Gönderi

Serenad-İnceleme
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 58. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2024 14:46
Nasıl bir kitap okudum ben böyle... kaç yerde tüylerim diken diken oldu, kaç yerde gözlerim doldu, kaç yerde devam etmeye cesaret edemeyerek mola verdim bilmiyorum... Uzun bir süre beni en çok etkileyen, favori listemde baş sıralarda yer alacak olan kitap kesinlikle budur. Her bir sayfa merakınızı öyle diri tutuyor ki bir sonraki sayfaya geçmek için hep çok heyecanlı oluyorsunuz ve abartısız her bir sayfa size o kadar bilgi katıyor ki kaç defa googledan araştırma yaptım, hiç bilmediğim, daha önce karşılaşmadığım çok şey öğrendim, burada bahsedilen müzikleri kaç defa dinledim bilmiyorum...özellikle bana bir şeyler katan, ufkumu açan, okurken araştırma merakımı da diri tutan kitapların zaten yeri her daim ayrı olmuştur bende. Livaneli'nin kalemine, üslubuna, dilinin akıcılığına, hem geçmiş hem şimdi hem geleceği harmanlayarak konuları efsane bir şekilde işlemesine kesinlikle yine hayran kalıyorsunuz... konuyu nasıl anlatıcam, nasıl yorumlayacağım, nasıl kelimelere dökeceğim bilmiyorum ne kadarını becerebileceğimi de bilmiyorum, artık dilim ve sözcüklerimin yettiği kadar ne olursa... (Spoiler içerebilir) ll.Dünya savaşı sırasında Struma adında bir mülteci gemisinin batması hikayesine dayanıyor kitap, Almanya doğumlu Profesör Maximilian Wagner, karısını son gördüğü yeri yani Karadeniz'in Şile kıyısında Struma gemisinin battığı yeri ölmeden önce görmek için Amerika'dan İstanbul'a geliyor. İstanbul Üniversitesi'nde görevli olan ve ergenlik çağında kendisini zorlayan bir oğulla denge kurmaya çalışan Maya Duran ilgilenecektir Üniversitenin konferans vermesi için davet edilen bu misafirle. Başta etrafındaki olaylara ve bu misafire karşı kayıtsız kalsa da zamanla ingiltere, rus ve bazı devletlerin profesörü takip edip, bilgi vermesi için kendisini sıkıştırmaları üzerine ilgisi artar ve bu adam neden bu kadar önemli sorgulamaya ve öğrenmeye başlar. O zamana kadar sadece ufak şeyler öğrenen Maya, birgün profesörün kendisini Şile sahil kenarına sabah saat dörtte götürmesini istemesi üzerine oraya götürür ama hava aşırı soğuk ve deniz çok dalgalıdır. Profesör kendisini arabanın yanında beklemelerini ister, oraya yalnız başına gitmek ister, sahil kenarına gittiğinde yanından hiçbir şekilde ayırmadığı kemanını çıkarıp bir beste çalmaya başlar, Maya bu bestenin ne olduğunu anlayamaz ama havanın kötü olmasından dolayı adamın hasta olacağından korkar, kendisi zaten dayanamayıp soguktan arabanın içine girmiştir, daha sonra profesörün çıldırmış gibi bağırarak denize doğru koştuğunu görür, hemen onu oradan uzaklaştırmak için yanına gider, profesor bilincini kaybetmiş bir şekilde orada beklemektedir, Maya şoförü ile beraber profesörü orada bulunan yakın bir otele götürür otelde kimse yoktur çünkü kışın iş yapamadığı için kapatmışlardır. Profesör orada ölümle burun buruna kalmıştır Maya hiçbir şekilde profesörü ısıtamayınca, tensel temasla hayata döndürmeye çalışır ve bunda başarılı da olur. bu sırada şoför Süleyman Maya'yı görür, sonra türlü iftiralar atarak Maya'yı işinden eder. Bu sırada profesörle maya daha yakınlaşmaya bir bağ kurmaya başlar dost olarak, profesor başından geçenleri Maya'ya anlatmaya karar vermiştir. o sahilde profesor ilk defa Struma adını söyler ve maya Suutuma ne demekti profesör sorduğunda olaylar gelişir, nazilerin soykırımı başladığında profesör zaten burjuva bir ailenin çocuğu annesi piyanist babası hukuk bölümündendi durumları iyi ama prof Yahudi bir kıza aşık olur Nadia diye ve bunu herkesten saklamak zorundadır çünkü Yahudilerin soykırımı vardır, adını Katharina olarak değiştirirler, durumlar kötü olmaya başladığı zaman Nadia ve profesör bulundukları ülkeden uzaklaşırlar bu sırada Nadia hamiledir iki aylık, tam uzaklaşacakları zaman