Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 24 Temmuz 2024 19:36 Spoiler içerir!
Kitabımızın kahramanı bir köpek ve adı Buck.
Buck, rahat ve huzur içinde yaşadığı evinden ve sahiplerinden, bir bahçıvan yamağının onu satması sonucu koparılır. Hayatının değişeceğini, bir şeylerin artık eskisi gibi olmayacağını çoktan hissetmiştir. Öyle de olur.
Buck'ı tanımadığı adamlar teslim alır ve bu kişiler onu yine tanımadığı adamlara teslim eder. Buck yeni keşfedilmiş maden olan altının taşınması işinde kızak köpeği olarak çalıştırılmak için daha önce varlığını bile bilmediği yerlere getirilir. Bu yeni ortamda daha önce görmediği muamele ile karşılaşır; dayak ve sopa ile tanışır. Ancak zorlu kızak çekme işine de sopaya da alışır yavaş yavaş.
Kısaca, evcil bir köpek olan Buck'ın bir kurda dönüşme serüvenine şahit oluyoruz bu kitapta. Bu öyle birden olmuyor. Karşılaşılan zorluklar, çekilen acı ve ızdıraplar geliştiriyor, büyütüyor, güçlendiriyor Buck'ı. Kendisini içinde bulduğu ve hiç de alışkın olmadığı bu yeni ortama yavaş yavaş ayak uyduruyor. Savaşarak, kavga ederek ve çalarak hayatta kalınan bu yerde o da savaşıyor o da çalıyor. Ahlaki ve etik değerler hiçbir anlam ifade etmiyor bu yerde. Buranın kanunlarının başka olduğunu yaşayarak öğreniyor.
Yazar, çevrenin davranışlarımızı, ahlaki ve vicdani duygularımızı büyük oranda nasıl da şekillendirdiğini bizlere güzel bir biçimde aktarıyor aslında. Bizler de yeni durumlar karşısında önce bunu yadırgar sonra yeni koşul ve şartlara ayak uydurur ve hatta yeni kuralları en iyi benimseyenlerden biri haline geliriz daha sonra değil mi? Hayatımızdaki zorluklar ise bizi olduğumuzdan çok daha güçlü ve hatta belki başka birisi haline getirir. Buck için de bu böyle oluyor.
Daha sonra Buck'ın yolu John Thronton adlı iyi kalpli bir adamla kesişiyor. Onu çok seviyor Buck ve adam da Buck'ı çok seviyor. Sevilmenin ve gerçek sevginin gözlerde parıltı olarak tezahür ettiğini gözlemlemiş oluyoruz böylelikle bu ikili sayesinde. Buck zayıf düştüğü dönemlerden sonra adeta bu adamın sevgi ve şefkati ile ayağa kalkıyor, iyileşiyor. Ah sevgi, sevilmek bir canlıya nasıl da iyi geliyor ve onu nasıl da güçlü hissettiriyor.
John Thronton'u kaybettikten sonra ise artık Buck'ı durduracak bir sebep kalmıyor ve Buck vahşetin çağrısına doğru yol alıyor. Çekilen onca çilenin sonu özgürlüğe çıkıyor. Ancak özgürlüğün bedeli hiç de kolay olmuyor.