Anna Karanina ve Duygular
Puan vermedi·1062 syf.··
2024 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2024 18:41
Kitabın en önemli ve en güzel noktası olan sonu ile başlayacağım; tren garında raylara atlayarak Anna'nın intiharıyla biten, bir ilişkide ilgi derecesi azalınca, rutin yapılan davranışlar ihmal edilince, gün içinde hayatın olumsuzluklarını sevgini paylaştığın kişiyle paylaşmayınca davranışsal bir açıklık oluşmaya başlıyor.Insan bunu bilerek yapmasa dahi karşı tarafa bir kaosa neden olabilir. İletişim ve birbirini tanımanın önemi burada ortaya çıkıyor. Neye önem verir, hangi durumda ne tepki gösterir, duygularını nasıl yansıtır, içine kapanık mı veya içine hangi durum veya donemlerde kapanır kendi ile kalmaya, İlişkide bencil olmaya, duygusal karar almaya ne derece yatkın bu düzlemde ele alırsak. Vronski'nin zamanla ve yaşanan olaylar ile birlikte daha iç dünyasına dönmesi, Vronski'nin Anna'ya yaklaşımında ki bu değişiklik Anna'da yoğun içsel sorgulamaya yol açmıştır. Şüpheleri beraberinde getirmiş. İç sesine yenik düşmüştür. Kiskançlık bir hastalıktır söylemi, kafada kurma, perdesiz bir sahne oynu gibi kurgu oluşturmaya neden olmuştur. Günümüzde bulunan ilişkilerde yaşanan kıskançlık söylemi çoğunlukla özgüven eksikliği ortaya çıkıp kıskançlık ibaresinin altına gizlenmiştir. Kalbe dokunmanın hediyeler ile maddileşen, hayale ortak etmeyi dayatma veya bir lütuf gibi kurgulayan samimilikten uzak yavan duygular sergileyen ilişkilerin temelini oluşturuyor... Nefes almanın ızdırap olduğu boynuna yağlı urganı geçirmiş bir idamlık emsali itaatkar eşler ile domuş durumda. Kitabımızın ilkesi gibi, "Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer; mutsuz ailelerin mutsuzluğuysa kendine özgüdür. " bu cümle çoğu çıkmaz duruma yol gösterir. Güneş olmak ve çocuk kalmak arasında bir fark oluşturmaktadır. Tutku insanı sevdiğine ne kadar bağlayabilir? Ne kadar tölere edebilir ve ne ölçüde değiştirebilir. Tutku basit bir kelime değil aslında kıskançlığı da peşinden getiren, guvenini bile sorgulatan tehlikeli bir durumdur. Dönem Rusya'daki kadınların yaşantısını, kadınlara olan bakış ve yaklaşımların döneme yansımasını konu alır. Dürüstlük üzerine sakin bir yaşamın olabilitesinin neler kazandırdığını hatta sevmek vazgeçmemektir demenin önemine değinilmistir. Bana göre Sovyet Rusya dahil Realizim akımının en önemli eserlerindendir. Her şeye sahip güçlü ve genç bir kadının kendi hakimiyetini tamamen kaybetmesini esas almaktadır.
Alıntı
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
·
183 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.