biri durumu fark ediyor ve profesör ilaç almaya gittiğinde karısını trenden indiriyorlar, treni tekrar döndürmek mümkün olmadığı için de profesör babasına haber veriyor, tabi babasının o sırada yanında askerleri olduğu için rahat konuşamıyor, ailesinin de başı derde giriyor bu evlilik yüzünden, profesör o şekilde İstanbul'a gidiyor ve o günden itibaren de hep karısına bir şekilde ulaşmaya çalışıyor. çeşitli yerlere gidiyor burada mesela hiç ismini duymadigim kişiler öğrendim, onlardan biri yardımcı oluyor işte bir vaftiz kağıdı falan veriyor bir şekilde bu kağıt Nadia'ya ulaştırılıyor Struma gemisine binen Nadia Türk Hükümeti'nin gemiyi karaya çıkaramaması, İngiliz Hükümeti'nin Filistin'e yönlendirin diye baskı yapması üzerine olduğu yerde kalıyor zaten geminin de motoru bozuluyor, içindeki insanlar hastalıktan kırılıyorlar en sonda da motoru tamir edip tam yola çıkacakları zaman gemi batırılıyor, tabii bir yandan da Maya anneannesinin ve babaannesinin de başına gelen bu kötü olaylara benzer şeyler öğreniyor, çok sarsılıyor. profesör zaten bir haftalığına gelmişti İstanbul'a sonrasında geri ülkesine gidiyor, pankreas kanseri olduğu için de bir hastaneye yatırılıyor yardımcısının profesörün durumunun kötü olduğunu yakın dostlarına bildirin demesi üzerine de Maya da durumu öğreniyor ve Maya profesörle arasında oluşan o güzel bağdan dolayı son olarak profesörün zamanında Nadia'ya bestelediği Serenade Für Nadia eserini bulup profesöre getirmeye çalışıyor ve bunu başarıyor da. nazi arşivlerinin olduğu yere ulaşıyor, orada o eseri buluyor, profesörün zamanında komşusuna teslim ettiği evrakları orada buluyor ve bunu profesöre ulaştırıyor, hatta Struma gemisine dalış yapan kişileri bulup onlarla konuşup gemi mezarlığının videolarını alıyor , bunları da profesöre izlettiriyor bunun üzerine profesör durumu ağırlaşsa da yüreğinde bir hafiflik hissediyor artık, çünkü karısının mezarını görmüş gibi oluyor rahat bir şekilde gözlerini yumuyor ama ölmeden önce de vasiyet veriyor,kendisini yakınca küllerini karısının gemisinin battigi yere savurmasını ve orada kendisinin bestesini çalmasını istiyor zaten maya da bunu yerine getiriyor, sonrasında benim çok şaşırdığım şey Maya aslında o oteldeki adamın Azrail olduğunu öğreniyor, ben orada profesörün canını almaya gelmiştim ama sen bunu engelledin diye ben sonuna çok şaşırdım bilmediğim bir sürü şey öğrendim mesela Atatürk'ün doktorunu burada öğrendim ( Dr Samuel Abravaya Marmaralı ), Genç Werther'in Acıları'ndan, H.G.Wels'in zaman makinesi'nden daha bir sürü çeşitli kitaplardan, müziklerden, dönemin devlet büyüklerinden, yaşanan bir sürü olaydan bahsediyor, inanılmaz bir bilgi birikimi katacak size ben kesinlikle tavsiye ederim. kitabın sonunda bir barkod bırakmışlar orda da Zülfü Livaneli'ye Serenad ile ilgili soru ve cevapların olduğu bir röportaj var, onu da dinlemenizi tavsiye ederim, kitabı ne zaman yazdı ne duygularla yazdı, aslında ne anlatmak istediği orada yine özetlemiş yazar. bence bu da çok güzel bir şey olmuş kitabın sonunda böyle bir kısma yer verilmesi. Daha buraya yazabileceğim çoook şey olsa da bu kadarıyla bırakacağım, belki konuyu detaylı anlattığımı düşünenleriniz de olacak ama buraya hem ben okudukça tekrar hatırlamak hem de sizlerle kısa da olsa paylaşmak için yazıyorum. Kitapla kalınız özellikle bu kitapla...Normalde kütüphaneden almıştım bu kitabı ama o kadar beğendim ki mutlaka kitaplığımda olmalı deyip bununla birlikte üç kitabını daha aldım, siz de öyle yapmalısınız buna değer emin olun.
SerenadZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 2023163,9bin okunma
·
864 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gemiden indirilen 3 kişiye kim sebep oluyordu?
Ayşegül
Gönderi Sahibi
Sebep olma değil de mecburiyetten indiriyorlardı, biri diğerlerinde de bulaşıcı hastalıktandı, bizimkiler indirip hastaneye götürmüşlerdi.