·536 syf.····Okunma: 16 Temmuz 2024 23:45 İncelemeler arasında birisi bu kitap için uzun bir dedikoduya benzediğini söylemişti, gerçekten anlatmak için daha doğru bir tabir bulamıyorum. Kitap sonsuz gibi görünen bir karakterler sarmalında, zamanda ve şehirlerde bir ileri bir geri giderek ilerliyor ve tüm karakterler bir zincirle bir diğerine bağlanıyor. İnternetten okuduğum kadarıyla kitabın 289 karakteri var ve yazar bunların 150’sinin hikayelerini anlatıyor. Başlangıçta bu anlatım beni yordu, çünkü roman okurken bir karaktere bağlanmayı severim. Kitabın ilk karakteri Ülkü Birinci ise kesinlikle insanı kendine bağlayabilecek biri değil. Hatta bu yüzden önce yarım bıraktım, ama sonra bir şans daha verdim. Biraz daha okuyunca daha çok sardı. Bir süre sonra çok keyifle okudum. Kitabın içi gerçekten çok hoş, tadı damağınızda kalan insan hikayeleri dolu. Birden çok Cumhuriyet dönemi romanı, matruşka bebekler gibi iç içe geçmiş gibi hissettiriyor. Favori karakterim Türkan Kaymakoğlu oldu. Demir Demir, Süslü Salih, Bedia Hanım ve Erdem Bey, kara saçlı Zabel, Karnik Sabuncuyan ve Nıvart da aklımda kalan ve hikayelerini sevdiğim diğer karakterler.
Okuduğum ilk Ayfer Tunç romanıydı ve beklentimin üzerindeydi, bu yüzden okumaya devam edeceğimi düşünüyorum.