Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 25 Temmuz 2024 14:05 Ayfer Tunç’un bu romanı, tek başına bir kadının tüm dayatmalara başkaldırısı diye biliniyor medyada. Kuru Kız, toplumsal baskılardan özgürlüğe kaçış üzerine, bir roman. Hatta bir başarı öyküsü de denilenebilir.
Kitabın adı içeriğini bilmeyenlere ilk olarak kız kurusunu çağrıştırıyor. Ama yazar karakterin meselesini sadece kız kurusu olmadığını hayatının da kuru, bedeninin de kuru, içinde bulunduğu çevrenin ruhunun da kuru olduğunu gösteriyor.
Komşularının iyilik gösterisi içine sakladıkları kötü niyetleri ile iyiliğin içinde kibir olduğunu düşündürüyor Kuru kıza. İyiliği ve merhametin ne demek olduğunu sorgulatıyor size de. "Birinin iyilik yaptıktan sonra kendini üstün hissetmenin verdiği bu doygunluk olmasa kimsenin kimseye iyilik yapacağı yoktu aslında" diyorsunuz.
Ayfer Tunç bir yazısında ; İdeal (dolayısıyla asla gerçekleşmeyecek) toplum, kimsenin kimseye iyilik yapmadığı çünkü kimsenin kendisine iyilik yapılmasına ihtiyaç duymadığı toplumdur. Yüksek ahlak bu nedenle iyiliğin isimsiz olması gerektiğini vurgular. 'Sağ elin verdiğini sol el görmesin' hadisi bu anonimliğin gerekliliğini anlatır. Ama bugün her şey gibi iyilik yapmayı da şov haline getiren, görünürlüğün yüksek bir paye olduğu bir çağı yaşıyoruz ve şimdi iyilik hiç olmadığı kadar kibirli bir duygu bence demiş sonuna kadar katılıyorum.
Ayfer Tunç’un kalemini sevenler mutlaka okumalı…
Keyifli okumalar…