·264 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Temmuz 2024 02:22 Dün gece uykusuz kalmamın sebebi olan Dorian Gray’in Portresi kitabı hakkında biraz konuşmak istiyorum. Uzun zamandır kitaplığımın bekçiliğini yapan bu kitabı sonunda okuyabildim.
Başarılı ressam Basil Hallward bir gün Dorian Gray adında bir gençle tanışır ve onun yakışıklılığından çok etkilenir.
Onun portrelerini çizmeye baslar. Daha sonra Dorian’ı yakın arkadaşı Lord Hanry ile tanıştırır. Bir gün Basil, Dorian ve Lord Henry ile birlikteyken Dorian’ın mükemmel bir portresini çizer. Üçü de bu portreye hayran kalır. Dorian, yakışıklılığından, bunun dikkat çekici yönünden çok memnundur. Bu sebeple portreyi çok beğenir. Kendisi her geçen dakika yaşlanırken portrenin aynı kalacak olması fikrini bile kıskanır. Yaşlanmamak, hep çok güzel kalmanın yolu olsa düşünmeden yapacaktır. Fakat olaylar hiç düşünmediği şekilde gelişir.
Bu eser her sayfasıyla beni öyle derinden etkiledi ki kendi içimdeki her parçayı sorguladım. Lord Henry’nin felsefik düşüncelerini de çok beğendim. Her cümlesini durup düşünmem gerekti. Beni düşündüren; kendimi, benliğimi sorgulatan kitapları çok seviyorum. Dorian Gray’in Portesi de çok sevdiğim kitaplar arasında yerini böylece almış oldu.
Benim gibi hala okumayan varsa kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum.