Kitap, Fugui'nin köylerine gelen bir yabancıya anlattığı hayat hikayesinden oluşuyor. Çok yalın bir dille yazılan bu kitapta etkileyici bir dil kullanılmadığını ifade etmek isterim. Ancak bu tabi ki Çincenin Türkçeye çevrilmesinden de kaynaklanmış olabilir. Anlatılan olay örgüsü ise nispeten etkileyici noktaları barındırıyor.
Kitabın adının neden 'Yaşamak' olduğunu anlamak hiç zor olmadı. Çünkü bir insanın koskoca bir yaşantısı anlatılıyor. Yaşamak aslında tam da bu anlatılanlara paralel olaylar örgüsü; içerisinde mutluluğu, sevinci, hüznü, kazançları, kayıpları ve daha nicelerini barındırır. Bütün insanlar bunları yaşar ama hangisini ne zaman yaşayacağı belirsizdir tabii. Ya da hangisini az hangisini çok yaşayacağı da öyledir.
Kahramanımız Fugui'nin genel olarak yoksul bir hayatı oluyor. Tabii bu gençlik zamanlarında yapılan hatadan kaynaklanıyor. Ancak bu hataları yapmayıp zengin olarak yaşamına devam etse ilerde başına ölümün dahi gelebileceğini fark ediyor. Hayat ve yaşam biraz da budur işte; tercihlerin beraberinde getirdiği sonuçlar silsilesi .Kahramanımızın hayatı da yaptığı tercihler sonucu fakir bir hayata evriliyor. İnsanın her şartta yaşamayı bilmesi gibi kahramanımız da bu şartlarda yaşamına devam ediyor.
Kitapta dikkat çekici noktalardan biri ise ailenin öneminin üzerinde ısrarla durulmasıydı. Bireyselliğin çok fazla dayatıldığı günümüzde benim de hissettiğim ve fark ettiğim bir konu bu: aile önemli bir mefhumdur. Zira insan bazen güçsüz, yorgun hissedebilir, işte orada yardıma koşacak öncelikli olarak ailedir. Özellikle kitapta eşlerin birbirlerine karşı tutum ve davranışları da etkileyici bir biçimde işlenmekte.
Bana ilginç gelen bir noktaya da değinerek sonlandırmak istiyorum yazımı. Kitapta ölümlerin bir çırpıda söylenivermesi alışılagelmişin