Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 25 Temmuz 2024 18:14 Gabriel García Márquez’ den okuduğum ikinci kitap “Kırmızı Pazartesi” oldu. Daha öncesinde de “Aşk ve Öbür Cinler” i okumuştum ve iki kitapta da toplumsal değerlerin insanlar üzerindeki etkisini ustalıkla kaleme aldığını düşünüyorum.
Ancak yazarın dili, anlatım tarzı, olay örgüsü gerçekten karmaşık yazılmış. Kendini tamamen vermezsen olaydan hemen kopuyorsun. Onun dışında sayfa sayısına göre anlatılan olay gerçekten çok derin ve etkileyiciydi.
*Spoiler*
Kitabın konusuna gelecek olursak ilk başta Santiago Nasar'ın ölüm günüyle başladığından ve öldürenlerin de en başında belli olduğundan ben açıkcası bu olayın çözümlenme sürecini okuyacağımı düşünmüştüm. Ancak anlatılmak istenen daha çok bütün kasabanın bildiği bir cinayete kimsenin karşı koymaması, dikkate almaması hatta bazı kesimin hak vermesi gibi konulara değiniyor. Bir insanın ölümüne sebep olan, Angela Vicario’nın ağzından çıkan tek bir isimle bu cinayet işleniyor. Hiçbir soruşturma vs olmadan namus cinayeti kisvesi altında birinin ölümüne sebep olunuyor ve kitapta Santiago Nasar gerçekten böyle bir şey yaptı mı yapmadı mı gibi bir çıkarımda da net bulunulmuyor. Yani namus adı altında söndürülen bir hayat yaşadığımız coğrafyada malesef aşina olduğumuz durumlardan olsa da asla alışabileceğimiz şeylerden değil.
Kitap gerçekten çok etkileyiciydi. Özellikle son bölümü okurken sanki olayı izleyenlerden biriymişim gibi etkilenerek okuduğumu da belirtmek isterim.
Kitaplarla kalın…