzmir’de olduğu gazeteden öğrenilince bu planın içinde olan Lazistan Mebusu Ziya Hurşitle adamları 1926 Temmuz’unda İstanbul’dan İzmir’e geçerler. Birkaç gün sonra İzmir Suikastinin başarısız olduğu ve tertip edenlerin yakalandığı öğrenilir. Üstelik gazeteler azmettiricilerin de aranmakta olduğunu yazar. Baytar Rasim, Abdülkerim’in yanına gelerek işin içinde olmamasına rağmen Kara Kemal’inde suikaste dahil edildiğini söyler. Bunun üzerinde Abdülkerim, Kara Kemal’in haksız yere yakalanmasını önlemek için onu uzaklaştırmaya karar verir. Eski ittihat ve terakki arkadaşı olan Kara Kemal’i evinde bulur ama bu işe onu nasıl bulaştırdıklarını nasıl anlatacağını bilemez. Laf arasında buralardan gidelim dediği anda Kara Kemal’in adamı polisin onu aramaya geldiğini haber verir. Sarı paşaya suikast işine karıştırıldığından ve tüm sorumluluğun kendi üzerine yıkılacağından haberdar olur. Kara Kemal saklanmanın suçu kabul etmek olacağını söylese de başka çaresi olmadığını anlayınca Abdülkerimle kaçmaya ikna olur. Sonunda Belgrad Ormanlarındaki bir çiftlikte gizlenirler. Ama Abdülkerim bu çiftliğinde basılacağının haberini alır. Baskıncılara pusu kurarak kaçmayı başarırlar ve tek başına hareket etmek daha doğru olacağından yolda ayrılmaya karar verirler. Kara Kemal, çocukluk arkadaşı İstanbul Aksaray’da yaşayan Emin Bey’in evine sığınır. İstiklal Mahkemesi tarafından gıyabında ölüm cezası hükmü verilen Kara Kemal yakalanacağını anlayınca intihar eder. Emin Bey İstiklal Mahkemesi’nde yargılanır, beraatine karar verilir ancak Kara Kemal’i kurtaramadığı için üzülür. Abdülkerim de bir gece Emin Bey’in kapısını çalar. Emin Bey’in kız kardeşi Perihan içeri almaz. Çoktan karanlığa karışan Abdülkerim’i aramak için peşinden çıkan Emin Bey de İstanbul sokaklarında kaybolur…
Yazarın müthiş bir sorgulayıcı bakış açısı vardır. Kendine has kelimeler kullanır ve dönemin zeitgeist’ını oldukça iyi bir şekilde yansıtır. Çünkü romanda Atatürk’e düzenlenen suikastle sınırlandırmamış, konunun öncesini, sonrasını dönemin siyasi ve toplumsal şartlarını da göz önünde bulundurarak tartışarak ve eleştirerek yazmıştır. Cumhuriyeti kuran kadronun (İttihat ve Terakki) yaptığı hatalar cesurane bir şekilde dile getirilmiş, mesele soğukkanlılıkla ele alınmıştır. Yaşanmış bir olayı kahramanlarının kurgusunu başarılı bir şekilde kurgulayıp roman çatısı altında birleştiren Kemal Tahir kesinlikle okunması gereken yazarlardan birisidir. Ayrıca dönemin konjonktürünü daha iyi yakalayabilmek için de tercih edebileceğiniz alternatiflerden birisi olduğunu söyleyebilirim.