An itibariyle kitabı bitirdim ve hemen koşarak incelemeyi yazmak istedim ama gerçekten ne yazsam, nereden başlasam bilemiyorum çünkü söyleyebileceğim en küçük şey bile spoiler oluyor. Ve benim için spoiler almak o kadar önemli değilken eğer bu kitaba başlamadan önce almış olsaydım çok sinirlenirdim, bu yüzden cümlelerimi ayıklayacağım.
Öncelikle çok kısa tanıtayım; kitabı anlatan karakterimizin(onun ağzından yazılmış, onun görüşüne ve düşüncelerine dayanılmış bile olsa tek ana karakter olarak bahsetmek istemiyorum) farklı bir okula geçmesiyle birlikte burada bazı arkadaşlıklar edinir. Ve bu kişilerle beraber ortak bir sır edinir. Arka kapağında bu sırrın ne olduğu aslında yazmakta ama arka kapak okumayı sevmeyip direkt başlayan olursa diye sadece bu kadarını söyleyeceğim.
Benim açımdan gerilim, polisiye, suç, gizem dışında bunların hepsinden çok psikoloji kitabıydı. Ben %90 psikolojik şekilde etkilendim. Başka kitaplarda okuduğumuzda “aman ne olacak” dediğimiz akla gelen her olay için burada olduğu zaman önce yine aman ne olacak diye düşündüm ama sonra hemen “nasıl böyle düşünebilirsin” diye kendime kızdım. “Sadece bir kitap” düşüncesi çok korkunç hissettirdi ve doğru ve yanlış arasında çok fazla sürüklendim. Haklı-haksız, iyi-kötü, doğru-yanlış gibi kavramlar tamamen birbirine girmiş durumdaydı. Gerçekten psikolojik açıdan çok etkileyici bir kitap. En azından beni gerçekten etkilemeyi başardı. 2 günde okudum çünkü inanılmaz büyük sardı ve hızlı okundu.
İlk 100 sayfası beklediğim gibi gelmemişti, bu muydu diyip önyargıya kapıldım ve korktum. Ama hemen sonra tamamen değişti ve güzelleşti. Kitabın içinde sevmediğim tek bir olay vardı. Zaten üstünde durulmadı ve hemen geçti diye ben de üstünde durmadım ama okurken hiç sevmedim. Düşününce hala sevmiyorum. Ama karakterlerin düşünce tarzları, inanışları ve yaşam tarzları zaten en başından garip ve tuhaf olduğu için, çok şaşırmadım. Sadece inanılmaz kötü hissettim, neyse ki üstünde çok durulmadı.
Ve sonu… ne diyeceğimi bilmiyorum. Açıkçası en başından beri hissettiğim ama yine de bu kitapta belki daha farklı olur diyerek gelişine bırakıp düşünmediğim bir konuydu. Psikolojik olarak çok belli olan kısımlar vardı. Ama sonu kötü bitmedi dersem “nasıl ya?” Denir belki fakat sonu ne iyi ne kötü bitti demek istiyorum. İyi ve kötü olması dışında ise bence olması gerektiği gibi bitti. Bu yüzden boşluğa düşsem bile sonu bile çok etkiledi ve çok güzel geldi.
Kitaba dair tek bir eleştirim var o da en azından sadece tek bir bölüm bile olsa başka bir karakterin ağzından okuyamadığımıza çok üzüldüm. Bazı sahnelerin 2-3 cümle bile olsa farklı bir görüş açısından okunmaya ihtiyacı vardı gibi hissediyorum. Ama yazarın bunu yapmama sebebini de anlıyorum çünkü eğer yapmış olsaydı kafa karışıklığı olmazdı ve biz bu kadar etkilenmezdik. Ama yine de isterdim…
Ve büyük çoğunluk gibi benim de en merak ettiğim şey ise Henry Camilla’ya me söyledi oldu. Gerçekten çok merak ettim. Tahmin üretmeye çalıştıkça Henry’nin karakterine uymadığı için kafama gelen şeyleri eliyorum. Keşke yazar bununla ilgili bir ipucu verseydi. Tahmini olan var mı acaba?
Kısaca demek isterdim ama baya uzun oldu farkındayım ama anlatmaya bu bile yetmedi gibi geliyor o yüzden,
kısaca deme istediklerim bu kadar. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap. Ve şimdilik okuduğum en iyi kitaplar içine giriyor. Konu ve karakter bağımsız, kitap geneliyle bunu hak ediyor. İyi ki okumuşum
Gizli TarihDonna Tartt